Startup’ları büyütecek 10 altın hukuksal adım
Girişimlerin kuruluş ve ortaklık yapısının sağlam hukuki temeller üzerinde yükselmesi gerektiğini belirten Avukat Gamze Müge Kan, altın niteliğinde 10 altın adımı anlattı. Avukat Ahmet Yaşar ise yatırımcı açısından hissedar sözleşmesinin önemine vurgu yaptı.
Sevilay ÇOBAN
sevilay.coban@dunya.com
Girişim ekosistemi hem küresel hem de ulusal bazda önemli bir ekonomik büyüklüğe ulaştı. Bu ekonominin hukuksal anlamda da güvence altına alınması ve ticari adımların doğru kanun ve yönetmelikler çerçevesinde ilerlemesi girişimlerin ömrünü belirleyen unsurlar arasında yer alıyor. Girişimcilik hukuku alanında uzmanlık kazanan KYO Legal Hukuk Bürosu ortağı Avukat Gamze Müge Kan, bir startup kurarken, heyecanla başlayan yolculuğun sürdürülebilir ve güvenli ilerlemesi için sağlam bir hukuki temelin şart olduğuna vurgu yaptı. Gamze Müge Kan, girişimcilerin büyüme sürecinde karşılaşabilecekleri riskleri en aza indirmek için dikkat etmesi gereken 10 temel adımı DÜNYA Gazetesi ile paylaştı.
1 Ortaklık yapısını doğru kurgulamak
Girişimin ilk adımı, ortaklık yapısını netleştirmektir. Tek kurucu mu olacak yoksa ortaklı bir yapı mı kurulacak? Eğer ortaklı bir model tercih ediliyorsa, ortaklık sözleşmesi mutlaka en başta hazırlanmalı. Bu sözleşmede görev dağılımları, karar alma süreçleri, sermaye oranları, kâr payı dağılımı ve ayrılma koşulları açıkça belirtilmeli. Erken dönemde yapılacak net anlaşmalar, ileride yaşanabilecek anlaşmazlıkların önüne geçiyor.
2 Şirket türünü ihtiyaca göre belirlemek
Startup’lar için en uygun şirket türünü seçmek, hukuki ve mali sorumlulukları doğru yönetmenin anahtarıdır. Limited, anonim, şahıs veya adi şirket gibi farklı yapılar; sermaye gereksinimi, ortak sorumluluk düzeyi ve yükümlülükler açısından farklılık gösteriyor. Bu nedenle iş modeli yatırım hedefleri ve büyüme planları dikkate alınarak karar verilmelidir.
3 Marka ismini doğru seçmek ve korumak
Özgün bir isim bulmak kadar, o ismin tescil durumunu kontrol etmek de önemlidir. Daha önce tescillenmiş bir marka kullanılması durumunda, isim hakkı kaybedilebilir ve tüm kurumsal kimliği değiştirmek gerekebilir. Uygun isim belirlendikten sonra marka ve logo, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirerek yasal koruma altına alınmalı. Aynı zamanda alan adı da güvenceye alınmalı.
4 Fikri mülkiyet haklarını güvence altına almak
Startup bir buluş, yazılım veya teknik yenilik geliştiriyorsa, patent veya faydalı model başvurusu yapılması gerekiyor. Bu sayede buluş izinsiz kullanılamaz ve markanın uzun vadeli değeri korunur. Aksi halde, özgün fikir başka işletmeler tarafından kopyalanabilir hale geliyor.
5 Ruhsat ve izin süreçlerini kontrol etmek
Faaliyet gösterilecek sektöre göre gerekli lisans, izin ve ruhsatların önceden alınması zorunludur. Gıda, sağlık, finans veya e-ticaret gibi alanlarda mevzuata uygunluk sağlanmadan operasyon başlatmak, ciddi para cezalarına ve yaptırımlara yol açabiliyor.
6 Yasal uyumluluğu süreklilik haline getirmek
Yalnızca kuruluş aşamasında değil, faaliyet süresince de mevzuatlara tam uyum sağlanmalıdır. Özellikle Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında veri işleyen işletmelerin, gerekli bildirimleri yapması ve veri güvenliği politikalarını oluşturması gerekiyor. Uyumsuzluk durumlarında yüksek cezalarla karşılaşmak mümkündür.
7 Çalışan ilişkilerini hukuki temele oturtmak
Tüm çalışanlarla yazılı iş sözleşmeleri imzalanmalı ve uzaktan çalışma, prim uygulamaları gibi detaylar sözleşmede açıkça belirtilmelidir. Şirket büyüdükçe iç yönetmelikler hazırlanarak personel ilişkileri düzenlenmeli. Bu şekilde işveren ve çalışan açısından şeffaflık ve güven ortamı oluşturuyor.
