Çin bankaların tahvil iştahını sınırlayacak
Çin Merkez Bankası, bankaların uzun vadeli tahvillere aşırı yüklenmesini sınırlayacak yeni kriterler hazırlıyor. Özellikle küçük bankaların sınırları aşması halinde portföylerini küçültmesi gündeme gelebilir; tahvil rallisi yeni baskıyla karşılaşabilir.
Çin’de ekonomik yavaşlama ve faiz indirimi beklentileri yatırımcıları uzun vadeli devlet tahvillerine yöneltirken, Pekin yönetimi bankacılık sisteminde biriken riske karşı harekete geçmeye hazırlanıyor.
Çin Merkez Bankası, bankaların uzun vadeli tahvil ve fon yatırımlarını daha sıkı izleyecek yeni göstergeleri mevcut makro ihtiyati değerlendirme sistemine eklemeyi planlıyor. Düzenleme hayata geçirilirse özellikle bilançosunda uzun vadeli tahvil ağırlığını hızla artıran küçük bankaların portföylerini yeniden düzenlemesi gerekebilir.
10 yıllık faiz yüzde 1,68’e kadar indi

Çin tahvil piyasası 2026 boyunca küresel piyasaların büyük bölümünden farklı bir yön izledi. Zayıf iç talep, düşük enflasyon ve yeni parasal destek beklentileri devlet tahvillerine güçlü talep yarattı.
Alımlar sonucunda 10 yıllık Çin devlet tahvilinin getirisi yüzde 1,68 civarına, 30 yıllık tahvil getirisi ise yüzde 2,17 civarına kadar geriledi. Her iki oran da tarihsel olarak oldukça düşük seviyelere yakın bulunuyor.
Tahvil fiyatı ile faiz ters yönde hareket ettiği için faizlerdeki bu düşüş, uzun vadeli tahvil tutan bankaların portföylerinde önemli fiyat kazançları yarattı. Ancak aynı durum, faizlerin yeniden yükselmesi halinde büyük zarar riski anlamına geliyor.
Küçük bankalar daha fazla risk altında

Çin’de özellikle küçük ve bölgesel bankalar kredi talebinin zayıflaması nedeniyle ellerindeki fonların daha büyük bölümünü tahvil piyasasına yönlendirdi.
Şirketlerin ve hanehalkının kredi kullanma iştahının düşmesi, bankaların klasik kredi faaliyetlerinden elde ettiği geliri sınırlarken uzun vadeli tahviller alternatif yatırım alanına dönüştü.
Sorun ise tahvil vadelerinin uzamasıyla ortaya çıkıyor. Uzun vadeli tahviller faiz değişimlerine kısa vadeli menkul kıymetlerden çok daha hassas. Faizlerin yukarı dönmesi halinde fiyat kaybı hızla büyüyebiliyor.
Yeni sistemde bankaların tahvil ve fon portföylerinin vadesi ile bilanço yapısı arasındaki uyumun daha yakından takip edilmesi planlanıyor.
Yeni sınırı aşanlar portföy değiştirebilir

Planlanan kriterlerin mevcut Makro İhtiyati Değerlendirme sistemi içerisinde uygulanması bekleniyor. Bu sistem Çin Merkez Bankası’nın bankaları sermaye yeterliliği, kredi büyümesi, likidite ve çeşitli finansal riskler açısından değerlendirdiği temel araçlardan biri.
Yeni ölçütlerle birlikte bankaların uzun vadeli tahvil ve fonlara ne ölçüde yüklendiği de değerlendirmeye dahil edilebilecek.
Bazı küçük bankaların mevcut portföyleriyle yeni eşikleri aşabileceği değerlendiriliyor. Böyle bir durumda bankaların uzun vadeli tahvil pozisyonlarını azaltması veya daha kısa vadeli varlıklara yönelmesi gerekebilir.
Bu ihtimal, tahvil piyasasında bugüne kadar devam eden güçlü alım dalgasına karşı yeni bir satış baskısı oluşturabilir.
Merkez Bankası faiz hareketlerini de izleyecek

Plan yalnızca bankaların elindeki tahvil miktarına odaklanmıyor. Para piyasası faizleri ile tahvil faizleri arasındaki olağan dışı ayrışmaların da yeni değerlendirme sisteminde daha yakından takip edilmesi gündemde.
Amaç bankaların kısa vadeli ve düşük maliyetli kaynaklarla uzun vadeli tahvillere aşırı yatırım yapması sonucunda oluşabilecek vade uyumsuzluğunu sınırlamak.
Çin Merkez Bankası daha önce de uzun vadeli tahvil faizlerinin tek yönlü biçimde düşmesinin sürü psikolojisi yaratabileceği ve finans sisteminde sistemik risk biriktirebileceği konusunda uyarıda bulunmuştu.
Tahvil rallisinin yönü değişebilir

Yeni önlemlerin etkisi düzenlemenin nihai sınırlarına bağlı olacak. Düzenleme sert uygulanırsa özellikle bölgesel bankaların uzun vadeli devlet tahvili talebi azalabilir.
Bankaların mevcut pozisyonlarını küçültmeye başlaması halinde tahvil fiyatları üzerinde satış baskısı oluşması ve uzun vadeli faizlerin yeniden yükselmesi mümkün.
Bu durum Çin açısından hassas bir denge yaratıyor. Ekonomide kredi talebi zayıf olduğu için bankaların tahvil piyasasına yönelmesi doğal bir sonuç olarak görülürken, merkez bankası aynı eğilimin finansal istikrar riski oluşturacak kadar büyümesini istemiyor.
Pekin’in önündeki temel sorun böylece tahvil faizlerini yükseltmeden bankaların aşırı pozisyon almasını sınırlamak olacak.