Meyvenin suyunu çıkaramadık

Son 5 yılda Türkiye meyve suyu sektörünün ihracatı yüzde 113 artarak 103,7 milyon dolardan, 221 milyon dolara sıçradı. Türkiye'nin meyve suyu tüketimi ise bir çok ülkenin gerisinde kaldı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME





ANKARA - Meyve Suyu Endüstrisi Derneği (MEYED) Genel Sekreteri Ebru Akdağ, Türkiye'nin ürettiği 16,3 milyon ton meyve ile dünyada meyve üretiminde 6. sırada olduğunu, dünya meyve üretiminin yaklaşık yüzde 3'ünü karşıladığını belirterek, "Dünya meyve suyu ve konsantresi ihracatı 13 milyar dolarken, meyve cenneti Türkiye'nin buradaki payı yüzde 1,6" dedi.

Akdağ, Türkiye'nin, dünyada kayısı ve vişne üretiminde birinci, nar üretiminde üçüncü, elma ve domates üretiminde dördüncü, şeftali ile üzüm üretiminde ise altıncı sırada yer aldığını söyledi. Akdağ, "tarım arazilerinin çarpık yapısı, büyük meyve bahçeliğinin ve sanayiye yönelik üretimin olmaması, yüksek enerji maliyetleri gibi engeller nedeniyle meyve suyu sanayinin uluslararası platformda olması gerekenin çok altında bir yere sahip olduğu" görüşünü ifade etti.

Meyve suyu sektöründe işlenen meyvelerin çeşitleri her geçen yıl artsa da sektörde en çok işlenen meyvelerin yerini koruduğunu anlatan Akdağ, işlenen başlıca 6 meyvenin elma, şeftali, kayısı, vişne, portakal ve nar olduğunu, bunları son dönemde, ihracat şansı artan siyah havuç ve üzümün izlediğini kaydetti. Meyve sularının daha çok, paketleme ve nakliye aşamasındaki avantajları nedeniyle konsantre olarak ihraç edildiğini belirten Akdağ, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin meyve suyu ihracatı 1970 yılında 6 ton gibi sembolik bir miktarla başladı, gelişen meyve suyu pazarıyla beraber 2000'li yılların başından 2008 yılına kadar olan dönemde, 160 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaştı. 2008 yılında dünyada yaşanan ekonomik kriz sonucunda 2008 ve 2009 yıllarındaki ihracatımızda yüzde 20'lik daralma oldu. Bu durgun dönemi yatırımlarla değerlendiren meyve suyu sanayisi, global krizin olumsuz etkilerinin silinmeye başlamasıyla 2010'da yaklaşık yüzde 65 oranında sıçrayışla 174 milyon dolarlık ve 2011 yılında ise yüzde 27'lik artışla 221 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

Son 5 yılda Türkiye meyve suyu sektörünün ihracatı yüzde 113 artarak 103,7 milyon dolardan, 221 milyon dolara sıçradı. Potansiyeli göz önünde bulundurulduğunda hak ettiği seviyelerin çok altında olsa da katma değeri çok yüksek olan bu sektörün ihracatı istikrarlı büyümesini sürdürüyor. Günümüzde dünya meyve suyu ve konsantresi ihracatı 13 milyar dolarken, meyve cenneti Türkiye'nin buradaki payı yüzde 1,6."

"Türkiye'nin ihracatında en önemli kalemi elma suyu"

Dünya meyve suyu ticaretindeki en büyük payı her zaman portakal ve elma suyunun aldığını, Türkiye'nin meyve suyu ve konsantresi ihracatında ise en önemli kalemi elma suyunun oluşturduğunu ifade eden Akdağ, "Toplam elma suyu ihracatımız 2011'de 108 milyon dolar olarak gerçekleşti, toplam meyve suyu ihracatımızın yüzde 47'sini oluşturdu. Vişne, kayısı, şeftali ve sebze suları gibi kalemlerin de bulunduğu 'diğer meyve ve sebze suları' ihracatı ise 2011 yılı itibariyle 93 milyon dolara yükseldi. Bu iki kalem, toplam ihracatımızın yaklaşık yüzde 90'ını oluşturuyor" dedi.

