Küresel piyasalarda tahvil alarmı: Faizler onlarca yılın zirvesinde
Küresel tahvil piyasalarında satış dalgası büyürken ABD'den Avrupa ve Japonya'ya kadar devletlerin borçlanma maliyetleri onlarca yılın zirvesine çıktı. Yüksek enflasyon, devasa kamu borçları ve faiz artışı beklentilerinin beslediği dalga borsalardan konut kredilerine ve döviz piyasalarına kadar yayılırken, yatırımcıların gözü kritik ABD istihdam verisine çevrildi.
Küresel tahvil piyasalarında satış baskısı hızlanırken gelişmiş ülkelerin borçlanma maliyetleri onlarca yılın en yüksek seviyelerine çıktı. Yüksek enflasyon, merkez bankalarının faiz artırımlarına devam edebileceği beklentisi ve büyüyen kamu borçları ABD'den Avrupa'ya ve Japonya'ya kadar tahvil faizlerini yukarı taşıyor.
ABD'de 24 yılın zirvesi
Satış dalgasının merkezinde ABD bulunuyor. Beklentileri aşan ikinci çeyrek büyüme verileri ile tüketim harcamalarının güçlü kalması, ekonominin "aşırı ısınabileceği" ve Fed'in sıkı para politikasını sürdürebileceği endişelerini artırdı.
ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,34'e çıkarak 2002'den bu yana en yüksek seviyesini gördü. Faiz, üçüncü çeyrekte yaklaşık 90 baz puan yükselerek bu yüzyılın en sert çeyreklik artışını kaydetti. Piyasaların gözü şimdi işsizliğin yüzde 4,1'de kalmasının beklendiği ABD istihdam raporunda.
Konut kredilerinden borsalara kadar etkiliyor
Tahvil faizlerindeki yükseliş yalnızca finansal piyasalarla sınırlı kalmıyor. ABD'de 30 yıllık konut kredisi faizi 2025 başından bu yana ilk kez yüzde 7'nin üzerine çıktı.
Uluslararası Finans Enstitüsü verilerine göre büyük ekonomilerin faiz giderleri, yapay zeka, savunma ve temiz enerji alanlarının her birine yapılan küresel yatırımları geride bırakmış durumda.
ABD'nin toplam borcunun 40 trilyon doları aşması da endişeleri artırıyor. Almanya dışındaki G7 ekonomilerinde kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 100 veya üzerinde bulunuyor.
Yapay zeka da tahvil faizlerini etkiliyor
Tahvil piyasasındaki arz baskısını artıran bir başka unsur ise yapay zeka yatırımları. Dünyanın en büyük beş teknoloji şirketi, veri merkezlerini finanse etmek amacıyla bu yıl 220 milyar dolarlık tahvil ihraç etti. Artan finansman ihtiyacı, sermaye rekabetini güçlendirerek faizler üzerinde ilave baskı oluşturuyor.
Avrupa ve Japonya'da da faizler yükseliyor
Satış dalgası küresel çapta etkili oluyor. İngiltere'nin 30 yıllık tahvil faizi yüzde 6'yı aşarak 1998'den bu yana ilk kez bu seviyeye çıkarken, Fransa'nın 10 yıllık tahvil faizi 2002'den beri en yüksek seviyesine ulaştı. Japonya'da da tahvil faizlerinde onlarca yılın zirveleri görüldü.
Fransa ile Almanya'nın 10 yıllık tahvil faizleri arasındaki fark ise 130 baz puana yükseldi. ING, farkın 150 baz puana kadar çıkabileceğini değerlendiriyor.
Tahvil piyasasındaki baskının sürmesi halinde etkilerin borsa ve kredi piyasalarının yanı sıra döviz tarafında da belirginleşebileceği belirtiliyor. Euro/dolar paritesinde 1,110 seviyesine doğru gerileme riski öne çıkarken, analistler kalıcı rahatlama için enflasyon ve kamu borcu kaynaklı baskıların azalması gerektiğine işaret ediyor.