Erdoğan'dan WEF katılımcılarına akşam yemeği

Başbakan yemekte, Türkiye'yi, güvenli bir liman olarak tüm girişimcilere ve dünyaya takdim ettiğini bildirdi

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

İSTANBUL - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Avrupa ve Orta Asya Toplantısı kapsamında, Swissotel'de, toplantıya katılan devlet ve hükümet başkanları onuruna akşam yemeği verdi.

Yemekte bir konuşma yapan Erdoğan, küresel planda ciddi bir finans kriziyle karşı karşıya bulunulan bu günlerde WEF İstanbul toplantısının zamanlamasının da fevkalade uygun olduğunu belirterek, burada ortaya çıkacak görüş ve önerilerden herkesin azami ölçüde istifade edeceğine inandığını söyledi. Burada kendisiyle birlikte bulunan bakanların ve diğer görevlilerin, toplantılar boyunca dile getirilen görüşleri, ortaya konulan tüm düşünceleri, fikirleri, yeni önerileri dikkatle dinleyeceklerini ve bunları gündemlerine alacaklarını aktaran Erdoğan, forumun, dünyanın farklı yerlerinde, aynı sorunlar üzerinde çalışmalar yürüten siyaset, kamu ve iş dünyasının seçkin temsilcileri arasında fikir alışverişi ve dayanışma duygusunun güçledirilmesi bakımından da faydalı olacağını umduğunu ifade etti.

Başbakan Erdoğan, WEF toplantılarının, siyasi liderlere, farklı bir platformda iş dünyasının temsilcilerinin yanı sıra akademi, medya, sivil toplum ve sanat kuruluşlarının temsilcileriyle de bir araya gelme imkanı sağladığına işaret etti. Etkili bir bölgeler arası işbirliği kurulmasıyla küreselleşmenin yararlarının azami hale getirilebileceği ve bu suretle oluşturulan fırsatların ülkeleri birbirine daha fazla yakınlaştıracağı inancını paylaştığını ve bu yönde gayret gösterdiklerini kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Bugün için karşı karşıya bulunduğumuz küresel finans krizinin bölgelerimizi etkilemesi de kaçınılmazdır. Ancak şu da bir gerçek ki kriz her ülkeyi aynı boyutta etkilemiyor. Bunun en önemli nedeni, ülkelerin dış dengelerinin, enerji bağımlılıklarının, mal ihraç ettikleri ülkelerin krizden etkilenme derecelerinin ve bunun yanında bankacılık sistemlerinin farklılık arz etmesidir. Bu çerçevede kamu otoritelerinin kendi ekonomilerinin zayıf ve güçlü yönlerini dikkate alarak, kendi ihtiyaçlarına uygun bir şekilde gerekli önlemleri almaları gerekiyor. Önümüzdeki dönemde yaşanmakta olan krizden alınacak ortak dersler çerçevesinde yeni politikaları tartışmak ve geliştirmek gerekecektir."

Erdoğan, bu anlamda öncelikle gelişmekte olan ülkelerdeki bankacılık sektörüne ve bankalara yeniden güvenin tesis edilmesi ve oluşan resesyon beklentilerinin sona erdirilerek, tekrar reel büyümeye odaklanılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.

"Krize birlikte karşı durmak, ortak menfaatimizin gereği"

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin Orta Asya, Orta Doğu, Balkanlar, Karadeniz ve Akdeniz'e komşu ülke olarak, bu geniş coğrafyadaki tüm meselelerle yakından ilgili olduğunu ifade ederek, Türkiye'nin sahip olduğu bu özel konumun gerektirdiği sorumlulukla bölge halklarının refahının artırılması yönündeki çalışmalara katkı sağlamaya gayret sarf ettiğini kaydetti. Belirsizlik, istikrarsızlık ve güvensizlik ortamını artık geride bırakmış olan Türkiye ekonomisinin, gerçekleştirilen bankacılık reformlarıyla güçlü bankacılık sistemine sahip bir ülke konumuna yükseldiğine işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Son dönemde ciddi mali güçlükler içerisine giren Batı ülkelerindeki bazı büyük bankaların aksine Türk bankalarının portföylerinde yüksek riskli yatırım enstrümanlarının oranı çok düşük seviyelerdedir. Ancak finans sektöründen başlayarak reel sektöre doğru uzanma eğilimindeki kriz, güçlü altyapısına rağmen Türkiye ekonomisini de belli ölçüde şüphesiz ki etkileyebilecektir. Bu etkinin derecesi, Türkiye'nin yoğun ekonomik ilişkiler içerisinde olduğu AB ve bölge ülkelerinin etkilenme derecesiyle yakından ilgili olacaktır. Bu bakımdan bu krize birlikte karşı durmak ve olası çözüm yolları için işbirliği içerisinde çalışmak ortak menfaatimizin gereğidir. Bölgenin güçlü ekonomileri arasında olan Türkiye ekonomisi, sahip olduğu direnç ve esneklikle küresel krize karşı sadece kendi tedbirlerini almakla kalmayacak, ortak çözüm yolları için her türlü işbirliğine de seve seve destek sağlayacaktır."