Eğitimde 'maketten kayıt' sıkıntısı!

Türkiye’de geçen yıl bin 777 özel okul açıldı. Bu yıl da bin 500’den fazla yeni özel okul açılması bekleniyor. Sektördeki bu hızlı büyüme etik olmayan sorunlar da yaratabiliyor. En büyük sıkıntı yeni açılan okulların daha inşaat sırasında ‘maketten’ kayıt yapmaya başlaması.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Kezban KARABOĞA

Türkiye’de eğitimde halen yüzde 8 olan özel sektör payı, OECD ortalaması olan yüzde 15 seviyelerine gidiyor. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü verilerine göre 2017-2018 eğitim öğretim döneminde bin 777 özel okul açıldı. Bu yıl bin 500’den fazla yeni özel okul açılması bekleniyor. Bakanlık, 2023´e kadar özel sektörün eğitimdeki payının OECD ortalaması olan yüzde 15-17´e çıkarmayı hedefliyor.

Sektördeki hızlı büyümenin aşırı bir rekabet ortamı doğurduğunu belirten Türkiye Özel Okullar Derneği Başkanı Nurullah Dal, “Bu yıl ve geçen yıldan bu yana inanılmaz özel okul açılışı var. Bütün iller; Ankara, İstanbul, İzmir’de durum böyle. Geçen yıl bin 774 tane yeni okul açıldı. Bu yıl da bin 500’den fazla özel okul açılması bekleniyor. Şu anda pasta büyüyor, pastadan pay alalım diye giriyorlar, sonra da etik olmayan durumlar oluşuyor. Bu okullaşma aşırı bir rekabet getiriyor” dedi. Bu durumun etik olmayan durumlar yarattığını anlatan Dal, “Bazı kurumlar etik değerlere pek aldırmıyor. Hoş olmayan durumlar görüyoruz. Çok hızlı bir okullaşma var, bu sıkıntılı bir ortam yaratabiliyor. En büyük sıkıntı yeni açılan okullar daha inşaat sırasında kayıt yapmaya başlıyorlar. Daha ruhsatları bile yokken kayıt yapıyorlar” diye konuştu.

Velilerin bu konuda dikkatli olması gerektiğini belirten Dal, “Gayrimenkul’deki maketten satış gibi maketten kayıt yönetmeliğe ve kanuna aykırıdır. Ruhsatı olmayan bir okula ön kayıt yapsalar da ödeme yapmasınlar. Bu okulların zaten kayıt ödemesi alması yasak, veliler ödeme yaparsa sıkıntı yaşayabilirler” dedi.

Dal, “Yatırımcı da 5-10 milyon yatırım yapıyor, ruhsatı alması Eylül ayını bulabiliyor çünkü inşaat ancak yetişiyor. Bu okullara gitmeyin kayıt yaptırsalar dahi ödeme yapmasınlar. Veliler ödeme yapıp mağduriyet durumu yaşamasınlar. Olur; 100 okuldan bir tanesi gösterir maketi, alır parayı; Eylülün ayı gelir; ortada kaba inşaat var, okul yok, yapamadım, vazgeçtim deyip paralarla kaybolabilir. Velilerin bu tür durumla karşılaşmamaları için dikkatli olmaları gerekir” ifadesini kullandı.

"İcralık olanlar var!"

