ABD'den Hindistan'a petrol teklifi: Ticaret anlaşmasında sona yaklaşıldı
ABD ile Hindistan arasındaki ticaret anlaşmasında sona yaklaşılırken Washington, Yeni Delhi'ye Venezuela petrolünü işleme teklifini gündeme getirdi. Rus petrolüne yönelik yaptırımların gevşetilmesi de görüşmelerin önünü açtı. Gözler dev rafinerideki temaslarda.
ABD ile Hindistan arasında uzun süredir devam eden ticaret görüşmelerinde anlaşma ihtimali güçlenirken petrol ticareti pazarlığın merkezine yerleşti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, iki ülkenin anlaşmaya çok yaklaştığını açıklarken Hintli enerji şirketlerinin daha fazla Venezuela petrolü işlemesini istediklerini söyledi.
20 Ekim'de Mumbai'de Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar ile görüşen Rubio, ticaret anlaşmasında çözülmesi gereken yalnızca az sayıda başlık kaldığını belirtti. Washington yönetimi, aynı süreçte Hindistan'ın Rus petrolüne bağımlılığını azaltmayı ve Venezuela'dan sağlanan ham petrolün Hint rafinerilerinde işlenmesini hedefliyor.
Görüşmelerin dikkat çeken adreslerinden biri de dünyanın en büyük petrol rafineri kompleksine ev sahipliği yapan Jamnagar olacak. Rubio'nun 21 Ekim'deki programında Reliance Industries tarafından işletilen tesisi ziyaret etmesi öngörülüyor.
Ticaret anlaşmasında son birkaç madde kaldı

ABD ile Hindistan arasındaki ticaret görüşmeleri, Washington'ın uyguladığı gümrük vergileri ve Yeni Delhi'nin Rusya'dan petrol alımları nedeniyle uzun süredir baskı altındaydı. Ancak son açıklamalar, iki ülkenin anlaşmaya ulaşma konusunda önemli ilerleme sağladığını gösteriyor.
Rubio, Mumbai'deki temaslarının ardından müzakerelerin tamamlanmasına çok yaklaşıldığını ve geriye sınırlı sayıda anlaşmazlık konusu kaldığını söyledi. Görüşmelerde gümrük vergilerinin yanı sıra enerji, teknoloji, savunma ve yatırım ilişkileri de ele alındı.
ABD yönetimi, Hindistan'ın Amerikan enerji ürünleri ve teknolojilerine yönelik alımlarını artırmasını istiyor. Yeni Delhi ise ihracatına uygulanan vergilerin azaltılmasını ve enerji tedarikinde esnekliğinin korunmasını önemsiyor.
Taraflar arasındaki görüşmelerde ilerleme sağlanmasına rağmen henüz nihai bir ticaret anlaşması imzalanmadı. Kalan başlıkların ne zaman sonuçlandırılacağı da kesinleşmiş değil.
Washington'ın yeni hedefi Venezuela petrolü
Ticaret görüşmelerinin enerji ayağında Venezuela petrolü öne çıkıyor. Rubio, Hintli şirketlerin Venezuela'dan gelen ağır ham petrolü işleyebilecek teknolojiye ve rafineri kapasitesine sahip olduğunu belirtti.
ABD yönetimi, Venezuela'nın petrol üretiminin artmasıyla ortaya çıkabilecek ilave arzın Hindistan'daki rafinerilerde işlenmesini istiyor. Bu yaklaşım, küresel petrol ürünleri arzını artırma ve enerji piyasalarındaki baskıyı hafifletme hedefiyle bağlantılı.
Rubio, Reliance Industries'in geçmişte Venezuela petrolünü işlediğine dikkat çekerek şirketin bu alandaki deneyiminden yeniden yararlanılabileceğini ifade etti.
Washington'ın gündeminde yalnızca Venezuela petrolünün Hindistan'da işlenmesi bulunmuyor. Reliance'ın Venezuela'daki petrol üretim faaliyetlerine katılması ihtimali de değerlendiriliyor.
Ancak bu başlıklarda henüz kesinleşmiş bir yatırım veya yeni alım anlaşması açıklanmış değil.
Dünyanın en büyük rafineri kompleksine ziyaret

