15 °C

Bölgelerin Ar-Ge haritasını çıkaran strateji belgesi geliyor

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, yıl sonuna kadar 26 Kalkınma Ajansı Bölgesi’ni gidecek ve şehirlerin Ar-Ge haritasını çıkararak bir strateji belgesi hazırlayacak.

Bölgelerin Ar-Ge haritasını çıkaran strateji belgesi geliyor

teknokent.jpgDÜNYA - Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, teknoparklarla ilgili yeni bir strateji belgesi hazırlığında. Yılsonuna kadar hazırlanacak yeni strateji belgesi için 26 Kalkınma Ajansı bölgesini giden bakanlık yetkilileri, akademisyenleri, sanayi odaları başkanlarını ve valileri bir araya getirerek, şehrin Ar-Ge potansiyelini çıkarıyor. Bölgenin ihtiyacına göre yapılacak Ar-Ge projeleri tespit ediliyor. Bugüne kadar 11 ilde yapılan toplantılar, 18 Ocak’ta İstanbul’da yapılacak toplantıyla sona erecek ve bir yol haritası oluşturulacak.
 
Bakanlık bu uygulamayla hem sanayiciye hem de akademisyenlere: “Devlet destekleriyle her zaman yanınızda” mesajı vermeyi amaçlıyor. Gidilen her ilde ihtiyaçlar ve beklentiler toplanıyor;  Ankara ve İstanbul’un da dışına çıkılarak, teknoparkı olan hemen her il ziyaret ediliyor. Günün sonunda çıkacak tek bir Ar-Ge projesi bile kazanç olarak görülüyor. Türkiye’deki teknoparkların yaş ortalaması 4 yıl. Teknopark dendiğinde akla ilk gelen Silikon Vadisi’nin ise 60. “Teknoparklarda ne yapılıyor? Bir Silikon Vadisi değil” dendiğinde ise verilen yanıt çoğu zaman aynı oluyor: “Bu kadar sürede altyapı üstyapı çalışmaları zaten ancak bitiyor. Bu kültürü aşılama döneminde teknoparklarda ne yapılıyor denmesin. Bu işi ilmek ilmek dokuyacak bir dönemdeyiz. Biraz hamallık gerekiyor.”
 
Teknopark yöneticileri artık sertifikalı olacak

Hem devletin hem de teknoparklardaki çoğu şirketten duymaya alışılan en büyük şikayet, teknoparkları sadece kira geliri sağlanan yerler olarak görmek. Yeni yönetmelikte, 2-3 ay içinde yeni bir Ar-Ge projesi ortaya çıkaramayan firma, teknoparktan çıkarılacak. TGB yöneticiliği için ise bir sertifika programı geliştirilecek. Yani teknoloji yönetiminden, teknoloji transferi ofisine; Ar-Ge projesi yönetmeye, yurtdışı işbirliği yapmaya, firmaları teknoparka çekmeye, muhasebe ve mevzuat gibi birçok alanda tecrübeli TGB yöneticisi yetiştirilecek.
 
Ar-Ge için ayrılan para harcanmıyor

Türkiye’de teknopark firmalarına verilen vergisel teşvikler ve hibe desteklerinin dışında devlet, Ar-Ge için daha çok kaynak ayırmaya hazır. Ancak en büyük sorun, aynı isteğin sanayici ve üniversitelerde görülmemesi… “Devlet tüm muslukları açsa da” Ar-Ge harcaması için verilen paraların çoğu, yıl sonunda yapılan hesaplamalara göre harcanmamış oluyor. Sanayicinin pek çok projeden habersiz olduğunu ifade eden yetkililer, “Demek ki verilen teşviklerin ya da projelerin tanıtılmasında bir eksiklik var. Biz bu yüzden belli bölgelere gidiyoruz ve farkındalık yaratıyoruz. ‘Neyin Ar-Ge sini yapalım, inek besliyoruz’ diyorlar. Geleneksel sektörleri daha katma değerli hale getirecek şekilde Ar-Ge ağırlıklı üretime devam etmeliyiz. 20 ineği 50’ye çıkarmak verimli bir şey değil. 20 inekten daha fazla nasıl süt alabilirsin bunu konuşalım” diyor.  
 