Öğrenci buluruz ümidiyle 'herkes'in okulculuk işine girdiğini anlatan Dal, “İki sene önce ‘Eğitim çok karlıdır!’ imajı oluştu ama eğitim yatırımın en zor döndüğü sektörlerden biridir. Uzun süreçli bir yatırım ve bekleme süresi vardır. Bunu öngörmeden; ‘Açtığımız yıl okulu dolduracağız!’ ümidiyle okul açıyorlar. Fakat işler böyle gitmeyebilir. Birkaç tane de hüsran var. Antalya bir koleje çocuklar okuldayken icraya geldiler. Bu yıl Ocak ayının başında çocuklar okulda sınıftayken gelip okulda icra yapıp masaları sıraları sandalyeleri kaldırdılar. Okul kapandı” diye konuştu. Sektörün çok hızlı bir büyüme yaşadığına dikkat çeken Dal, “Kepenkleri indirenler de var. Beş milyon lira borca giriyor, 150-200 bin lira kira ödüyor, okulu açıyor ama kayıt yaptıran 80 kişi var. Kirasını bile ödemesi mümkün değildir. Böyle örnekler var” dedi. Dal, özel okul sektörüne girmek isteyen yatırımcılar için tavsiyelerde bulundu. Dal şöyle konuştu: “Normal şartlarda bir okul 3-4 yılda ayağa kalkar. Eğer bir yatırımcı bu işe girecekse, yatırım maliyetleri yanında cari maliyetleri de hesaba katmalıdır. Bu üç-dört sene okulu kendileri takviye edip cari masrafları hesap edebilirlerse böyle bir plan yaparlarsa, o zaman sağlam bir iş yapmış olurlar.”

"Bakanlık 'teminat'a çalışıyor!"

Serbest piyasa koşulları altında isteyen herkesin özel okul açabileceğine dikkat çeken Nurullah Dal, kötü örneklerin artmaması için Bakanlığın özel okul açmak için ‘teminat’ konusunu çalıştığını belirtti. Dal, “Okul açmada hiçbir sıkıntı yok ama bununla ilgili Bakanlığın bir çalışma yaptığını düşünüyorum teminat anlamında. Bunun olması gerekir. Herkesin başına gelebilir, bir kurum zora girebilir. Diyelim senenin ortasında bir sıkıntıya girdi, teminat ile en azından öğretmenleri maaşını, kirasını ödeyerek çocukların o seneyi tamamlamasını sağlanabilir,velilerin mağduriyeti ortadan kaldırabilir” dedi.

Son tahlilde sektörün büyümesinin son tahlilde iyi olduğuna işaret eden Dal, “Burada önemli olan özel okulculuğun imajının bozulmamasıdır. Birkaç kötü örneğin bütün sektöre yansımasını arzu etmeyiz. Hem veliler, hem de bu işe girenler daha dikkatli olmalı, hesabı kitabı iyi yapmalılar. İki-üç tane okulun yaptığı yanlış pazarlama faaliyetleri, bazı okulların kapanması tüm sektöre mal edilmemeli” diye konuştu.

"Zincir olanların da yeni açılmış olanlarına dikkat"

Velilerin özel okul tercihi yaparken dikkat etmesi gerek hususların altını çizen Dal, “Gittiğiniz okulun sahibi kimdir, eğitim felsefesi nedir, mezunları nerelerdedir? Veliler bunu araştırmalı. Öğretmenleri araştırsınlar, nerede yetişmiştir, nerede çalışmıştır, tecrübeleri nedir? Bunları tek, tek incelemeleri gerekir. Fiziksel yapıları sağlıklı mıdır, sosyal sportif kültürel faaliyetlere uygun mekanları var mıdır? Kendi kanıtlamış zincir okulların bile yeni açılmış olanlarına dikkat etmek gerekir çünkü orada bir isim görüp büyük okul diye gidiyorlar oysa oradaki bir müteahhide isim hakkını veriyor” diye konuştu.

"Lüksün eğitim ile bir alakası yok, boyasına bakıp kayıt yaptırmayın"

Okullarda fiziki yapının da çok önemli olduğunu ama lüksün eğitimle bir alakası olmadığına değinen Dal, “Bir okulun çok lüks olması, o okulun çok iyi eğitim verdiği anlamına gelmez. Eğitimin özünde, o kurumdaki öğretmenler, eğitim politikası, eğitim müfredatı ve programları vardır. Veliler öğretmenleri, idareciyi, kurumun eğitim felsefesini, sahibini sorsunlar. Okullara gidip gitsinler. Bütün okullar buna açık zaten kendilerini tanıtmaya çalışıyorlar. Okulların fiziki yapısına boyasına, lüksüne bakarak kayıt yapmasınlar” uyarısında bulundu.

Bu konularda ilginizi çekebilir