Meyve suyu ihraç edilen ülke sayısının 151'e ulaştığını anlatan Akdağ, Türkiye'nin meyve suyu ihracatında en önemli pazarının Avrupa ülkeleri olduğunu, geçen yıl meyve suyu ihracatı yapılan ilk üç ülkenin sırasıyla Almanya, Hollanda ve İngiltere olduğunu, bu ülkeleri ABD, Belçika ve İtalya'nın izlediğini söyledi. Almanya'ya yapılan ihracatın, değer bazında toplamın yüzde 46'sını oluşturduğunu belirten Akdağ, öte yandan İngiltere ve Belçika'ya gerçekleştirilen ihracatta sırasıyla yüzde 170 ve yüzde 512 gibi rekor artış yaşandığını ifade etti. Akdağ, "Meyve suyu sanayi her zaman dış ticaret fazlası vermektedir ve ilerideki dönemde de dış ticaret dengesinin ihracat lehine gelişmesi beklenmektedir. Son 5 yıllık dönemde Türkiye meyve suyu sanayinin dış ticaret fazlası yüzde 139 oranında artarak 191,8 milyon dolara ulaştı" diye konuştu.

"Kişi başına tüketim yıllık 9 litre"

Türkiye'de meyve suyu ve meyve nektarı tüketiminin kişi başına yıllık ortalama 9 litre civarında olduğunu, bunun yaklaşık 8 litresini meyve nektarının oluşturduğunu belirten Akdağ, Türkiye'de meyve suyu ve meyve nektarı tüketiminin son 10 yılda 3,4 kat büyüdüğünü, 2011 yılı büyümesinin ise yüzde 9 civarında gerçekleştiğini söyledi. Meyve suyu ve meyve nektarı tüketiminin AB ile Amerika'daki tüketim değerlerinin oldukça altında olduğuna dikkati çeken Akdağ, şunları kaydetti: "Avrupa'da kişi başına düşen yıllık ortalama meyve suyu ve nektarı tüketimi 23 litre civarında olup, ülkemizdeki tüketimin 2,6 katı. Ayrıca Avrupa'daki gelişmiş pazarlarda tüketim oranları, bu ortalamanın da çok üzerinde. Avrupa'daki doymuş pazarın tersine, Türkiye meyve suyu pazarı hızla büyümektedir ve sağlıklı beslenme trendinin de etkisiyle, tüketim bilincindeki gelişmelere paralel olarak ülkemizdeki tüketimin de artmaya devam etmesi  beklenmektedir."
Türkiye'deki meyve suyu tüketiminin düşük seviyelerde seyretmesinin en önemli nedenlerinin başında, tüketicilerin yeterli bilgi sahibi olmaması nedeniyle edindikleri yanlış ön yargılar ve alım gücünün geldiğini ifade eden Akdağ, "Bu nedenle sağlıklı beslenme trendinin ve tüketim bilincinin daha çok hakim olduğu, alım gücünün ise daha yüksek olduğu İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa gibi illerde tüketim daha yüksektir. Yüzdesel dağılıma baktığımızda, en ön sırada Marmara Bölgesi'nin geldiğini bu bölgeyi Ege ile İç Anadolu bölgelerinin izlediği görülmektedir. Ülkemiz genelinde tercih edilen tatlar şeftali, vişne ile kayısı, en çok tüketilen kategori de meyve nektarı" diye konuştu. Akdağ, meyve suyu ve nektarı tüketiminin kişi başına yıllık ortalama AB ülkelerinde 23 litre, Kanada'da 52 litre, ABD'de 45 litre, Almanya'da 39 litre civarında olduğunu belirterek, Dünya Sağlık Örgütü'nün sağlıklı bir yaşam için günde 5 öğün meyve ve sebze tüketilmesini önerdiğini anımsattı.
 

Bu konularda ilginizi çekebilir