Asrın felaketi projenin yönünü değiştirdi: Mayın aramaktan vazgeçti, afetlerde can kurtarıyor
Mayınları yok edecek İHA projesi ile yola çıkan iki kardeşin girişimi Ejder Drones, şimdi deprem ve doğal afetlerde arama kurtarma çalışmalarına yön vermek için çalışıyor. Girişimin kurucularından Engin Eralp, “Afet durumlarında insan müdahalesini en aza indirecek otonom bir ağ kurma vizyonumuz bulunuyor” dedi.
Sevilay ÇOBAN
sevilay.coban@dunya.com
Babaları Türk Silahlı Kuvvetleri’nde görevli iki kardeşin ilk adımı attığı girişim Ejder Drones, şimdi 15 kişinin kafa yorduğu deprem arama kurtarma teknolojisine dönüştü. Hikâyelerinin başlangıcı aslında babalarının özel kuvvetlerdeki askeri görevi sırasında ekip arkadaşlarını mayın ve patlayıcılar nedeniyle kaybetmesine dayanıyor. İstanbul Teknik Üniversitesi Yapay Zekâ ve Veri Bölümü son sınıf öğrencisi olan Engin Eralp ve abisi Emre Eralp, Ejder Drones’u 2020 yılında kurdu. Geliştirdikleri İHA teknolojinin ilk amacı toprak altında 35-75 cm derinlikteki patlayıcı ve mayınları tespit edip, üzerlerine ağırlık bırakarak etkisiz hale getirmekti. Ancak asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat’ta yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremler, projeye yeni bir yön vermelerine vesile oldu.

Depremde uygun rotaları tespit etti
Babalarının görevi nedeniyle Hatay İskenderun’da yaşayan iki kardeş, 5 Şubat’ta geliştirdikleri projeyi anlatmak üzere Ankara’da düzenlenen bir yarışmaya gitti. Yaşadıkları şehre dönüşlerinde ise depremle birlikte onlar da büyük bir yıkım yaşadı. Bir girişim hızlandırma programı öncesinde tanıştığımız Engin Eralp, röportaj sırasında projeden heyecanla bahsederken, konu o güne geldiğinde odanın havası buz kesti. Eralp, anlatmaya başladığında boğazı düğüm düğüm, gözleri yaşlarla doldu. Eralp, “Proje yarışmasından döndüğümüz gece acı depremi yaşadık. Bizim kaldığımız yer güvenliydi herhangi bir problem olmadı. Ama acı bir haber aldık. İskenderun’da bir ekip arkadaşımızı kaybettik. Bir ekip arkadaşımızın da annesi, babası ve kardeşi depremden sağ kurtulamadı. Bu felaketin şokunu atmaya çalışırken, Ejder Drones ile arama kurtarma çalışmalarına destek olmaya karar verdik. Henüz prototip aşamasındaydık ama sistem sayesinde yıkıntıların arasında yardım ulaştırmak için uygun rotaları, yolları belirlemeye başladık. Bu bilgileri de whatsapp gruplarından paylaştık. Bu sayede yardım gereken bölgelere daha kısa sürede gidilmesini sağladık. Bir hastanede arama kurtarma çalışmasına katıldık. 2 kişinin yer tespitine destek olurken, yaklaşık 10 kediyi de kurtardık. Deprem sonrası İskenderun Limanı’nda çıkan ve vinç telleri nedeniyle yangın helikopterlerinin müdahale edemediği yangında, İHA alçak irtifadan güvenli uçuş rotaları belirleyerek, 6 sorti helikopter müdahalesi ile yangının 8. günde söndürülmesine yardımcı oldu” diye konuştu.
Eralp, görüntüleme teknolojisi hakkında şu bilgileri verdi: “Mevcut termal görüntüleme sistemimizin %35 başarı oranı vardı. Ancak 3 gün sonra ısı kaybı nedeniyle etkinliği azalıyordu. Kalbin göğüs kafesine yaptığı basıncı ölçebilen, %10- 15 başarı oranına sahip spektral kamera geliştirme çalışmalarımız devam ediyor.” Girişimi kuruldukları günden bugüne kadar 50 bin euroyu aşan sponsorluk ve hibe destekleri aldıklarını kaydeden Eralp, 2023 Teknofest’te Azerbaycan ile ortak bir projede ödül kazandıklarını söyledi. Eralp, prototip eksikliklerini tamamladıktan sonra şirketleşmeyi hedeflediklerini ifade ederken, “Deprem bölgesinde Avrupa Birliği’nden gelen yardım kuruluşlarıyla yapılan görüşmelerde, projenin tamamlanması durumunda uluslararası alanda tanıtım ve iş birliği potansiyeli ortaya çıktı. Eğer projemizi bitirirsek uluslararası alanda güzel bir atılım yapmayı bekliyoruz” dedi.

Yüzde 82 yerli üretim
Deprem sonrasında İHA'nın toprak altında çalışma yeteneğini enkaz altında arama tarama için potansiyel barındırdığı düşünerek, canlı tespiti üzerine uyarlama çalışmalarına başladıklarını anlatan Eralp, Ejder Drones’un teknik özelliklerinden de bahsetti. Eralp, “Dronumuz %82 yerli üretim, 8 kanatlı, 16 pervaneli, uydu bağlantılı yani sinyal kesicilere karşı dirençli, 2,5 km irtifada uçabiliyor. 80 dakika uçuş süresine sahip ve 60 kg ağırlık taşıyabilen askeri standartlarda bir sistem” diye konuştu.
“Robot köpek üzerinde çalışıyoruz”
Dünyanın savaş gündemin olduğu şu günlerde insansız otonom bir ağ kurmayı hedeflediklerini belirten Eralp, “Biz sadece insansız hava aracı değil, insansız kar aracı, insansız robot köpekler üzerinde de çalışma yapmaya başladık. Çünkü afet kısımlarına girmek istiyorsak insan elini minimize etmemiz lazım. Afet durumlarında insan müdahalesini en aza indirecek otonom bir ağ kurma vizyonumuz bulunuyor”şeklinde konuştu.