Ar-Ge harcamalarında 2007 yılından bu yana yaklaşık 7 milyar TL’lik vergisel muafiyet sağlandı. Türkiye’nin Ar-Ge harcamasının ise yıllık 11 milyar TL olduğu söyleniyor. Ar-Ge yatırımının daha da artması için önümüzdeki dönemde, teknoparklarda teknoloji tabanlı firmaların üretim yapması için ekstra teşvikler gelecek. Amaç, firmaların üretimden kazandıkları parayla daha güçlü Ar-Ge yapmalarının önünü açmak.
 
Çocukluk dönemi bitti, gençlik dönemi başlıyor

Yeni düzenlenen Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (TGB) yönetmeliği ise teknoparkları çocukluktan gençliğe geçirecek bir dönem olarak görülüyor. En büyük hedef, Ar-Ge nin tamamını kapsayacak çatı bir kuruluş oluşturmak ve Ar-Ge adına ne varsa o yapının içinde olmasını sağlamak. Bu süreç sadece Türk firmaları değil, yabancı firmaları da Türkiye’ye getirecek bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Bilim ve Teknoloji Genel Müdürü Cevahir Uzkurt şu değerlendirmeyi yapıyor: “Bugün Toyota ve IBM Türkiye’ye gelip Ar-Ge merkezi kurmak için görüşüyorlar. Hatta Fransa’nın en büyük teknoparkı ??sophia antipolis’ten bir ilaç firması geldi. ‘Türkiye’de teknopark kurmak istiyoruz’ dediler. Çünkü yabancılar ‘artık Türkiye’de bir Ar-Ge merkezi kurmak istediğimizde, 100-150 tane çalışana ihtiyaç duyarsak, o potansiyeli bulacağımızı biliyoruz’ yanıtını veriyorlar. Ar-Ge yatırımcısı Türkiye’de insan kaynağı açısından yeterli olduğumuzu görüyor. Sorun bu kaynağı Ar-Ge yapmaya teşvik etmek.”
 
Uzun bir süreci kapsayan Ar-Ge, zaman zaman krizlerin çıkış noktalarından biri olarak görülebiliyor. Ancak bugünden yarına bir sonuç alınamaması, sanayi cephesinin Ar-Ge harcamalarına biraz daha mesafeli durmasına neden oluyor. Kriz gelip, piyasa daraldığında ve çare yeni ürünlerle ayakta kalmak olarak görüldüğünde ise Ar-Ge için geç kalınmış oluyor. Bu anlamda çoğu yetkili şu örneği veriyor: “Devlet yerli otomobil için çok güzel teşvikler verdi ama teknolojik altyapınız olmayınca teşvikler olsa da yapamıyorsunuz. Bu bir birikim meselesi.”
 
2023’e kadar Ar-Ge finansmanında roller değişecek

Ar-Ge merkezleri, yapmış olduğu Ar-Ge harcamasını karından düşüyor. Kar göstermeyip zarar gösterdiğinde ise gelecek yıla devrediyor. Şirketler sadece bu yüzden, devletten 5 yıllık alacaklı durumda. 2023 vizyonunda bugün, üçte ikisini kamunun finanse ettiği Ar-Ge’yi, 2023’e kadar özel sektörün finanse etmesi; teşvik sarhoşluğuna izin verilmemesi, bağımlılığa neden olmaması amaçlanıyor.
 
Devlet desteğini gören fonlar yatırıma gelecek

Kamu destekleri kapsamında verilen proje desteğiyle öğretim üyelerinin de firma kurması kolaylaşıyor. Bu firmanın ticari tecrübesi olmasa da devlet, teknoloji tabanlı firmaların yüksek ve orta yüksek alanlarda projelerini yatırıma dönüştürmek için destek veriyor. Projenin arkasında devlet desteğini gören Girişim Sermayesi Fonları’nın da bu sayede firmalara ortak olma konusunda daha istekli davranması hedefleniyor. Yılda 10 tane bu şekilde firma nın büyümesini sağlamak bile kazanç olarak kabul ediliyor.
 
