Bursa tekstilinde hem üretimin yapısı hem de rotası değişiyor
Artan üretim maliyetleri ve küresel rekabet Bursa tekstilinin üretim yapısına yeniden şekil veriyor. Üretimin bir bölümü Mısır başta olmak üzere farklı ülkelere ve iş gücü maliyetinin daha düşük olduğu Anadolu kentlerine yönelirken, Bursa’da kalan yatırımlar ise yüksek katma değere odaklanacak.
Nezaket ÇETİN - BURSA
Bursa’da kalan yatırımlar özel kumaş türleri, Ar-Ge, tasarım, otomasyon, sürdürülebilirlik ve teknoloji alanlarıyla yüksek katma değer hedeflerini destekleyecek. Sektör temsilcileri, Bursa’nın üretim gücünü koruyabilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması, öngörülebilir ekonomi politikalarının güçlendirilmesi ve katma değerli üretimin desteklenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
“Artık çok lokasyonlu üretim güçlenecek”
Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İhsan İpeker, son üç yılda tekstil sektöründeki yatırım kararlarının yalnızca büyüme hedefleriyle değil; üretim maliyetleri, finansmana erişim, lojistik avantajlar ve hedef pazarlara yakınlık gibi unsurlarla şekillendiğini söyledi. Sektörün yatırım haritasında önemli değişimler yaşandığını belirten İpeker, firmaların tek bir üretim merkezine bağlı kalmak yerine çok lokasyonlu yapılara yöneldiğini ifade etti.
Üretim yapan bazı firmaların Mısır başta olmak üzere Kuzey Afrika ülkelerine yatırım yaptığını belirten İhsan İpeker, iş gücü maliyetlerinin yanı sıra Avrupa ve ABD pazarlarına yönelik ticaret avantajları, serbest ticaret anlaşmaları ve küresel markaların tedarik zincirlerini çeşitlendirme stratejilerinin bu tercihte etkili olduğunu kaydetti. Türkiye içinde ise iş gücü maliyetlerinin görece düşük olduğu Anadolu kentlerinde kapasite artışlarının ve yeni yatırımların sürdüğünü dile getirdi.
Ancak üretimin farklı coğrafyalara yayılmasının yanı sıra tekstilden tamamen çıkan firmaların da bulunduğunu vurgulayan Yönetim Kurulu Başkanı İhsan İpeker, bunların önemli bölümünün yıllardır küresel rekabette kendini kanıtlamış sanayi kuruluşları olduğuna dikkat çekti. Artan üretim maliyetleri, finansman giderleri ve öngörülebilirlik sorunlarının yatırım motivasyonunu zayıflattığını belirten İpeker, bazı firmaların tesislerini kapatarak sektörden çekilmesinin önemli bir alarm olduğunu söyledi.
“Katma değer kalmalı”
Mısır’a yönelen yatırımların ağırlıklı olarak üretimde toplandığını belirten İhsan İpeker, özellikle hazır giyim ve konfeksiyonun işçilik maliyetlerinden daha fazla etkilendiğini söyledi. Buna karşılık dokuma, boya-terbiye, iplik ve teknik bilgi gerektiren üretimlerin güçlü makine altyapısı, nitelikli insan kaynağı ve yıllar içinde oluşmuş sanayi ekosistemi gerektirdiğini ifade etti. Bursa’nın bu alanlarda önemli bir avantaja sahip olduğunu vurgulayan İpeker, kentin katma değerli üretimin önemli bölümünü koruduğunu dile getirdi.
“Katma değeri belirleyen artık üretimin yeri değil, değerin üretildiği nokta” yaklaşımını öne çıkaran İhsan İpeker, tasarım, Ar-Ge, inovasyon, dijital üretim, teknik tekstiller ve sürdürülebilirliğin katma değerin oluştuğu başlıca alanlar haline geldiğini kaydetti. Yapay zekâ, dijitalleşme, verimlilik ve sürdürülebilirlik teknolojilerinin de yatırım kararlarında daha fazla ağırlık kazanacağını ifade etti.
“İnovasyon öne çıkıyor”
Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi Genel Müdürü Murat Kurtlar, Bursa’nın yalnızca üretim kapasitesiyle değil, bilgi, teknoloji ve inovasyona dayalı sanayi ekosistemiyle de önemli bir merkez olduğunu söyledi. Kentin köklü tekstil kültürü, güçlü tedarik zinciri ve nitelikli insan kaynağının yatırım kararlarında önemli avantaj sağladığını belirten Kurtlar, Bursa’da üretimin kapasitenin yanı sıra teknoloji, inovasyon ve katma değer ekseninde dönüşmesi gerektiğini ifade etti.
Yatırımcıların artık yalnızca üretim tesisi kurabilecekleri bir şehir aramadığını, ürün geliştirebilecekleri, yeni teknolojilere erişebilecekleri ve uluslararası rekabet güçlerini artırabilecekleri bir ekosistemi tercih ettiğini belirten Kurtlar, Bursa’nın ileri test ve analiz altyapısı, Ar-Ge imkanları ve teknik tekstil uzmanlığıyla bu açıdan güçlü bir konuma sahip olduğunu söyledi.
Küresel rekabette avantajın düşük maliyetli üretimden çok teknoloji, sürdürülebilirlik, inovasyon ve yüksek katma değerden geçtiğini vurgulayan Kurtlar, Bursa’nın teknik tekstiller, akıllı ve fonksiyonel malzemeler, kompozit ürünler, sürdürülebilir üretim teknolojileri ve ileri malzeme geliştirme alanlarında uzmanlaşabileceğini kaydetti.