Görüşmelerin önemli duraklarından biri, Hindistan'ın Gujarat eyaletindeki Jamnagar rafineri kompleksi. Reliance Industries tarafından işletilen tesis, günlük yaklaşık 1,4 milyon varillik ham petrol işleme kapasitesiyle dünyanın en büyük tek lokasyondaki rafineri komplekslerinden biri olarak öne çıkıyor.
Tesisin en önemli özelliklerinden biri, farklı kalitelerdeki ham petrolü işleyebilmesi. Venezuela'dan çıkarılan ağır petrol de özel rafinaj altyapısı gerektiren ürünler arasında bulunuyor.
Bu kapasite, Hindistan'ı yalnızca büyük bir petrol tüketicisi değil, aynı zamanda küresel akaryakıt tedarik zincirinin önemli üretim merkezlerinden biri haline getiriyor.
Rubio'nun Jamnagar ziyareti, Washington'ın Hindistan'la enerji ilişkilerini yalnızca ham petrol satışı üzerinden değil, rafinaj ve petrol ürünleri ticareti üzerinden de genişletmek istediğini gösteriyor.
Rus petrolüne yaptırım baskısı hafifledi
ABD ile Hindistan arasındaki ilişkilerde son dönemin en önemli anlaşmazlıklarından biri, Yeni Delhi'nin Rusya'dan petrol almaya devam etmesiydi.
Washington yönetimi, Rus petrolü satın alan ülkelere yönelik ek yaptırım ve gümrük vergisi seçeneklerini gündeme getirirken Hindistan enerji güvenliği gerekçesiyle tedarik kaynaklarını kısa sürede değiştiremeyeceğini savunuyordu.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Rus petrolüyle bağlantılı bazı yaptırım uygulamalarını askıya alma kararı, ticaret müzakerelerinde yeni bir hareket alanı oluşturdu.
Rubio, Hindistan'ın enerji kaynaklarını çeşitlendirme konusunda ilerleme sağladığını ancak büyük bir ekonominin petrol tedarikini bir günde değiştirmesinin mümkün olmadığını kabul etti.
Yaptırım baskısının hafiflemesi, Hindistan'ın Rusya'dan petrol alımını tamamen durdurduğu anlamına gelmiyor. Yeni Delhi'nin önceliği, farklı üreticilerden uygun fiyatlı petrol temin ederek arz güvenliğini korumak.
Petrol pazarlığı küresel piyasaları da ilgilendiriyor

ABD'nin Venezuela petrolünü Hindistan'daki rafinerilere yönlendirme girişimi, iki ülke arasındaki ticaret anlaşmasının ötesinde sonuçlar doğurabilir. Hindistan, büyük rafinaj kapasitesi sayesinde ithal ettiği ham petrolü motorin, benzin ve diğer petrol ürünlerine dönüştürerek uluslararası piyasalara sunabiliyor.
Venezuela'dan gelen ham petrolün daha fazla işlenmesi, uygun ticari koşulların oluşması halinde küresel petrol ürünleri arzına katkı sağlayabilir.
Bununla birlikte, üretim miktarı, taşıma maliyetleri, petrolün kalitesi ve rafineri marjları yeni ticaret akışlarının ekonomik açıdan uygulanabilir olup olmayacağını belirleyecek.
Washington açısından ise enerji işbirliğinin genişlemesi, Hindistan ile ticaret anlaşmasının tamamlanmasını kolaylaştırabilecek bir unsur olarak görülüyor.
21 Ekim'deki Jamnagar temaslarında petrol tedariki, rafineri işbirliği ve olası yatırımlar konusunda verilecek mesajlar, müzakerelerin bundan sonraki aşaması açısından önem taşıyor.