“Sanayide kârlılıklar aşındı” diyen iş dünyası: İstihdam ve maliyet yüküne destek lazım
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan yeni vergi düzenlemeleri ve “Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı”, iş dünyasının temsilcileri tarafından Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracak stratejik bir hamle olarak karşılandı.
Nurdoğan A. ERGÜN
nurdogan.arslan@dunya.com
Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nı değerlendiren iş dünyası temsilcileri kurumlar vergisi oranının imalatçı ihracatçılar için yüzde 20’den yüzde 9 seviyesine çekilmesi ve yatırım süreçlerini tek merkezden yönetecek modeli, özellikle genç girişimciler ve yabancı yatırımcılar için bir dönüm noktası olarak değerlendirdi. İş dünyası temsilcileri, bu reformist yaklaşımın üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejisine taze kan sağlayacağı konusunda hemfikir. Ancak iş dünyası temsilcileri, ihracatta önemli bir kesimin son iki yıldır kâr üretemediğine işaret ederek, kârı olmayan firma için vergi indirimi yansımasının da sınırlı kalacağını düşünüyor. İş dünyası temsilcilerine göre, bu adımların sürdürülebilir bir başarıya dönüşmesi için maliyet ve istihdam yüklerini hafifletecek tamamlayıcı yapısal destekler şart.
İTHİB eski Başkanı Ahmet Öksüz: Döviz dönüşümü, vergiden daha kritik bir destek
İhracatçılara yönelik kurumlar vergisi indirimini desteklediklerini belirten İTHİB önceki dönem Başkanı Ahmet Öksüz, tekstil ve hazır giyim sektörünün yüksek maliyet kıskacında olduğunu hatırlatarak, istihdam desteğinin 5 bin TL’ye, döviz dönüşüm desteğinin ise %5’e çıkarılması gerektiğini savundu. Öksüz, tekstil ve hazır giyim gibi emek yoğun sektörlerin rekabet gücünü koruyabilmesi için vergi indiriminin “tamamlayıcı teşviklerle” güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Kurumlar vergisi indiriminin doğrudan kârlılıkla bağlantılı olduğunu hatırlatan Öksüz, sektörün mevcut durumunu şu sözlerle özetledi: “Sektörümüzün şu anki temel sorunu yüksek maliyetlerden kaynaklanan kârsızlık. Bu karar, ne yazık ki kârsızlık sorununa doğrudan bir çözüm sunmuyor. İstihdam desteğinin artırılması gerekiyor. Umarım yılın ikinci yarısında uygulamada olan 3 bin 500 TL’lik destek en azından 5 bin TL’ye çıkarılır. ” İhracatçının döviz yükümlülükleri ve kur baskısına karşı korunması gerektiğini ifade eden Öksüz, döviz dönüşüm desteğinin tekstil ve hazır giyim sektörüne özel olarak yüzde 5’e çıkarılmasını talep etti. Ahmet Öksüz, döviz dönüşüm desteğindeki artışın tekstil sektörü için vergi indiriminden çok daha büyük bir operasyonel önem taşıdığını belirterek, maliyet artışları altında ezilen üreticinin bu yolla bir nebze olsun nefes alabileceğini ifade etti.
TİM Tekstil ve Hammaddeleri Sektör Konseyi Başkanı A. Fikret Kileci: Vergi ödemek için önce para kazanmak gerekir
GAİB eski dönem Başkanı ve TİM Tekstil Sektör Kurulu Başkanı A. Fikret Kileci, yeni vergi düzenlemelerini değerlendirirken ihracatçının kârlılık sorununa dikkat çekti. “Şu an birkaç sektör dışında kimse para kazanamıyor” diyen Kileci, “Mevcut sistem, pazar kaybetmemek için verilen bir dayanma savaşına dönüştü. Daha radikal destekler şart” dedi. Atılan adımların teoride kıymetli olduğunu belirten Kileci, sahadaki gerçekliğin “vergi indiriminden yararlanabilecek bir kârlılık” tablosundan uzak olduğunu söyledi. Vergi indiriminin ancak kâr eden işletmeler için bir teşvik unsuru olabileceğini hatırlatan Kileci, “Elbette ihracatın desteklenmesi adına atılan her adım çok kıymetli. Ancak vergi ödemek için önce para kazanmak gerekir. Şu anda iki üç sektördeki sınırlı sayıda ihracatçı dışında kimse para kazanamıyor” dedi. İhracatçıların ve üreticilerin kâr etmekten ziyade, yıllardır emek verdikleri pazarları rakiplerine kaptırmamak için “sistemi yüzdürdüklerini” ifade eden Kileci, şu tespiti yaptı: “Bu bir kâr etme dönemi değil, bir var olma mücadelesi.” Mevcut desteklerin sektörü ayağa kaldırmaya yetmeyeceğini savunan Kileci’nin çözüm önerileri şöyle: “Faiz ve kur desteği ile ihracatçının üzerindeki maliyet yükünün hafifletilmesi.”