8 Çalışanlara ortaklık teşviki sunmak
Bütçesi sınırlı startup’lar için nitelikli çalışanı elde tutmanın etkili yollarından biri, hisse opsiyonu sunmaktır. Belirli süre şirkette kalan ya da önemli bir projeyi başarıyla tamamlayan çalışanlara hisse verilmesi mümkündür. Ancak bu sürecin ileride anlaşmazlık doğurmaması için sözleşme ile net bir biçimde düzenlenmesi gerekir.
9 Teşvik ve vergi avantajlarını kullanmak
Yeni kurulan işletmeler, vergi indirimleri, Ar-Ge destekleri ve teknokent teşvikleri gibi devlet programlarından yararlanabilir. Kadın girişimciler ve KOBİ’ler için özel fon ve hibeler de mevcut. Bu tür destekler, finansal yükü azaltarak büyüme sürecine ivme kazandırıyor.
10 Profesyonel sözleşmelerle şirketinizi koruyun
Faaliyet alanına uygun sözleşmeler hem müşterilerle hem de iş ortaklarıyla ilişkilerinizi güvence altına alıyor. E-ticaret işletmeleri için mesafeli satış sözleşmesi, hizmet veren şirketler için hizmet sözleşmeleri zorunludur. Profesyonelce hazırlanmış belgeler, olası anlaşmazlıklarda işletmenizin itibarını ve hukuki pozisyonunu koruyor.
Önleyici hukuk girişimcilere kalkan olur
Ahmet Yaşar, hukuki danışmanlığın maliyeti ve faydalarından da söz ederken, şöyle konuştu: “Hukuki danışmanlık, startup’lar için önemli bir maliyet kalemi olarak görülebilir ancak uzun vadede oluşabilecek riskleri ve zararları önlemede hayati öneme sahiptir. Çalışan sözleşmeleri, müşteri sözleşmeleri, fikri mülkiyetin korunması ve kişisel verilerin korunması gibi günlük operasyonlar için danışmanlık alınması gereklidir. Hukuki eksiklikler veya riskler yatırımcıyı işlemi ertelemeye, değer düşürmeye veya vazgeçmeye sevk edebilir. Hukuki danışmanlık, yatırımcı veya potansiyel alıcı karşısına güçlü bir tabloyla çıkmayı sağlar. ‘Önleyici hukuk’ yaklaşımı, sorunlar doğmadan önce hukuki tedbirler almayı amaçlar ve bu, sorun çıktıktan sonra çözüm aramaktan çok daha etkili ve ekonomiktir.” Yaşar, Türkiye’deki büyük ve olgunlaşmış startup’larda hukuki altyapıya sahip olma oranı %60-70 civarında iken, erken aşama girişimlerde bu oran %10-20’lere kadar düştüğüne dikkat çekti.
Yatırımcı, hissedar sözleşmesine bakıyor
Startup'ların karşılaşabilecekleri yasal zorluklar ve hukuki danışmanlığın önemine değinen Avukat Ahmet Yaşar, girişimlerin genelde birden çok ortakla kurulduğuna işaret etti. Yaşar, startup'larda, ortaklıkların dağılmasını önlemek için baştan bir hissedarlar sözleşmesi imzalanması zorunluluğuna dikkati çekerek, “Bu sözleşme, taraflar arasındaki uyuşmazlıkların nasıl çözüleceğini, şirket iş planını, kimin hangi sorumlulukları üstleneceğini ve gelecekteki yatırım süreçleri gibi senaryoları düzenler. Türk Ticaret Kanunu (TTK) kapsamında, kötü niyetli veya şirkete zarar veren bir ortağın şirketten çıkarılması mekanizmasının bulunmaması nedeniyle hissedarlar sözleşmesi hayati önem taşır, hisseleri elinden alma gibi mekanizmalarla şirketi koruyabilir. Yatırımcılar da yatırım yapmadan önce hissedarlar sözleşmesi gibi belgelerin varlığını şart koşar” dedi
Aşırı regülasyon inovasyona engeller
Türkiye, ABD ve AB hukuklarını girişimcilik ekosistemi açısından ele alan Ahmet Yaşar, “Aşırı regülasyon inovasyonu engeller” ifadesini kullandı. Yaşar, ABD ve AB karşılaştırması yaparken, AB’nin aşırı regülasyon eğiliminin, inovasyon ekosistemini ABD’ye kıyasla yavaşlattığını söyledi. Türkiye’deki startup’ların Avrupa’ya, Avrupa’daki startup’ların ise ABD’ye taşınma eğiliminin de regülasyonun inovasyon üzerindeki etkisini gösterdiğini dile getirdi. Yaşar, yapay zekâ gibi yeni alanlarda regülasyonun dengeli olması gerektiği aktararak, her şeyi düzenlemenin girişimcilere hareket alanı bırakmayacağı gibi gelişimi de sekteye uğratacağını kaydetti.