Hürmüz açılıyor, piyasalar barışı fiyatlıyor
Orta Doğu’da savaşın sona ermesine yönelik mutabakat, küresel piyasalarda risk algısını tersine çevirdi. Petrol sert düştü. Dolar zayıfladı. Borsada alımlar hızlandı. Türkiye’nin 5 yıllık CDS’i 225 baz puana inerek savaşın başladığı 28 Şubat’tan bu yana en düşük seviyesine geriledi. Piyasalar şimdilik barışı satın alıyor.
Dünya piyasalarının aylardır gözünü çevirdiği Orta Doğu hattında barışa yönelik haber akışı, küresel fiyatlamalarda yeni bir dönemin kapısını araladı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan, İran’ın karşı hamleleri ve Hürmüz Boğazı kaynaklı arz kesintisi endişeleriyle küresel ekonomiyi baskı altında tutan savaş sürecinde tansiyon düşerken, yatırımcıların risk algısı da hızla değişti. Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerin yeniden başlayacağına ve enerji sevkiyatında normalleşmenin kademeli olarak sağlanacağına yönelik beklenti, petrol başta olmak üzere emtia, döviz, tahvil ve hisse senedi piyasalarında sert hareketlere neden oldu. Savaş boyunca enerji fiyatları üzerinden yükselen enflasyon endişesi, dolar talebi ve faiz artışı beklentileri piyasaları baskı altında tutarken; barış mutabakatı sonrası ilk fiyatlama rahatlama rallisi şeklinde yorumlandı. Piyasalar şimdilik barışı satın alıyor. Petrol düşüyor, dolar zayıflıyor, borsalara para girişi hızlanıyor, Türkiye’nin risk primi geriliyor. Ancak bu fiyatlamanın kalıcı olup olmayacağı, Hürmüz Boğazı’nın ne kadar hızlı açılacağına, enerji akışının hangi takvimle normale döneceğine ve tarafların mutabakatı sahada ne ölçüde uygulayacağına bağlı olacak.
Petrol geri çekildi, enflasyon korkusu azaldı
Piyasalardaki ilk ve en güçlü tepki petrol fiyatlarında görüldü. Hürmüz Boğazı’nın trafiğe kapanmasıyla küresel petrol arzında yaşanan aksama riski, savaş boyunca Brent petrolü yüksek seviyelerde tutmuştu. Savaş öncesinde brent tipi petrol 27 Şubat 2026’da 72,48 dolar seviyelerindeydi. Savaşın devam ettiği günlerde 120 dolar seviyelerine yaklaşmış, 11 Haziran sonrasında 90 doların altına kadar inmişti. Barış açıklamalarıyla birlikte brent petrol dün gün içinde 82 dolar seviyelerine kadar geriledi. Sözlü barışa rağmen petrol savaş öncesi seviyenin hala yüzde 13’e yakın yukarısında. Jeopolitik risk priminin fiyatlardan çıkmaya başlamasıyla birlikte brent petrolde böylece sert düşüş yaşandı. Petroldeki geri çekilme enerji piyasasının yanında enflasyon açısından da önemli.
Altında yönü faiz beklentileri belirledi
Jeopolitik risklerin azalması altın üzerinde baskı yaratacağı beklentisini oluşturdu. Ancak son fiyatlamada altın, düşen dolar ve azalan faiz artışı beklentilerinden destek buldu. Spot piyasada altının ons fiyatı yüzde 2’nin üzerinde yükselerek 4 bin 315 dolar seviyesine çıktı. Savaş öncesinde 27 Şubat’ta ons altın 5 bin 247 dolar seviyesindeydi. 11 Haziran’da 4 bin 100 dolar seviyesinin altı görüldü. Barışla birlikte yeniden yönünü yükselişe çeviren sarı metal, yüzde 3’ün üzerinde yükselişle 4 bin 380 doların üzerine kadar çıktı. Gümüş de 70 dolar seviyesini aştı. Savaş öncesinde 94 dolar olan gümüş 120 doları gördü. Geçtiğimiz günlerde 62 dolar seviyesiyle hızlı bir düşüş serisine giren gümüş, yönünü yeniden yukarı çevirerek, yüzde 5 artışla 72 dolar seviyesine çıktı.
Dolar güvenli liman desteğini kaybetti
Jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte savaş döneminde güvenli liman olarak öne çıkan dolar değer kaybetti. Dolar endeksi 5 Haziran’dan bu yana en zayıf düzeylerine geriledi. Euro ve sterlin dolar karşısında güç kazandı. Japon yeni de dolar karşısında toparlanma çabasına girdi. Savaş öncesinde dolar/TL de oldukça hareketliydi. 27 Şubat’ta 43,92 lira olan dolar, 8 Haziran’da 46,10 liraya kadar çıktı. Zirve 46,36 lira olarak görüldü. Son birkaç gündür dolar/ TL 46,30 liranın altında seyretti. Savaş sürecinde yatırımcılar güvenli liman talebiyle dolara yönelmişti. Sydney merkezli ATFX Global’in baş piyasa stratejisti Nick Twidale, önümüzdeki birkaç seansta dolar üzerindeki baskının sürebileceğini belirtti
Bakırda güçlü artış görüldü
Savaşın sona ermesine yönelik haber akışı, yalnızca güvenli limanlarda değil, büyümeye duyarlı sanayi metallerinde de etkili oldu. Bakır fiyatları, küresel büyümeye ilişkin endişelerin azalması ve talep beklentilerinin güçlenmesiyle bir haftanın en yüksek seviyesine çıktı. Londra Metal Borsası’nda bakır ton başına 13 bin 883 dolara kadar yükseldi. Şanghay Vadeli İşlemler Borsası’nda da bakır fiyatlarında güçlü artış izlendi. Doların zayıflaması da dolar dışındaki para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından metalleri daha cazip hale getirdi. Piyasaların bundan sonraki odağı, savaşın fiilen sona erip ermeyeceği kadar merkez bankalarının bu yeni tabloyu nasıl okuyacağı olacak. Bu hafta Fed, Japonya Merkez Bankası ve Avustralya Merkez Bankası başta olmak üzere büyük merkez bankalarının faiz kararları takip edilecek.
Türkiye’nin risk primi savaş öncesine döndü
Küresel risk iştahındaki artış, Türkiye piyasalarına da olumlu yansıdı. Türkiye’nin 5 yıllık risk primi (CDS), 225 baz puana geriledi. Böylece CDS, 26 Şubat’tan bu yana en düşük seviyesini gördü. Savaşın başladığı 28 Şubat’tan sonra artan jeopolitik riskler Türkiye gibi gelişmekte olan ülke varlıkları üzerinde baskı oluşturmuştu. BIST 100 endeksi de barış beklentisinden destek aldı. Endeksin dolar bazında 309,5 puana çıkarak 18 Mayıs’tan bu yana en yüksek seviyesini test etti. Gelişmelerin yurt içinde güçlü fiyatlandı. Gün içinde endeks 15 bin puana yaklaştı.