TGSD Başkanı Toygar Narbay: Paket kıymetli ama hedef günü kurtarmak olmamalı
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay, imalatçı ve ihracatçılar için kurumlar vergisinin yüzde 9’a düşürülmesini “doğru yönde bir adım” olarak niteledi ancak “Hasar büyük, vergi indirimi tek başına yaraları sarmaya yetmez, istihdam ve finansman desteğiyle tahkim edilmeli” açıklamasını yaptı. Vergi indiriminin nakit akışı için kıymetli olduğunu belirten Narbay, sektörün 2022–2025 döneminde yaşadığı sermaye erimesini telafi etmek için daha kapsamlı bir destek paketine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. Son yıllarda uygulanan yüksek faiz ve baskılanan kur politikasının sanayicinin kârlılığını aşındırdığını hatırlatan Narbay, düzenlemenin sınırlarına şöyle dikkat çekti: “Bugün verilen destek kıymetli ancak çok sayıda firma kârlılığını kaybettiği için bu indirimden fiilen beklenen ölçüde yararlanamayacak. Vergi indirimi, sadece kâr edebilen firmalara nefes aldırır. Bu durum, düzenlemenin mutlaka başka enstrümanlarla desteklenmesi gerektiğini gösteriyor.” Sanayinin yeniden yatırım yapabilir hale gelmesi için bozulan bilançoların onarılması gerektiğini belirten Narbay, şu çözüm önerilerini sundu: “3 bin 500 TL’lik istihdam desteği, bölgesel gelişmişlik düzeyine göre 6 bin TL’ye kadar çıkarılmalı ve kullanım şartlarında yüzde 5 tolerans tanınmalı. İhracat bedellerinin dönüşüm desteği yüzde 3’ten yüzde 10’a yükseltilmeli. Reeskont faizleri politika faizinin yarısına çekilmeli, faiz tahsilatı dönem başında değil sonunda yapılmalı. İhracatçının en büyük engellerinden biri olan teminat mektubu sorunu Kredi Garanti Fonu (KGF) aracılığıyla çözülmeli. Vergi indirimi, istihdamı koruyacak ve rekabetçiliği artıracak bütüncül bir çerçeveye oturtulmalı.”
ZÜCDER Başkanı ve İKMİB YKÜ Burak Önder: Düzenleme değerli ama sanayici yorgun
Züccaciye Derneği (ZÜCDER) Başkanı ve İstanbul Kimya ve Kimyevi Maddeler İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Üyesi Burak Önder, reel sektörün 3 yıldır süregelen krizler nedeniyle “nefes darlığı” yaşadığını belirterek, sanayiciyi koruyacak ek önlemlerin şart olduğunu vurguladı. Yapılan hamlelerin gelecekte meyve vereceğini de ifade eden Önder, ancak kısa vadeli nakit ve finansman sorunlarına dair uyarılarda bulundu. Yeni vergi kolaylıklarının özellikle kârlılığını sürdürebilen az sayıdaki sektör için can suyu olacağını belirten Önder, genel tabloda durumun daha komplike olduğunu ifade ederek, “Bu düzenleme bugünün özelinde sadece kâr üretebilen sektörlerin nakit akışına dokunacak. Lakin sanayici ve ihracatçılarımızın önemli bir bölümü son iki yıldır kâr üretemiyor. Dolayısıyla kârı olmayan firma için vergi indiriminin kısa vadeli yansıması da sınırlı kalıyor” dedi. Türk reel sektörünün kriz yönetme reflekslerinin güçlü olduğunu hatırlatan Önder, mevcut dönemin sıra dışı uzunluğuna dikkat çekti. Önder, “Reel sektör olarak 6-12 aylık kriz döngülerine alışkınız. Ancak hem küresel piyasalardaki durgunluk hem de iç pazardaki dinamikler nedeniyle 3 yıldır kesintisiz bir mücadele içindeyiz. Bu uzun soluklu kriz süreci sanayicimizi ve ihracatçımızı çok yordu, yormaya da devam ediyor” dedi. Önder, şu çağrıda bulundu: “Atılan bu değerli adımların yanına, Türk sanayicisini ve ihracatçısını koruyacak, finansmana erişimi kolaylaştıracak ve rekabet gücünü tahkim edecek ek düzenlemeler muhakkak eklenmeli.”
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: Doğru zamanda ve doğru yönde atılmış adımlar
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, düzenleme için “Dünyanın içinden geçtiği bu çalkantılı dönemde, Türkiye’yi üretim ve yatırımlar için öne çıkartacak bu düzenlemeler, doğru zamanda ve doğru yönde atılmış adımlar” dedi. Hisarcıklıoğlu, “İhracatımızın üzerindeki kamusal yüklerin azaltılmasına yönelik olarak getirilecek olan kurumlar vergisi oranındaki indirimi çok değerli buluyoruz. Tek Durak Büro uygulamasıyla, çok daha yatırımcı dostu bir yapının kurulmasını bekliyoruz. Küresel ekonomideki riskleri göz ardı etmeden, fırsatlara odaklanır ve bunları değerlendirebilirsek, buradan yeni bir atılım süreci başlatabiliriz” dedi.
TÜGİAD Başkanı Gürkan Yıldırım: Düzenleme genç girişimciler için bir sıçrama başlatacak
Türkiye Genç İş İnsanları Derneği (TÜGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Yıldırım, “Tek Durak Büro” modeline değinerek, “Entegre yapı sayesinde, yatırımcılarımızın enerjisini bürokrasiye değil, üretime ve inovasyona harcayacağı yeni bir döneme giriyoruz. İş dünyasının önünü açan bu reformist yaklaşımın, nitelikli istihdam ve teknoloji odaklı üretimle taçlanacağına inancımız tam” değerlendirmesinde bulundu.
TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Kestelli: Sürdürülebilir büyümede kilit rol oynayacak
TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Işınsu Kestelli, yapılan düzenlemenin Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşması için önemli olduğunu ifade etti. Yeni düzenlemeleri memnuniyetle takip ettiklerini ifade eden Kestelli, “Uzun süredir dile getirdiğimiz ekonomide yapısal dönüşüm ihtiyacına katkı verecek bu adımlar, Türkiye’nin yatırım iklimini iyileştirmesi muhtemel, önemli bir eşiği temsil ediyor” ifadelerini kullandı.
Turizmciler, KDV ve kurumlar vergisi desteği istiyor
Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı, Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, turizmcilerin, Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı kapsamında açıklanan ve bazı vergi düzenlemelerini de içeren program da diğer sektörlerle birlikte desteklenmedikleri için kırgın olduklarını açıkladı. İşler, turizm sektörünün yıllardır tüm olumsuz koşullara rağmen ekonomiyi dengeleyen ve devlete en çok katkı veren sektörlerden biri olduğuna dikkat çekerek “Döviz kazandıran sektörlerin eşit desteklenmesi gerekir. Türkiye turizmi 2025 yılında 65 milyar 231 milyon dolar gelir ve 63 milyon 941 bin ziyaretçi ile Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı” dedi. Turizm sektörünün KDV muafiyetinden de yararlanamadığını söyleyen İşler, şöyle devam etti: “Yüksek finansman maliyetlerinin ve maliyet baskılarının aşırı olduğu bir dönemde, turizme sağlanacak KDV muafiyeti ve kurumlar vergisi desteği sektöre can katacak, krizlere karşı direncini artıracak ve yatırımların devamlılığını sağlayacak. Turizmciler olarak, turizm sektörünün hizmet ihracı yapan ve yüksek döviz girdisi sağlayan bir sektör olarak değerlendirilmesini ve vergi teşviklerinden yararlandırılmasını talep ediyoruz.”