Ahmet Akbalık: İstanbul’un dönüşümü dış kaynakla sağlanabilir
İstanbul’da 99 Depremi öncesi yapılmış 3 milyon konut olduğuna dikkat çeken DEİK Türkiye-Belçika İş Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Ahmet Akbalık, ‘Finans Merkezi’ vizyonu ile ‘Kentsel Cazibe’ kavramını birleştirerek dönüşümün sağlanabileceğini vurguladı.
Yurt dışından sağlanacak finansmanla İstanbul’un dönüşümünün sağlanabileceğini belirten Ahmet Akbalık, yerinde dönüşümün sakat bir uygulama olduğunu ve sadece binayı yenilemek anlamına geldiğini, bir şehir planlaması içermediğini söyledi. “İstanbul’u dönüştürmek mümkün” diyen Akbalık, “Yabancı kaynakla dönüştürebiliriz. İstanbu’da 1999 öncesi yapılmış 3 milyon konut var” ifadelerini kullandı. DEİK Türkiye-Belçika İş Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Ahmet Akbalık, “Türkiye, deprem sonrasında tek seferde 450 bin konut üretebilmiş devasa bir mühendislik ve uygulama yetkinliğine sahiptir. Bu büyük kas hafızası ve güç, İstanbul’un deprem riskini çok daha hızlı ve planlı bir şekilde bertaraf etmek için kullanılabilir. İşte bu noktada ‘Finans Merkezi’ vizyonu ile ‘Kentsel Cazibe’ kavramını birleştirerek, İstanbul’u küresel bir finans ve çekim merkezi haline getirirken; şehrin altyapısını, mimarisini ve şehir planlamasını da bu küresel iddiaya yakışacak şekilde, geleceğe uygun olarak yeniden inşa edebiliriz” dedi.
Konut, turizm, hazır giyim sektörlerinde faaliyet gosteren Akbalık, Türkiye’deki konut sektörüne ilişkin, yüksek faiz ortamı nedeniyle son yıllarda ciddi bir ötelenmiş talep oluştuğunu ileri sürdü. Özellikle krediye erişimde yaşanan zorlukların markalı konut piyasasını doğrudan etkilediğini belirten Akbalık, buna rağmen uzun vadede konut ihtiyacının güçlü şekilde devam ettiğini not etti Akbalık, “Bugün insanlar konut almıyor değil, erteliyor. Çünkü faiz ortamı yatırım tercihlerini değiştiriyor. Ancak Türkiye’nin demografik yapısı, deprem dönüşüm ihtiyacı ve şehirleşme dinamikleri düşünüldüğünde konut talebinin orta ve uzun vadede güçlü kalmaya devam edeceği çok açık. Şu anda ev almak çok ucuz” diye konuştu.

Haneler küçüldüğü için küçük konutlar revaçta
İstanbu’da bir grup gazeteci ile gerçekleştiriken sohbet toplantısında soruları yanıtlayan Ahmet Akbalık, inşaat sektöründe son yıllarda yaşanan maliyet artışlarına ilişkin bilgiler verdi. Son yedi yılda 3 katına çıkan maliyetler gördüklerini kaydeden Akbalık, “Satamadığınız ürünü de fiyatlayamıyorsunuz. Satılan konutların çoğu katılım finansla oluyor. Banka kredisi ile satış yok denecek kadar az. Birinci el konut satışı düşüyor. Bence birinci el konutta kredili satış yüzde 5 bile yoktur. Bir de küçük konutlar karşılık buluyor. Çünkü haneler küçülüyor. Şu anda oluşacak talebi karşılayacak üretim yok. Konut para kazanılacak bir iş değil. Finansmanı olan firmalar yapıyor ve çoğu daha önce başlamış projeler” bilgilerini verdi. Akbalık ayrıca, “Türkiye’de inşaat sanayisi artık ihracat yapan dev bir ekosistem haline geldi. Bu nedenle iç piyasa fiyatlamaları da küresel piyasalardan bağımsız hareket etmiyor. Çimento üreticisi de demir üreticisi de bugün dünyaya satış yapabiliyor. Bu durum doğal olarak maliyetleri yukarı taşıyor” dedi.
Suriye, hazır giyim için bir fırsat
Hazır giyim sektörüne ilişkin bilgiler paylaşan Ahmet Akbalık, “Faiz-kur-enflasyon” yerine artık “istihdam-ihracat-kapasite kullanım oranlarının” konuşulması gerektiğini bildirdi. “En büyük problem kur” diyen Akbalık, döviz dönüşüm desteğinden faydalanan firma sayısının regülasyonlar ve koşullar yüzünden çok az olduğunu anımsattı. Transit ticaretin büyük bir potansiyel sunduğuna işaret eden Akbalık, Türkiye’nin bu fırsatı değerlendirmesini önerdi. Hazır giyim açısından Suriye’nin bir firsat sunduğunu anlatan Akbalık, “İşçilik maliyeti anlamında üçte bir gibi bir avantaj sağlar. Hazır giyim Mısır’a gitmekten kurtulur. Ayda 5-10 bin insanı eğitip ise adapte edebiliriz. Biz de firma olarak Mısır’a gitmedik ama Suriye’ye gidebiliriz” ifadelerini kullandı.