Erdoğan: Sermaye piyasalarına güveni artırmak zorundayız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırımcıların korunmasının sermaye piyasalarının derinleşmesi açısından kritik olduğunu belirterek, manipülasyon ve dijital dolandırıcılıkla mücadelenin süreceğini söyledi. Erdoğan, finans ve yatırım ortamını güçlendirecek yeni düzenlemelerin yakında devreye alınacağını açıkladı.

Erdoğan: Sermaye piyasalarına güveni artırmak zorundayız

Jülide YİĞİTTÜRK GÜRDAMAR

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Atıl va­ziyette duran birikimle­rin üretime, yatırıma ve kalkın­maya yönelmesini istiyorsak sermaye piyasalarına güveni ar­tırmak zorundayız” ifadelerini kullandı. Finansal Okuryazar­lık Günü toplantısında konuşan Erdoğan, “Finansal ürün ve hiz­metlerden faydalanan yatırımcı ve tüketicilerimizin olası piyasa risklerine karşı korunabilmele­ri bizim temel önceliğimizdir. Bu noktada Sermaye Piyasası Kuru­lunun asli görevi olan düzenleme ve denetleme faaliyetlerini tam ve eksiksiz yerine getirmesi çok mühimdir. Reel sektörle bağını koparmayan, yalnızca refah de­ğil, değerle üreten gelir ve servet adaletsizliğini gideren bir finans piyasasının temin edilmesinde SPK'ya çok önemli sorumluluk­lar düşüyor” diye konuştu.

“Dişinden, tırnağından artır­dığıyla sermaye piyasalarında yatırım yapan vatandaşlarımı­zın istismar edilmesinin önü­ne geçilmesi kurulun asli iş kol­larından biri olmalıdır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunla­rı söyledi: “Doğası itibarıyla ser­maye piyasalarına yatırım veya işlem yapmak risklidir ama gö­zetime denetime düzenlemeye tabii alanlarda manipülasyon ve spekülasyona fırsat vermemek de düzenleyici kurumların vazi­fesidir. Eğer atıl vaziyette duran üretime yatırıma büyüme ve kal­kınmaya hiçbir katkısı olmayan birikimlerin, ekonomiye katma değer sağlayan alanlara yönel­mesini istiyorsak, sermaye pi­yasalarına güveni artırmak zo­rundayız. Bunun da yolu finan­sal okuryazarlığın artırılmasının yanı sıra yatırım ve tasarrufla­rın güven veren kanala, sisteme dahil edilmesi gerekiyor.

Vatan­daşımızın korku ve iyi niyetini istismar eden telefon dolandırı­cılarıyla nasıl tavizsiz mücadele ediyorsak dijital mecraları kulla­narak insanımızın birikimine el uzatan aç gözlülerle de aynı ka­rarlılıkla mücadele etmemiz ge­rekiyor. Diğer türlü ortaya sade­ce ekonomik değil toplumsal bir fatura çıkmaktadır. Sermayenin bu anlamda sorumluluklarını doğru araç ve tedbirlerle yerine getireceğine inanıyorum.”

Yüksek kazanç vadeden yapılar endişe verici

Erdoğan, yapay zekanın fi­nans piyasalarını dönüştürdü­ğü bir dönem yaşandığını belir­terek, “Tasarruf alışkanlıkların­dan yatırım kararlarına, dijital ödeme sistemlerinden, siber gü­venliğe, sanal kumar ve yasa dışı bahisten dijital finans tehditle­rine uzanan çok boyutlu bir tab­loyla karşı karşıyayız” dedi. Son yıllarda finansal sistemlerde ya­şanan dijital dönüşüm, fırsatla­rın yanı sıra tehditleri de bera­berinde getirdiğini kaydeden Erdoğan, “Özellikle sosyal med­ya ve dijital iletişim platformla­rı vasıtasıyla yayılan manipüla­tif içerikler, fiktif işlemler, kısa sürede yüksek kazanç vadeden yapılar, dünya genelinde endişe verici seviyelere ulaşmıştır. Ay­nı şekilde sahte yatırım tavsiye­leri, dijital dolandırıcılık ve pa­ravan hesap girişimleri ve daha nicesi yalnızca bireyleri değil, finansal sistemlerin itibarını da tehdit eden boyutlara ulaşmış­tır” diye konuştu.

