Körfez, yatırım için Türkiye'yi yeterince tanımıyor

DEİK, Körfez ülkelerinin, Türkiye ile ilişkilerinin geleceğini değerlendirmek üzere bir anket çalışması yaptı

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

 

İSTANBUL - Körfez yatırımlarının istenen düzeye ulaşamamasında en önemli etken, Körfez ülkelerinin Türkiye'yi ve Türk ekonomisini yeterince tanımaması olarak görülüyor.

DEİK, küresel kriz sonrasında oluşan ortamda finansman arayışında olan ve yatırım çekmek isteyen ülkelerin ilgi odağı haline gelen Körfez ülkelerinin, Türkiye ile ilişkilerinin geleceğini üyelerinin görüşleriyle değerlendirmek üzere bir anket çalışması yürüttü.

Anket sonuçlarına göre, Körfez yatırımlarının istenen düzeye ulaşamama sebebi konusunda en yaygın düşünce, Körfez ülkelerinin Türkiye'yi ve Türk ekonomisini yeterince tanımadığına yönelik iken, katılımcıların ikinci sorunu, Körfez ülkelerindeki yatırımcıların Türkiye'nin sunduğu fırsatları diğer ülkelere göre daha az karlı görmeleri oldu.

Ankete yanıt veren DEİK üyelerinin büyük çoğunluğu, Körfez ülkeleri ile Karadeniz, Kafkasya, Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika gibi bölgelerdeki ülkelere ortak yatırım yapma potansiyelinin kullanılamadığını düşünüyor.

İşbirliğinin artması için yapılması gerekenler

Anket sonuçlarına göre Türk özel sektörü, Körfez ülkelerinde şunlar hayata geçirildiğinde başarılı sayılabilir:

"İhalelerde, Türk standartları ve firmaları Avrupa firmalarından farksız kabul edildiğinde, Türk bankalarından alınan teminat mektupları direkt ve araçsız teslim alındığında, karşılıklı ticaret anlaşmaları tam anlamıyla uygulamaya koyulduğunda, karşılıklı kazanç sağlama ilkesi dahilinde tarafların menfaatleri tam anlamıyla sağlandığında, karşılıklı ortak yatırımların ve 3. ülkelerde ortak yatırımların şu anki durumunu geride bıraktığında, Körfez ülkelerine yapılan ihracat, Türkiye'nin genel ihracatı içerisinde yüzde 50 pay alabildiğinde, dış ticaret konusunda karşılıklı olarak en sık iş yapılan 5 ile 10 ülke arasına girildiğinde, Türkiye müteahhitlik hizmetlerinde ilk 3 arasında yer alabildiğinde, doğrudan yatırım (FDI) oranlarında geçmiş senelere göre artış gözlendiğinde, bölge iş adamları arasında networking ve bilgi alışverişini sağlayacak bir iletişim ağı kurulduğunda, değişik sektörlerde ilk 3 yıl içinde Türkiye'nin yıllık ihracatının en az yüzde 20'si oranında iş hacmi yakalandığında, yatırım projelerinden Türk şirketlerinin aldıkları pay ve direkt ihracat rakamları bu ülkelerin ticaret partnerleri sıralamasında Türkiye'yi üst sıralara taşıdığında, bölgede aktif ve düzenli ticari partnerler oluşturulup yurt dışında yapılan faaliyetlerin veya yurt dışına yapılan satışların yüzde 25-30'u, bu bölgedeki ülkelerle yapılmaya başlandığında, Körfez sermayesinin rengini farklı göstermek isteyen medyanın ve çevrelerin, bu sermayeye siyasi bakmayıp normal ticari olarak bakması sağlandığında, Körfez sermayesinin yurt dışında gerçekleştirdiği yatırımlarda Türkiye en az yüzde 5 pay aldığında, AB ile yakalanan dış ticaret rakamlarına ulaşıldığında."