Altında 5 kritik faktör

Uluslararası piyasalardaki oynaklık yüzde 20’den fazla primle son 30 yılın en iyi yeni yıl başlangıcını gerçekleştiren altını güvenli liman haline getiriyor. Altın bir oyun değiştirici olabilir mi? Bu soruya yanıt bulmada 5 kritik faktör dikkat çekiyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Aydın ŞAHİNALP 

Global piyasalarda işlem gören altın son 30 yılın en iyi yeni yıl başlangıcına imza atarak yüzde 20’den fazla değer kazanmanın tadını çıkartıyordu. Ancak altının ons fiyatı, 15 ayın zirvesini gördükten sonra düşüşe geçti. 

Haftanın ilk işlem gününde 22 Ocak 2015 tarihinden bu yana ulaştığı en yüksek seviye olan 1.304 doları gören altının ons fiyatı, salı günü en yüksek 1.302 doları görmesinin ardından bu seviyelerde tutunamadı. 
Altının ons fiyatı yaklaşık yüzde 1 gerilemesinin ardından sınırlı azalışını sürdürüyor. 1.279 dolar seviyelerinde alıcı bulan altında yatırımcıların dikkat etmesi gereken 5 unsur bulunuyor. 

Uluslararası altın piyasası uzmanları bu faktörleri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası, ABD Dolarındaki hareketler, yatırımcı talebi, Çin ve Hindistan’ın pozisyonu ve Brexit başlıkları altında sıralıyor. 

Geçtiğimiz yıl külçe altın tüccarları, Fed’in yaklaşık 10 yılın ardından ilk kez faiz artışına gitme kararının öncesinde tedirgin bir bekleyiş içeresindeydi. Piyasalardaki hengâmenin gölgesinde kalan altın yatırımcısına pek kazandırmadı. Gelinen süreçte Fed, dünya ekonomisindeki yavaşlamayı öne sürerek faiz artışında daha ihtiyatlı bir yol izleyeceği sinyalini veriyor. Fed kanadından gelen faize temkinli yaklaşım açıklamaları düşük faiz ortamını seven altına yaradı ve daha da değerlendi. 

Faiz ile altın fiyatı arasındaki ilişkiye değinen varlık yönetim şirketi Schroders’tan James Luke, “Fed, faizlerde iki ya da üç kez artışa gitse dahi enfl asyon temelini bulmuş durumda ve gerçek faiz oranı halen düşük kalabilir hatta negatif olabilir. Dolayısıyla böylesi bir ortamda bile altının yükselmemesi için herhangi bir neden yok. Özellikle yatırım evreninde negatif getirili varlıkların çokluğu ve parasal genişleme sonrasına duyulan ciddi kaygıların olduğu süreçte” diye konuştu. 

45645645645645645645-orta.jpg

Doların zayıflaması altına yarıyor 

ABD Doları majör para birimleri karşısında kasım ayında ulaştığı sekiz ayın zirvesinden inişe geçti. Amerikan para birimi doların zayıflaması geleneksel olarak altının işine yarıyor. Çünkü değerli metal altın dolar üzerinden fiyatlanıyor. 

Sarı metal merkez bankalarının ekonomik büyümeyi desteklemek için attıkları çaresiz adımlardan da besleniyor. Geçtiğimiz ocak ayında Japonya Merkez Bankası (Boj) ilk kez negatif faiz hamlesi gerçekleştirdi.

Negatif faizler Euro Bölgesi için adeta bir norm halini aldı. Öyle ki, İsveç, Danimarka ve İsviçre’de negatif faizler hakim. 

Yatırımcı iştahı anahtar rolünde 

Son haftalarda hızı yavaşlasa da altına doğru gerçekleşen borsa yatırım fonu (ETF) akışı 2009’dan bu yana en üst seviyesine ulaştı. Standard Chartered analistleri müşterileri için hazırladıkları notta, “Altın fiyatının belirlenme sürecinde anahtar yatırımcı iştahında kabarma olup olmadığıdır. 2016 yılının başından beri bu iştah var. Altında yatırım talebi daha önceden yükselme eğilimindeydi. Ancak ne kadar sürecek?” ifadelerine yer verdi. 

Bazı analistler ise altın ETF’lerinin zirve yaptığı Aralık 2012’ye göre üçte bir oranında azaldığını belirterek altının ons fiyatının 1200 dolarda dengelenebileceğini belirtiyor. 

Yatırım Bankası Macquarie’deki analistler hazırladıkları analizde, “Fed’in faiz artırımı sürecinde daha ‘şahin’ bir tona bürünmesiyle birlikte altına doğru yatırım talebinde geri çekilme yaşanacağından dolayı altında kısa vadede düşüş eğilimi olacağını öngörüyoruz” diye yazdı. 

Bu yıl dünyanın iki numaralı ekonomisi Çin piyasalarındaki traderlar çelik, demir cevheri ve diğer emtia vadelilerine milyarlarca yuan dökerken, Şangay Altın Borsası hacminde küçük bir büyüme gördü. 
Thomson Reuters GFMS verilerine göre, Çin’de mücevher satın alımları 2016 yılının ilk çeyreğinde geçtiğimiz yılın aynı dönemine oranla yüzde 27.3 düştü. 

Çin’deki bu gelişme küresel piyasalarda fiziki altın alımlarını 2009 yılının ilk çeyreğinden bu yana en düşük seviyeye çekti. 

Analistlere göre fiyatların yükselmesi Asyalı alıcıları tekrar altına yönlendirebilir. Varlık Yönetim şirketi Schroders’tan James Luke ,” İç ekonomik tansiyonun büyümesiyle Çinli yatırımcılardan altına doğru büyük bir hareket potansiyeli öngörüyorum” diye konuştu. 

Brexit fiyatları tetikleyebilir Uzmanlar gelecek ay Avrupa Birliği’nden çıkıp çıkmamak için referanduma gidecek İngiltere’de sandıktan birlikten ayrılma (brexit) kararı çıkmasının altın fiyatlarını yükseltebileceğini düşünüyor. HSBC’ye göre altın ile birlikte İsviçre Frangı yatırımcılar tarafından “büyük bir güvenli liman “ olarak görülebilir. Banka, sterlin ve eurodan olası sermaye çıkışlarının altın ve franga yöneleceğini belirtti.

‘Basılan paraya olan güvenin azalması altını besliyor' 

Finans yorumcusu ve ‘The New Case for Gold’adlı kitabın yazarı Jim Rickards, “ Para arzını ve ekonomiyi kontrol altında tutma konusunda merkez bankaları kademeli olarak kendilerine olan güvenlerini yitiriyor. Bir tür para formu olan altın tüketiciler için diğer para formlarıyla rekabet içinde. Merkez bankalarının bastığı paraya olan güvenin azalması altına olan ilgiyi artırıyor” diye konuştu.

Bu konularda ilginizi çekebilir