Finansal farkındalığı artırmaya çalışıyoruz

SPK Başkanı Mahmut Sütçü, finansal okuryazarlığın toplum genelinde yaygınlaştırılması­nın ekonomik istikrar, tasarruf oranlarının artırılması ve ser­maye piyasalarının derinleşme­si açısından kritik önem taşı­dığını söyledi. 22 Mayıs’ın “Fi­nansal Okuryazarlık Günü” ilan edilmesinin bu alana verilen stratejik önemin güçlü bir gös­tergesi olduğunu belirten Sütçü, “Türkiye Yüzyılı vizyonunda fi­nansal piyasalarımızı daha güçlü hale getirmek için çalışmaları­mızı sürdürüyoruz” dedi. Sütçü, finansal okuryazarlığın yalnız­ca bireysel bilinç açısından de­ğil, reel sektörün sermayeye eri­şiminin kolaylaştırılması ve fi­nansal kapsayıcılığın artırılması bakımından da önemli rol oyna­dığını ifade etti.

Enerjide tam bağımsızlık ülkemizin ‘Kızılelma'sıdır

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Altını çizerek ifade etmek isterim ki savunma sanayisinde olduğu gibi enerjide tam bağımsızlık ülkemizin Kızılelma'sıdır. Türkiye bu hedefine doğru emin adımlarla yürümektedir. Bu yürüyüşün önünün kesilmesine de hiçbir surette müsaade etmeyecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Turkuvaz Medya’nın ortaklaşa düzenlediği 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'ne yaptığı konuşmada, bölgede son yıllarda yaşanan olayların bir taraftan enerji arz güvenliğinin ne kadar mühim olduğunu ortaya koyduğunu, diğer taraftan ülkeler arasındaki bağımlılık ilişkisinin ulaştığı seviyeyi de gösterdiğine dikkati çekti. Erdoğan, jeopolitik gerilimlerin artçı sarsıntılarının günlük hayatı, üretimi, turizmi, hava ulaşımını ve ekonomiyi vurmaya devam ettiğine işaret etti.

Bayraktar: Yeni bir enerji mimarisinin hazırlığı içindeyiz

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, dünyanın çok önemli bir enerji dönüşüm sürecinde olduğunu belirterek, "Türkiye olarak bu yeni dönemde ülkemiz için yeni bir enerji mimarisinin hazırlığı içindeyiz. Burada temel hedefimiz, Türkiye'yi enerjide dışa bağımlılığını bitiren, arz güvenliğini güçlendiren, bölgesel entegrasyonu artırmış, bir merkez ülke konumuna getirmek" ifadelerini kullandı. Bayraktar, son dönemde İran merkezli yaşanan savaşın enerji güvenliğinin önemini ve bu anlamda küresel ekonominin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğini kaydetti.

Şimşek: Yapay zeka okuryazarlığı kritik önemde

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, günümüzde yalnızca geleneksel okuryazarlığın yeterli olmadığını ifade ederek finansal okuryazarlığın yanında dijital okuryazarlık ve yapay zeka okuryazarlığının da kritik önem taşıdığını vurguladı. Şimşek, bazı ülkelerde vatandaşlara yapay zeka okuryazarlığı eğitimleri verilmeye başlandığını kaydederek vatandaşların artık son derece karmaşık bir finansal ekosistem içinde karar almak zorunda kaldığını ifade etti.

Bu kapsamda iki yıl önce Sermaye Piyasası Kurulu bünyesinde Finansal Okuryazarlık Platformu’nun hayata geçirildiğini belirten Şimşek, platformun bugün itibarıyla 1 milyondan fazla aktif kullanıcıya ve 45 milyonu aşan ziyaret sayısına ulaştığını açıkladı. Eğitim çalışmalarının yalnızca dijital platformlarla sınırlı tutulmadığını ifade eden Şimşek, toplumun farklı kesimlerine yönelik özel eğitim programlarının da sürdüğünü söyledi. Milli Eğitim Bakanlığı ile yürütülen çalışmalara değinen Şimşek, 24 Mart 2026 tarihinde Türkiye genelindeki ilkokul, ortaokul ve liselerde ilk ders zilinin finansal okuryazarlık eğitimi için çaldığını belirtti.

Yaklaşık 18 milyon öğrencinin aynı anda yaş gruplarına özel hazırlanan içeriklerle eğitim aldığını ifade eden Şimşek, bunun önemli bir adım olduğunu söyledi. Finansal bilincin erken yaşta kazanılmasının tasarruf kültürünü güçlendirdiğini vurgulayan Şimşek, hedeflerinin finansal bilinci yüksek, tasarruf eğilimi güçlü ve yatırım kültürü gelişmiş bireylerden oluşan bir toplum oluşturmak olduğunu dile getirdi.

Şimşek, özellikle sosyal medyada yayılan manipülasyonlara karşı bilinçli, kısa vadeli kazanç yerine uzun vadeli yatırımı önceleyen, risk ve fırsatları doğru analiz edebilen bireylerin önemine dikkat çekti. Finansal okuryazarlığın yüksek olduğu toplumlarda kaynakların daha verimli alanlara yönlendirildiğini belirten Şimşek, bunun makroekonomik istikrarı da güçlendirdiğini söyledi.

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL