Şirketlerin döviz açığı geriledi! Martta 6,4 milyar dolarlık iyileşme
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) mart ayı verilerine göre finansal kesim dışındaki firmaların net döviz pozisyonu açığı 194,2 milyar dolara geriledi. Şubat ayına göre 6,4 milyar dolarlık iyileşme yaşanırken, şirketlerin kısa vadeli döviz fazlası da dikkat çekici şekilde arttı.
Finansal kesim dışındaki firmaların döviz varlık ve yükümlülüklerine ilişkin mart ayı verileri, reel sektörün döviz pozisyonunda iyileşmenin sürdüğünü ortaya koydu.
TCMB verilerine göre şirketlerin net döviz pozisyonu açığı mart ayında 194 milyar 208 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylece şubat ayına kıyasla döviz açığında 6 milyar 403 milyon dolarlık azalma kaydedildi.
Döviz varlıkları artarken yükümlülükler azaldı
Mart ayında şirketlerin döviz varlıkları 3 milyar 993 milyon dolar artış gösterirken, yükümlülükleri 2 milyar 410 milyon dolar geriledi. Bu gelişme net döviz pozisyonundaki iyileşmenin temel nedeni oldu.
Varlıklardaki artışta özellikle yurt içi bankalardaki döviz mevduatları ve türev varlıklardaki yükseliş etkili oldu. Yurt içi bankalardaki mevduatlar 1 milyar 569 milyon dolar, türev varlıklar 1 milyar 519 milyon dolar, yurt dışına doğrudan sermaye yatırımları ise 1 milyar 99 milyon dolar arttı.
Kredi borçlarında dikkat çeken değişim
Yükümlülük tarafında ise türev yükümlülüklerde ve yurt içinden sağlanan nakdi kredilerde önemli düşüşler görüldü. Türev yükümlülükler 3 milyar 150 milyon dolar, yurt içi krediler ise 1 milyar 104 milyon dolar azaldı.
Buna karşılık ithalat borçları ile yurt dışından sağlanan kredilerde artış yaşandı. İthalat borçları 977 milyon dolar, yurt dışı krediler ise 868 milyon dolar yükseldi.
Kısa vadeli döviz fazlası güçlendi
Mart ayında şirketlerin kısa vadeli döviz varlıkları 150,3 milyar dolar seviyesine ulaşırken, kısa vadeli yükümlülükleri 140,2 milyar dolar oldu. Böylece kısa vadeli net döviz pozisyonu fazlası 10 milyar 123 milyon dolara yükseldi.
Bu rakam, bir önceki aya göre 6 milyar 221 milyon dolarlık artışa işaret etti. Kısa vadeli yükümlülüklerin toplam yükümlülükler içindeki payı ise yüzde 37 seviyesinde gerçekleşti.