“Üretim göçünden ziyade maliyetten kaynaklı kayma”
Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kutlualp, son üç yılda tekstil yatırımlarının üç ana hatta şekillendiğini belirterek Bursa’da kalan yatırımların teknik kumaş, özel iplik, geri dönüşüm, otomasyon, kumaş işleme ve enerji verimliliğine yöneldiğini söyledi. Anadolu’ya yönelen yatırımlarda ise iş gücü, arazi ve teşvik avantajlarının belirleyici olduğunu kaydetti.
Mısır’a yönelik yatırımlarda son dönemde kitlesel bir üretim kayması yaşandığı algısının doğru olmadığını savunan Kutlualp, ülkedeki büyük Türk tekstil yatırımlarının önemli bölümünün 2004-2007 döneminde gerçekleştirildiğini söyledi. Son yıllardaki hareketliliğin önemli kısmının mevcut tesislerdeki kapasite artışları, birkaç büyük yatırım ve sınırlı sayıdaki girişimden oluştuğunu belirten Kutlualp, sürecin bir üretim göçünden çok firmaların maliyet, pazar ve ürün gruplarına göre üretimlerini farklı coğrafyalara dağıttığı kontrollü büyüme modeli olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Mısır’a yönelen üretimin başında kesim, dikim, ütü ve paketleme gibi işçilik yoğun konfeksiyon süreçlerinin geldiğini belirten Kutlualp, Bursa’nın ise özel kumaşlar, küçük ve orta ölçekli siparişler, hassas renk ve yüzey kalitesi gerektiren ürünler ile teknik tekstillerde güçlü konumunu koruduğunu söyledi.
Rekabetin artık yalnızca üretim maliyetine değil; hız, kalite, teknoloji ve yenilikçiliğe dayandığını belirten Onur Kutlualp, Bursa’nın güçlü ve bütünleşmiş üretim ekosisteminin önemli bir avantaj olduğunu ifade etti. İplikten dokumaya, örmeden boyama ve apreye, konfeksiyondan tekstil makineleri, kimya, aksesuar ve lojistiğe kadar üretimin farklı aşamalarına aynı bölgede ulaşılabildiğini kaydetti.
Önümüzdeki dönemde Bursa’nın teknik tekstiller, fonksiyonel kumaşlar, özel iplikler, sürdürülebilir hammaddeler, temiz boya-terbiye teknolojileri, dijital üretim ve Ar-Ge alanlarında daha fazla uzmanlaşacağını öngören Onur Kutlualp, otomotiv, makine, kimya, savunma ve medikal sektörleriyle aynı şehirde bulunmanın tekstil firmalarına farklı sektörler için ürün geliştirme fırsatı sunduğunu söyledi.
Bursa’nın temel üretim altyapısının korunarak teknoloji, otomasyon, verimlilik ve sürdürülebilirlik yatırımlarıyla rekabet gücünün artırılması gerektiğini vurgulayan Başkan Onur Kutlualp, enerji maliyetlerini azaltacak uygulamalar, uygun finansman imkanları, ihracat destekleri ve yeşil dönüşüm teşviklerinin güçlendirilmesinin önem taşıdığını kaydetti.
Sektör temsilcilerinin ortak değerlendirmesine göre Bursa tekstilinde önümüzdeki dönemde üretimin tamamının kentte kalması değil, üretim zincirinin hangi halkalarının Bursa’da korunacağı belirleyici olacak. Emek yoğun ve maliyet hassasiyeti yüksek süreçlerde farklı coğrafyalara yönelim sürerken; tasarım, Ar- Ge, teknik tekstiller, özel ürünler, otomasyon ve sürdürülebilir üretimin Bursa’nın rekabet gücünün temelini oluşturması bekleniyor. Kentin güçlü tedarik zincirinin ve yetişmiş insan kaynağının korunması ise bu dönüşümün başarısında kritik rol oynayacak.
“Yüksek katma değerli üretimimiz güçlenmeli”
Tekstil Boyahaneleri İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Nuri Canik de Mısır ve diğer ülkelere yönelen yatırımların küresel rekabetin üretim modellerini değiştirdiğini söyledi. TOBB’un Habur Sınır Kapısı’nda uyguladığı serbest bölge modelini örnek gösteren Canik, benzer yapıların diğer sınır kapılarında da kurulabileceğine işaret etti. Mısır’a ilk yatırım yapan firmaların önemli bölümünün 5-10 yıldır üretim gerçekleştirdiğini ve standart üretim modellerini büyük ölçüde oturttuğunu belirten Osman Nuri Canik, son dönemde yatırım yapan firmaların ise aynı süreci oluşturmakta zorlandığını söyledi. Özellikle kalifiye iş gücü gerektiren üretimlerde bu durumun daha belirgin olduğunu kaydeden Canik, önümüzdeki yıllarda Mısır’daki yerel iş gücünün de deneyim kazanarak Türk üreticilerle daha fazla rekabet edebileceğini dile getirdi. Yurt dışına yönelen yatırımların ağırlıklı olarak konfeksiyonda yoğunlaştığını belirten Canik, önümüzdeki dönemde iplik yatırımlarının da gündeme gelebileceğini söyledi. Buna karşılık Bursa’da teknik tekstiller ve yüksek katma değerli ürünlerin üretiminin devam edeceğini ifade eden Canik, mevcut ekonomik koşulların bu alanlarda faaliyet gösteren firmalar için de risk oluşturduğunu kaydetti.