Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan emekli aylığı açıklaması

Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’deki AK Parti Grup Toplantısı’nda en düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye çıkarıldığını belirterek, emeklilerin sorunlarının bildiklerini ifade etti. Erdoğan, enflasyon düştükçe alım gücünün artacağını vurgularken, "Emeklilerimiz başımızın tacıdır, taleplerine kulak vermeyi sürdüreceğiz" dedi. Nusaybin-Kamışlı sınır hattındaki bayrak provokasyonuna ilişkin ise, "Bayrağımıza uzanan o kirli elleri mutlaka bulacağız, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız" diyerek tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan emekli aylığı açıklaması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM’de düzenlenen AK Parti Grup Toplantısı’nda emeklilere yönelik düzenlemeler ve ekonomi politikalarına ilişkin önemli mesajlar verdi.

En düşük emekli aylığı açıklaması

Cumhurbaşkanı Erdoğan, en düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye yükseltilmesini öngören teklifin Meclis’te görüşülmeye başlandığını belirterek, düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte en düşük aylığın 3 bin 319 lira artacağını söyledi. Göreve geldiklerinde en düşük emekli maaşının 66 lira seviyesinde olduğunu hatırlatan Erdoğan, "Bugün en düşük emekli aylığı asgari ücretin yüzde 70’ini aşmış durumdadır" dedi.

Emeklilerin yaşadığı sıkıntıların farkında olduklarını vurgulayan Erdoğan, “Her talebi karşıladık iddiasında değiliz. Ancak emeklilerimiz bizim başımızın tacıdır. Taleplerine ve şikâyetlerine hiçbir zaman kulağımızı tıkamadık, bundan sonra da aynı hassasiyetle hareket edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Enflasyonla mücadele mesajı

Konuşmasında enflasyonla mücadeleye de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, enflasyon düştükçe vatandaşların alım gücünün artacağını söyledi. Türkiye’nin sadece ekonomik alanda değil, askeri ve diplomatik olarak da daha güçlü bir konuma taşınacağını belirten Erdoğan, “Milletimizin yaptığı fedakarlıkların boşa gitmeyeceği bir döneme giriyoruz. Bizim bir Türkiye Yüzyılı vizyonumuz var” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan emekli aylığı açıklaması - Resim : 1

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

Konuşmamın hemen başında bir hususu dikkatine getirmek istiyorum. Meclis çalışmalarımız yoğun bir tempoda devam ediyor. Muhalefetin tüm uzlaşmaz, hukuk tanımaz tavırlarına rağmen sabırlı ve sağduyulu şekilde hareket ediyoruz. CHP jet sosyetesinin ne devlet, ne millet ne de emeklilerle ilgili bir derdi olmadığını biliyoruz.

En düşük emekli aylığı

Milletimiz bizim samimiyetimizi de gayet iyi biliyor. Malum en düşük emekli aylığına 20 bin TL'ye çıkartan teklifin görüşülmesi başlandı. Teklifin yürürlüğe girmesiyle birlikte 3 bin 319 lira artışla 20 bin liraya yükselmiş olacak. Bu rakam göreve geldiğimizde sadece 66 liraydı. 40 dolara tekabül ediyordu. Kasım 2002'de asgari ücret 184 liraydı. Bugün en düşük emekli aylığı asgari ücretin en yüzde 70'ini aşmıştır.

"Her talebi karşıladık' iddiasında değiliz"

Bunları söylerken her talebi karşıladık iddiasında değiliz. Emeklilerin yaşadıkları her sıkıntının farkındayız. Şunu tüm emeklilerimizin bilmesini arzu ediyorum; emeklilerimiz bizim başımızın tacıdır. Emeklilerimizin taleplerine, şikayetlerine hiçbir zaman kulağımızı tıkamadık. Tam tersine bir kulağımız her zaman emeklilerimizde oldu. Bundan sonra da aynı hassasiyetle davranmaya devam edeceğiz.

"Enflasyon düştükçe alım gücü artacak"

Enflasyon düştükçe insanımızın alım gücü daha da artacak. Milletçe yıllardır yaptığımız fedakarlıklarının boşa gitmeyeceğini göreceğimiz bir döneme giriyoruz. Sadece ekonomide değil Türkiye'yi sadece ekonomide değil askeri ve diplomatik olarak da çok farklı bir konuma taşıyacağız. Biz meydanlar emeklilerimize şunu yapacağız diye söz verip işçisine maaş ödeyemeyenlere benzemeyiz. Biz göreve gelince rantçı olanlara da benzemeyiz. Bizim derdimiz, ilkelerimiz, prensiplerimiz var. Bizim Türkiye Yüzyılı vizyonumuz var.

