Körfez'den kaçan 'altın' yeni rotasını arıyor
Orta Doğu ve Körfez'i sarsan savaş Türkiye için yeni fırsatlara işaret ederken, kuyum ve mücevher sektörünün yeni rotası Dubai'den İstanbul'a kayabilir. Sektörün krizin getireceği yeni fırsatlara hazırlandığını belirten İstanbul Kuyumcular Odası (İKO) Başkanı Mustafa Atayık, bunun değerlendirilebilmesi için bazı düzenlemeler yapılması gerektiğini, bu sayede de Türkiye'nin mücevherde güçlü ihracatçı konuma geçebileceğini söyledi.
Orta Doğu'da devam eden savaş Körfez'i ve bölgedeki yatırımları derin bir belirsizlik içinde bırakırken piayasaları da altüst etti. Pek çok sektörün geleceği savaşla birlikte şekillenirken Körfez'den kaçan yatırımcılar Türkiye için yeni fırsatların habercisi olabilir.
Rota Türkiye'ye kayıyor
İstanbul Kuyumcular Odası (İKO) Başkanı Mustafa Atayık, Türkiye'nin izlediği tarafsız politika ve jeopolitik konumuyla ateş çemberinin dışında kaldığına dikkat çekerken, Orta Doğu ve Körfez'den tedarik sağlayamayan küresel alıcıların rotayı Türkiye'ye çevirebileceğini söyledi.
İstanbul, Dubai'ye alternatif olabilir
Son günlerde bunun işaretlerini almaya başladıklarını belirten Atayık, tüm sektörler gibi altın takı ve mücevherde de yeni fırsatları oluşabileceğini özellikle İstanbul'un yüksek potansiyeliyle Dubai’ye alternatif olabileceğini ifade etti.
Dubai'nin mücevherde önemli partneri bir ticaret ortağı olmasının yanı sıra dünya mücevher ticaretinin yüzde 20’sinden fazlasını tek başına karşıladığını hatırlatan İKO Başkanı, Dubai'de savaş nedeniyle mücevher pazarındaki işlemlerin sınırlı yapıldığını belirterek savaş bitse de yatırımcı için güven ortamının oluşmasının uzun zaman alacağını kaydetti.
Sektör fırsatlara hazır ancak düzenleme şart
Sektörü rahatlatacak düzenlemelerin gözden geçirilmesi halinde savaşın Türk kuyumculuk sektörü için yeni fırsatlar sunabileceğine işaret eden Atayık, bu fırsata da hazırlıklı olduklarını ancak beklenti ve taleplerinin de olduğunu dile getirdi.
Atayık, sektörün dünyanın ilk AVM’si kabul edilen kuyumculuğun ticaret merkezi Kapalıçarşı, Kuyumcukent, Vizyon Park, Elmas Kule, Atelier ve İkitelli’deki Model Kuyum Merkezi ile bölgenin kuyumculuk merkezi için en güçlü aday olduğundan bahsetti.
Ham maddeye uluslararası fiyattan ulaşma talebi
Kuyumculuk ve mücevherat sektörünün ham madde olarak ihtiyacı olan kıymetli maden ve kıymetli taşlara uluslararası fiyattan kolayca ulaşılmasını sağlayacak mekanizmaların geliştirilmesinin faydalı olacağını belirten Atayık, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Ülkemizdeki altın kotasına yönelik düzenlemeler nedeniyle dünya ile oluşan, bazı dönemlerde kilogram fiyatında 10 bin doları bulan, ons fiyat farkı var. Bu düzenleme Türkiye’nin en katma değerli ihracatına imza atan mücevherde ihracatı zorlaştırıyor. Mevcut uygulamalar yüzünden daha birkaç yıl önce dünya mücevher ticaretinin yüzde 7-10’unu yapan ve ihracatta dünya liderliğine koşan sektörümüz, ne yazık ki ihracatçı kimliğinden hızla sıyrılarak ithalatçı bir ülke olma yolunda ilerliyor.
Altındaki kota kısıtlaması
Altındaki kota kısıtlamasından hem üretici firmalarımızın sektördeki istihdamı olumsuz etkilendi hem de ülkeye önemli döviz kazandırdığımız ihracat kalemimiz bu süreçte yara aldı. İşlenmemiş altın ithalatı girişi azalmış gözükse de bitmiş takı ithalatının artması yerli ve milli üretimi negatif etkiledi, sektörümüzün geleceğiyle ilgili soru işaretlerini artırdı."
Made in EU projesi
İKO Başkanı Atayık, Türk kuyumculuk sektörü ve diğer sektörlerin önünde tarihi fırsat olabileceğine dikkati çekerek, "Gazi Meclisimizin yüzde 20 ÖTV konusundaki kararı Torba Yasa'dan çıkarması, 40 bin işletmeden oluşan tüm kuyumculuk sektörümüz adına memnuniyetle karşılanmıştır. Bu önemli kararın sektörün önde gelen pazarlama platformlarından biri olan İstanbul Mücevher Fuarı sürecinde alınması ayrı bir motivasyon kaynağı olmuştur." ifadelerini kullandı.
Sektör için Ticaret Bakanlığı tarafından da desteklenen "Made in EU" projesi üzerinde de çalıştıklarını dile getiren Atayık, şunları kaydetti:
"Ülkemizin Avrupa, Orta Doğu ve Asya merkezinde kuyumculuk ve mücevherat sektörünün merkezi olmasının getireceği avantajların yanı sıra sektör firmalarımızın gelişimini, pazar genişlemesini, kalitesini tescillemesini sağlayacak bu projenin de değerli olduğuna inanıyoruz. Made in EU projesiyle Türk kuyumculuk sektörü, AB pazarı içinde 'AB Üretim Zinciri' içinde yer alma avantajı, Avrupa markaları için 'Yakın Üretim Merkezi' olma fırsatı avantajı, Türk mücevheratının 'AB’de Algı ve Pazarlama gücünü' artırma avantajı ve Avrupa markalarıyla ortak üretim avantajı yakalayacaktır."
Altın satışında "Kuyum Ticareti Yetki Belgesi" dönemiEkonomi