TGB’lerde verilen bazı destek, teşvik ve muafiyetler:
 
1) Yönetici şirketlere:
-Damga vergisi ve harçtan muaf,
-Belediyelerce atık su bedeli alınmaz,
-Kurumlar vergisi istisnası (31.12.2023 tarihine kadar)
-5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu; 6085 sayılı Sayıştay Kanunu; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerinden muaf,
-Hazineye ait taşınmazlar için ilk 5 yıl bedelsiz, devam eden yıllar için taşınmazın emlak vergi değerinin binde ikisi karşılığında irtifak hakkı tesis edilmesi,
-İrtifak hakkı tesis edilenlerden hasılat payı alınmaması.
 
2)Girişimcilere:
-Kurumlar vergisi istisnası (31.12.2023 tarihine kadar)
-Katma değer vergisinden muaf (bazı yazılım projelerinde)
-Gelir vergisi istisnası (Ar-Ge ve Destek Personeli ücretleri-31.12.2023 tarihine kadar)
-Sigorta pirimi işveren hissesinin yüzde 50’si Maliye Bakanlığı’nca karşılanır (5746)
-Bölge dışında geçirmesi gereken süreye ait ücretlerinin bir kısmı da gelir vergisi  kapsamı dışında tutulur,
-Teknolojik ürünün bölgede yatırımı yapılabilmektedir.
 
3)Öğretim Üyelerine:
-Öğretim üyelerinin bölgede elde edecekleri gelirler üniversite döner sermaye kapsamı dışında tutulur,
-Öğretim elemanları, bölgelerde şirket kurabilir, kurulu bir şirkete ortak olabilir ve /veya bu şirketlerin yönetiminde görev alabilir,
-Bölgede yer alan faaliyetlerde idari personel olarak hizmetine ihtiyaç duyulan kamu kurum ve kuruluşları ile üniversite personelinin yönetici şirket veya girişimci firmalarda görevlendirilmeleri sağlanır.  

 

İnternetten eğitimle 1.5 milyon kişiye ulaşıyor

[PAGE]

İnternetten eğitimle 1.5 milyon kişiye ulaşıyor

Türkiye’de internet üzerinden öğrenme ve eğitim konusunda akla ilk gelen şirketlerden biri olan Enocta, ağırlıklı olarak özel sektöre hizmet verse de müşterileri arasında kamu kuruluşları, üniversiteler ve KOBİ’ler de var. Şirketin dünya çapında dikkat çekmesinin sebebi ise Interpol. Geçtiğimiz yıllarda İçişleri Bakanlığı’nın suçla mücadele ile ilgili yaptığı eğitim Interpol tarafından beğenilince, aynı eğitim 180’e yakın ülkede 7 farklı dilde Interpol personeline sunulmuştu.
 
Enocta’nın on-line kampüs yazılımları bugün 400’e yakın kurumda, 1.5 milyon çalışan tarafından kullanılıyor. Bin 200’e yakın eğitim ve gelişim materyali sunduklarını, ODTÜ Teknokent sayesinde uluslararasılaşma ile ilgili çok önemli destekler aldıklarını kaydeden Enocta Genel Müdürü Ahmet Hançer, “Türkiye’de çalıştığımız kurumların yurtdışı ortakları aracılığıyla e-öğrenme hizmeti sunuyoruz. Türkiye’nin dışında bugün, Kazakistan, Azerbaycan, Rusya, Ukrayna, Moldovya gibi Ortadoğu ülkeleriyle de çalışıyoruz. İngilizce, Arapça, Rusça eğitimler sunuyoruz” yorumunu yapıyor.
 