"2002 yılında 45 lira burs ödemesi vardı"

Bunların kapsamlı değerlendirmesine geçmeden evvel, geçtiğimiz günlerde gençlerimize verdiğimiz iki müjdeyi buradan hatırlatmak arzusundayım. Bu müjdelerden ilki kredi ve burs oranlarında yaptığımız artışlar. 2002 yılında üniversite öğrencilerine ödenen burs ve kredi tutarı 45 liraydı. Bu ödemeler hem çok geç başlıyor hem de öğrenciye üç ayda bir veriliyordu. Biz zaman içerisinde hem ödemeleri aydan aya yapmaya başladık hem de burs ve kredi miktarını sürekli iyileştirdik. Sadece geçen yıl burs ve kredi desteği olarak üniversite öğrencilerimize 34 milyar 14 milyon lira ödeme yaptık.

2026 yılında kredi ve burslarda geçen seneye kıyasla yüzde 33 oranında artışa gittik. Böylece burs ve kredi rakamını lisans öğrencilerimizde 4 bin liraya, yüksek lisans öğrencilerimizde 8 bin liraya, doktora öğrencilerimizde 12 bin liraya yükselttik. Bir kez daha gençlerimize ve ailelerine hayırlı uğurlu olsun diyorum.

"3 milyon gencimiz istihdama kazandırılacak"

Bir diğer müjdemiz Gençliğin Üretim Çağı kısa adıyla GÜÇ programıdır. Önümüzdeki üç yılda 3 milyondan fazla gencimizi istihdama kazandıracak 445 milyar liralık devasa bir kaynağı bu programa tahsis edeceğiz. Böylece öğrencilerimizin erken yaşta nitelikli iş deneyimi kazanacağı, meslek liselerimizde okuyan gençlerimizin daha mezun olmadan güvenilir kanallardan iş hayatına yönlendirileceği, eğitim ve istihdam dışı gençlerimizin yeniden sisteme dahil edileceği, yeni mezunlarımızın ilk iş tecrübesinin risk olmaktan çıkacağı bir sistemi gençlerimizin istifadesine sunmuş olacağız.

Suriye ordusu ve SDG arasındaki çatışmalar

Komşumuz Suriye, ülkede birliği sağlamak adına yoğun bir mücadele veriyor. SDG denilen yapı ile geçen yıl 10 Mart'ta bir mutabakat imzalandı. SDG olumlu hiçbir adım atmadı. Mutabakata uymadığı gibi işgal ettiği topraklarda sivil ve askerlere saldırmayı sürdürdü. SDG denilen yapının uzlaşmaz tutumuydu. Tüm taraflara gerekli talkinlerde bulunduk. Krizin sıcak çatışmaya dönüşmemesi için her türlü çabayı gösterdik. Ancak SDG denilen yapının tavrında değişiklik olmadı. Suriye ordusu Ocak ayının ikinci haftasında son derece haklı ve meşru biçimde operasyonlar düzenledi. Türkiye olarak en başından itibaren toprak bütünlüğü korunmuş tek bir Suriye devletinin varlığını en güçlü şekilde savunduk. Türkiye'nin güney sınırlarında ayrılıkçı yapıya rıza göstermeyeceğimiz defalarca ilan ettik. Kardeş Suriye halkını gönülden tebrik ediyoruz. Dün varılan ateşkes anlaşmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz.

Nusaybin'deki bayrak provokasyonu

Terör örgütünün sıkıştığı bölgelerde varlığını devam ettirebilmesi zaten mümkün değildir. Bu aşamadan sonra provokasyonlara başvurmanın intihar anlamına geleceği çok çok açıktır.

Terör örgütünün zorla silah altına aldığı çocuk yaştaki militanlarıyla, baskı ve şiddet uygulayarak sahaya sürdüğü sivil insanlarla, dün Nusaybin-Kamışlı sınırında yaptığı gibi şanlı bayrağımıza alçakça saldırmak suretiyle burada bir netice alma imkanı kalmamıştır. Dün varılan anlaşmaya riayet ederek silahları bırakmak ve meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur.

Burada şunun da bilinmesinde fayda görüyorum. Bayrağımıza uzanan o kirli elleri muhakkak bulacak, bunun hesabını o hainlerden mutlaka soracağız. Milli Savunma ve Adalet bakanlıklarımız gerekli tahkikatları başlatmıştır. Soruşturmalar neticesinde ihmali veya kusuru olan kim varsa onlarla ilgili gereken yapılacaktır.

Trump ile telefon görüşmesi

Dün ABD Başkanı Sayın Trump'la verimli bir telefon konuşması gerçekleştirdik. Birçok kritik konuyu kendisiyle istişare ettik. İnşallah dünkü anlaşmanın uygulanmasıyla örgütün kontrolündeki topraklar özgür olacak.