Savaş sona erdi, milyarlarca dolarlık fatura ortada kaldı
ABD ile İran arasında dört ay süren savaşı tarafların imzaladığı anlaşmayla sona erereken gözler çatışmanın bilançosuna çevrildi. ABD Başkanı Donald Trump savaşın ardından ülkenin daha güçlü hale geldiğini savunsa da ortaya çıkan tablo, milyarlarca dolarlık maliyet, yükselen enflasyon, eriyen petrol rezervleri ve zayıflayan tüketici güveniyle farklı bir gerçekliğe işaret ediyor.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırması ile başlayan savaş 4. ayın sonunda tarafların anlaşması ile son buldu. 18 Haziran'da arabulucular aracılığıyla mutabakat zaptı imzalayan ABD ve İran, dün ise İsviçre'de el sıkıştı.
Anlaşmanın ardından 4 aylık savaşın maliyeti ve kazanımlar yeniden tartışmaya açıldı. Her iki taraf da kendisini kazançlı görürken, ABD Başkanı Donald Trump petrolün yeniden aktığını, borsaların yükseldiğini, fiyatların düştüğünü, ülkenin hiç olmadığı kadar güçlü ve saygın olduğunu savundu.
Ancak 13 Amerikan askerinin ve 7 bin 500'den fazla sivilin hayatını kaybettiği 100 günden uzun süren çatışmanın sonu daha farklı bir tablo ortaya koyuyor.
Savaşın maliyeti 40 milyar doları buluyor
ABD Savunma Bakanlığı savaşın maliyetinin yaklaşık 40 milyar doları bulduğunu belirtse de bu rakamın sadece mühimmat, imha edilen ekipman ve üslerdeki hasarı içerdiği ancak operasyonel maliyetleri kapsamadığı belirtiliyor.
Pentagon ek finansman için 80 milyar dolarlık bir talepte bulunurken bu talebin 20 milyar dolara yakını İran savaşından kaynaklanan acil ihtiyaçlar için kullanıldı.
Mühimmata 26 milyar dolar harcandı
Savaş boyunca en büyük harcamanın mühimmata yapıldığı belirtilirken, 2,5 milyon dolarlık bin Tomahawk füzesi de dahil çatışma boyunca çok sayıda uzun menzilli, gelişmiş ve pahalı silahlar kullanıldı.
Yetkililer ordunun önemli füze envanterinin büyük bir kısmının bu savaşta eridiğini öngörürken, savaşın ilk 100 saatinin 3,7 milyar dolara mal olduğu, çatışmaların 12'nci gününde ise toplam maliyetin 16,5 milyar dolara ulaştığı hesaplandı.
Benzin fiyatları hala yüksek
Ayrıca İç Güvenlik ve Gaziler Bakanlığı gibi diğer kurumlara da 1 milyar dolarlık savaş faturası çıkarken bu harcamnın 165 milyon doları yüksek yakıt fiyatlarından kaynaklandı. Savaş öncesi 3 doların altında olan akaryakıt fiyatları savaşın ardından 4 doların üzerine çıktı. Tarafların anlaşması ile fiyatlar 4 doların altına gerilese de eski seviyeye dönmesinin uzun zaman alacağı konuşuluyor.
Brown Üniversitesinin enerji maliyeti takip sistemine göre, Amerikalılar savaş döneminde akaryakıya 253 dolar daha fazla harcadı. Çiftçiler ve nakliyeciler 3,80 dolardan 5 doların üzerine çıkan dizel fiyatlarından en çok etkilenen grup oldu. Savaş gübre fiyatlarını da artırırken bu durum tarım üzerinde uzun vadeli etkilere yol açtı.
Petrol rezervi eridi
Körfez kıyısındaki tuz mağaralarında tutulan ABD'nin acil petrol rezervi de 1983 yılından bu yana en düşük seviyesini gördü. Savaş boyunca dünya 1,15 milyar varil petrol arzı kaybederken petrol şirketleri müşterilerinin talebini karşılamak için kendi stoklarını kullandı.
ABD'de yakıt dağıtımı yapan dev depolarda petrol operasyonel sınır seviyesine ulaşırken, ABD Enerji Enformasyon İdaresi, geçen hafta Cushing'deki depolarda sadece 20 milyon varil petrol kaldığını bildirdi. Trump, çarşamba günü Versailles'daki G7 zirvesinde bu sorunu kabul ederek rezervlerin yaklaşık dört hafta içinde tükeneceğini ifade etti.
Enflasyon yükseliyor
ABD'de enerji fiyatlarının etkisiyle yıllık enflasyon da üç yıldır ilk kez yüzde 4'ün üzerine çıktı. Bu oran salgın dönemindeki yüksek seviyelerden uzak olsa da Fed'in faiz oranlarını düşürmek için görmek istediği seviyenin iki katı olarak kayıtlara geçti. Kalıcı yüksek enflasyon, Fed'in geçen hafta faiz indirimine gitmeme kararını da açıklıyor.
Enflasyon nisan ve mayıs aylarında maaş artışlarını eritirken, bu durum 2023'ten beri ilk kez yaşandı. Tüketici güveni ise üç ay üst üste düştükten sonra haziran ayında yükselse de halen tarihi ortalamanın oldukça altında bulunuyor.
Savaşın hemen ardından düşüş yaşayan borsalar ise SpaceX ve yapay zeka sektöründeki büyük halka arzlarla ayakta kaldı.
Tahviller değer kaybediyor
Savaş sırasındaki benzin fiyatlarındaki artış nedeniyle büyüyen enflasyon endişeleri tahvil satışlarını hızlandırdı. Bu durum, gösterge 10 yıllık ABD Hazine tahvili getirisini mayıs ayında son bir yılın en yüksek seviyesine çıkardı, ardından bir miktar gerileme kaydetti. 10 yıllık tahvil getirisi, kredi kartları, otomobil kredileri ve konut kredileri dahil olmak üzere tüketici kredi oranlarını doğrudan etkiliyor.
Konut kredisi faizleri yüksek seviyede
Freddie Mac verilerine göre, ortalama 30 yıllık sabit konut kredisi faizi geçen hafta yüzde 6,52'den yüzde 6,47'ye gerilese de yüksek kalan fiyatlar nedeniyle konut piyasası durağanlaştı. Piyasa, Fed'in bu yılın sonlarında faiz artırımına gitmesini ve konut kredisi faizlerini de beraberinde yükseltmesini bekliyor.
Trump'ın onay oranı düşük seyrediyor
Trump'ı onaylayanların oranı da savaş öncesine göre geriledi. Şubat ayında Amerikalıların yüzde 38'i Trump'ı onaylarken, bu oran 15 Haziran itibarıyla yüzde 37 seviyesinde.
Son yapılan Fox News anketine göre, kayıtlı seçmenlerin yüzde 31'i Trump'ın ekonomi yönetimini, yüzde 35'i ise İran politikasını onayladığını belirtiyor.