“Enocta’nın göbek adı Polyanna”


Şirketi 11 yıl önce kurduklarını anlatan Hançer, geçen sürede Türkiye’deki eğitim yatırımlarına dikkat çekerek şunları söylüyor: “Türkiye son 2 yıldır eğitime ve gelişime yatırım yapıyor. İnternet üzerinden eğitim gittikçe yaygınlaşıyor. Türkiye’de gençler, son olaylarda gösteriyor ki sosyal medyayı takip etmeye, sosyal medyada paylaşmaya çok meraklı. Y jenerasyon gençlerinin iş dünyasına girmesiyle beraber bilgi paylaşımlarına olan ihtiyaç ve talep daha da arttı. Dünya ile kıyaslandığında işin çok daha başında olduğumuzu söyleyebilirim. ABD’de eğitim ve gelişim pazarı 160 milyar dolar. Türkiye’de 160 milyar dolar olan kaç pazar gösterebilirsiniz? ABD’den sonra ise İngiltere geliyor. Türkiye’de pazarın büyüklüğü 150 milyon dolar.  Enocta’nın göbek adı Polyanna. Bu anlamda sektörün gelişimine de biraz iyimser bakmak zorundayız.”
 
Tüm kazandıklarını bugüne kadar yatırıma çevirdiklerini söyleyen Hançer, 12 yıl içinde 50 milyon TL’nin üzerinde yatırım yaptıklarını belirtiyor ve “On-line kampüs sistemini kurduğumuz yazılımlar ve bu kampüs sistemiyle çalışanlara sunulan eğitim içeriklerinin yatırımlar içindeki payı, yüzde 70. Tüm bu yatırımlarda TÜBİTAK’tan, KOSGEB’ten ve AB fonlarından destek aldık” bilgisini veriyor.
 
“Emniyet güçlerine eğitim vereceğiz”

Kamu Enocta’nın en büyük müşterilerinden biri. Sağlık Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Adalet bakanlığı, kamu bankalarıyla yoğun olarak çalıştıklarını söyleyen Hançer, “Pek çok ilde belediyelerle de çalışıyoruz. Özel sektörde ise Akbank, Garanti Bankası, Kuveyt Türk, Bank Asya, Denizbank ve Yapı Kredi gibi Türkiye’nin hemen hemen tüm bankalarıyla; telekomünikasyon sektörünün önde gelen tüm şirketleriyle çalışıyoruz” diye konuşuyor. Hançer, kamu için yaptıkları eğitim yazılımlarıyla ilgili ise şu bilgileri veriyor: “Adalet Bakanlığı’nın tüm mahkeme dosyalarını dijital ortama taşıyacağı Ulusal Yargı Ağ projesi, ekran eğitimlerini internet üzerinden kurduğumuz sistemlerden alıyor. Sağlık Bakanlığı’nın vatandaş-sağlık personeli ilişkilerini geliştirmek adına hazırlanan bir projemiz var. Emniyet güçlerinin vatandaşa nasıl davranmasıyla ilgili bir çalışmamız da olacak.”

“Gezi Parkı direnişinden eğitim de etkilenecek”

Gezi Parkı direnişinin ardından bilişim teknolojileri ve sosyal medyada pek çok şeyin değişeceğini kaydeden Hançer, “Bu değişimden eğitimin de etkilenmemesi mümkün değil. Artık hayat boyu eğitime geçtiğimizi görebiliyoruz. On-line öğrenmenin giderek önem kazanacağını söylemek yanlış olmaz. Dünyada çalışanlara yönelik eğitim faaliyetlerin yüzde 70’e yakını on-line. Türkiye’deki rakamlar hala yüzde 6’lar mertebesinde. Son 10 yılda sıfırdan yüzde 6’ya geldi. Önümüzdeki yıllarda bu artış daha da fazla olacaktır. Çünkü Türkiye’de teknoloji okur-yazarlığının Avrupa ve Amerika’yla kıyaslandığında daha hızlı olduğunu görüyoruz” değerlendirmesini yapıyor.

1.1 milyon TL: 2013 ihracat hedefi
1 milyon 300bin TL: 2013 Ar-Ge yatırım hedefi
Adı: Enocta
Faaliyet Sektörü: Yazılım
Teşvik aldığı kurum: TÜBİTAK, KOSGEB, AB fonları
Yatırım miktarı: 50 milyon TL
Teknokent: ODTÜ Teknokent

 

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap