15 °C

Taklit edilen tekstilcinin yeni yatırımı su ve güneş enerjisine

'Hızlı moda' sezon beklemeden koleksiyon yenilerken, sektöre iplik ve kumaş üreten, ünlü markalarla çalışan Kıvanç Tekstil'de yatırımlarını artırıyor.

Taklit edilen tekstilcinin yeni yatırımı su ve güneş enerjisine

Recep ŞENYURT

Belma BAĞRIK

Elde kaplanan rengarenk atlas yorganların devri geride kaldı. Artık renkli kumaşlar baş döndürücü bir hızla yenilenen modanın emrinde. 1950'li yıllarda Sivas'ta Hacı Mustafa Kıvanç, genç kızların çeyizlerini süsleyen yorgan üretimine başladığında, modanın öncülerine Adana'da kumaş ve iplik üretecek Kıvanç Tekstil'in temellerini attığını bilmiyordu. Hacı Mustafa Kıvanç, sadece bir iplik üreticisi olmadı. Aynı zamanda Türkiye'nin en eski geri kazanımcılarından biriydi. İplik teleflerini alıyor onları ekonomiye yeniden kazandırıyordu. 

Şimdi Kıvanç Tekstil'in kaptan köşkünde oturan oğul Zeki Kıvanç, geri dönüşüm sağlama 
özelliklerine vurgu yapıyor ve bugün 15 milyon metrekare kumaş, 6 bin ton iplik üreten tesislerinden elde ettikleri cironun yüzde 13'ünün geri kazanılmış pamuk telefinden geldiğini söylüyor. 

Zeki Kıvanç, şimdi piyasada en çok taklit edilen ürünleri ürettiklerini söylüyor ve Kıvanç Tekstil'in kuruluş öyküsünü şöyle anlatıyor: "Babam Hacı Mustafa Kıvanç Sivas'ta 1950'li yıllarda zamanın gözde sektörü yorgancılık ile yastık, yorgan ve yatak üretmeye başlıyor. Böylece sektöre adım atılıyor. Şirketimizin Adana'daki kuruluşu ise 1967 yılına dayanıyor. Babam o zamanlarda iplik fabrikalarından telefleri alıyor, temizliyor toptan olarak Türkiye'nin tüm il ve ilçelerine yatak, yorgan, yastık, kırlent imalatı yapan yorgancılara dağıtımını ve satışını yapıyordu. 1980'li yıllarda İtalya'dan ikinci el aldığımız 2 open end iplik makinesi Kıvanç Tekstil'in işletme tarihinde yeni bir devir başlattı. Türkiye'nin dışa açıldığı, ekonominin dünya piyasalarıyla bütünleştiği ve duvarların yıkıldığı zamanda biz çok doğru bir adım attık. 1990'ların sonunda ring iplik ve kumaş üretimine girdik. 2005 yılında tamamladığımız makine parkıyla farklı işletmeleri de bünyemizde barındırarak entegre bir sanayi tesisine dönüştük." 

Geçtiğimiz yıl 5.5 milyon euro yatırım yaptıklarını da anlatıyor Kıvanç ve bu yıl üretim ve cirolarını yüzde 40 artırmak için 5 milyon euroluk daha yatırım yapacaklarının altını çiziyor. "Bu yıl modaya daha uygun, katma değeri daha yüksek ürünler yapacağız. Şuan zaten 30'a yakın kişi ürün geliştirme bölümümüzde çalışıyor. En çok önem verdiğimiz iş ürün geliştirme. Bizim ürünler piyasada en çok taklit edilen ürünler. Taklit eden değil taklit edileniz" şeklinde konuşuyor. 

Türkiye'de 250 bin ton telef geri kazanılıyor

Babalarının Türkiye'nin en eski geri kazanımcılarından biri olduğunu söylüyor Kıvanç, geri kazanım işlerinin hala devam ettiğini, cirolarının yüzde 13'ünün geri kazanılmış pamuk teleflerinin kullanıldığı ürünlerden geldiğini vurguluyor. Open end iplik işletmelerinde bazı ürünlerinin yüzde 60'ının bazılarının ise yüzde 30'nın geri kazanılmış pamuktan üretildiğini de anlatıyor Kıvanç ve bu işletmelerin dünyaca ünlü markalara kumaş üreten firmaların iplik ihtiyaçlarını karşıladıklarını belirtiyor.

"Türkiye'de yeteri kadar pamuk üretimi yok" diyor Kıvanç, "Türkiye'de 1 milyon 200 bin ton civarında pamuk tüketimi var. Bunun yüzde 15'i olan 180 bin ton telef Türkiye'de geri kazanımla yeniden iplik oluyor. Bir de 60 -70 bin ton civarında penye telefi  üretimi var. Bu telef de hidrofil pamuk, makyaj pamuğu, ped gibi ürünlerde kullanılıyor. Bunların hepsi iplik fabrikalarından çıkan artıklar. Toplam 250 bin ton geri dönüşüm yapılmış oluyor. Eskiden biz telefleri İtalya ve İspanya'ya ihraç ederdik. Artık en az yüzde 80'ni Türkiye'de kullanılıyor. Penye telefinin bir kısmı kağıt sanayide de kullanılıyor. Bununla euro, dolar gibi kıymetli paralar basılıyor. Euroya geçiş döneminde bu ürün çok kıymetlendi"  şeklinde konuşuyor.

İlk 500 kilowatt lisanssız enerji paneli monte ediyoruz

Zeki Kıvanç, tekstilin yanı sıra enerji yatırımlarının da olduğunu dile getirirken,  hidroelektrik santralleri yaptıklarını ifade ediyor. Enerji sektöründeki yatırımlarını Kıvanç, şöyle anlatıyor: "Türkiye'de ilk defa 500 kilowatt lisanssız enerji panellerini monte ediyoruz. En büyük kapasite bizde. Herkese de öneriyoruz. Proje ve montaj işlemleri için İspanyol bir firmayla anlaştık. Alt konstrüksiyonunu Adanalı bir firmaya yaptırıyoruz. İnventörleri Avusturya'dan aldık.  Şu anda montajımız devam etmektedir. Enerji sektöründe ilerde tekstilden daha çok büyüyeceğiz." 

[PAGE]

2 milyar dolarlık ithalatın önü kesildi

Zeki Kıvanç sadece sanayici kimliği ile öne çıkmıyor, sektörü temsil eden kuruluşlarda da önemli görevleri var. Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçılar Birliği ile Pamuklu Tekstil Sanayicileri Birliği'nin de başkanı. Kıvanç, Türkiye'deki tüm tekstil yatırımlarının da durumunu yorumluyor ve şunları söylüyor: "Tekstil yatırımları umut verici. 2012 -2013 yıllarında Türkiye'de yaklaşık 1 milyon ig iplik, 4 bin dokuma tezgahı kuruldu. Çok sayıda da konfeksiyon makinaları sipariş verildi. Bu durum 2011'in eylül ayında tekstil ve konfeksiyona konulan ek vergilerin yansımaları. Bu sayede bir yılda 1 milyar 900 milyon dolarlık ithalat geriledi ve bütçe açığının kapatılmasına katkısı oldu. Bazı ürünlerde de 8 ay içerisinde fayda sağladı. Bir de bunun üzerine yüzde 10 büyüme koyduğumuz zaman 2 milyar dolarlık ithal edilen ürün ülkede üretilmeye başladı. İplik, dokuma, örme, boya apre yatırımları yapıldı. Biz de Kıvanç Tekstil olarak boya aprede yüzde 40 kapasite artışına gidiyoruz. Dokumada da geçen sene tezgah yatırımımız oldu. Türkiye'de tekstil sektöründeki birçok firma kapasite artışına gitti. Dokuması, ringi, open endi, konfeksiyonu. Biz bu verginin konulması için çok uğraştık. Bir toplantıda Bangladeş Ticaret Bakanlığı Müsteşarı, 'Kardeş Türkiye Hükümeti bu vergi uygulamasını yürürlüğe koyduğu gün bizim ülkemizde 150 bin kişi işsizdir' dedi. Ya orada işsizlik olacak ya Türkiye'de." 

Tekstilcinin 6'ncı bölgeye taşınmasının önü açılmalı 
Teşvik sistemi sayesinde 6'ncı bölgede Çin'den daha ucuz işçi maliyeti olduğunu da aktaran Zeki Kıvanç, "Çin'de artık 400-500 doların altında kimse çalışmıyor. Şimdi Vietnam ve Bangladeş'te işçi maliyetleri daha uygun. O nedenle tekstil üretimi oralara kayıyor. Devlet sanayicilerin taşınmasını 'istihdam kaymasın' diye istemiyor. Fakat 1 ve 2'nci bölgelerde atıl kalan veya maliyeleri artık kurtaramaz hale gelmiş tekstil ve konfekiyon işletmelerinin kapanmasını engellemek için sanayicinin teşvik sistemi çerçevesinde 5 ve 6'ncı bölgelere taşınmasının önü açılmalı. 1. ve 2'nci bölgede çalışan bir insanın firmaya maliyeti bin dolar iken, teşvikli bölgelerde yaklaşık 350 dolar maliyeti olacak. Bu fark çok büyük.  500 kişi çalıştıran bir şirketin aylık getirisi 325 bin dolara varıyor. Maliyetin ucuz olması üretime, ihracata büyük katkı sağlayacak. Daha önce taşınmaya müsaade edildiğini ancak bundan çok az sayıda firmanın istifade ettiği görüyoruz. Sebebi taşınan firmaları elektrik teşvikinden yararlandırılmaması. O dönemdeki 5084 teşvikinin en büyük cazibesi elektrik bedellerinin yüzde 50'sinin ödenmesiydi. Bu bedel taşınan firmalara ödenmeyince başarılı olmadı. İstihdama dayalı sektörlerde taşınmaya izin verilmeli. Ülkemize milyonlarca dolar ödenerek kurulan bu işletmelerin, fabrikaların yok pahasına 3. dünya ülkelerine veya rakip ülkelere satılmasına, taşınmasına engel olmalıyız. Örnek olarak Türkiye'den Etiyopya'ya tekstil ve konfeksiyon sektöründen epey firma gitti. Gitmeye niyetli olanlar da var. Bu örnek çoğaltılabilir." 

Tekstil sektöründe tasarım yoksa markalaşamazsınız

Tekstilin Türkiye'nin olmazsa olmaz sektörleri arasında yer aldığını da kaydediyor Kıvanç,  "Yoksa bu sektörde istihdam edilen kişiye ne iş yaptırabilir, nerede istihdam edebilirsiniz? Avrupa'ya en yakın pazar Türkiye. En kaliteli tekstil ürünlerini üreten ülke biziz. İtalya üretim olmadığı halde hala bizden daha yüksek rakamlarla ihracat yapıyor. İtalya'da moda tasarım satıyor. Bizim de derdimiz desen ve tasarım" diyor. 
Adana'da ilk defa AKİB bünyesinde desen-tasarım yarışması düzenlediklerini aktaran Kıvanç, 65 öğrencinin katıldığını ve kazanan öğrencileri motive etmek için para ödülü koyduklarını anlatıyor. Kıvanç, ayrıca birincilere Avrupa'da iki yıl eğitim verdireceklerini söylerken, sözlerini şöyle tamamlıyor: "Bizim tek istediğimiz ülkemizde tasarım önem kazansın. Türkiye'de Çerkezköy, Kayseri ve Adana'da olmak üzere 3 tane METEM okulları var. Bu okullarda MEB ile işbirliği yaparak desen tasarım dersi eklettik. 500 milyon lira ile 3 okula desen tasarım programı aldık. İtalya'nın yaptığı iş bu. Yoksa kumaşı, konfeksiyonu herkes üretiyor. Ama tasarımı belirli kişiler üretebiliyor. Tüm sektörlerde de bu böyle. Otomotivde de, metal sanayisinde de, plastik sanayi veya halı sektöründe de tasarım çok önemli. Ülke ancak böyle kalkınacak." 

[PAGE]

CİRONUN YÜZDE 13'Ü GERİ KAZANILAN İPLİKTEN: Babam Hacı Mustafa Kıvanç, Türkiye'nin en eski geri kazanımcılarından biri. Biz hala bu işi sürdürüyoruz. Ciromuzun yüzde 13'ü geri kazanılmış pamuk teleflerinden. Open end iplik işletmemizde bazı ürünlerimizin yüzde 60'ı bazılarının ise yüzde 30'u geri kazanılmış pamuktan üretiliyor. 


Kıvanç'tan 3 önemli tespit: 

1-Çekler işlevini yitirdi sanayici zorlanıyor

Devlet 'vadeli bonolardaki alacaklarınızı reeskonta edebilirsiniz' diyor. Fakat çekleri reeskonta tabi tutamıyorsunuz. Bunun sebebi 2009 yılının son aylarında 'çekler üzerindeki tarihte ödenecektir' şeklinde bir kanun çıkması. Çeklerin hepsi vadeli bono oldu. Bizim tahsil edeceğimiz çekimiz çok ama senedimiz yok. Çekimizi iskonto etmeye yasa müsaade etmiyor. Çünkü çekler önce ibraz edildiği tarihte ödenen nakit gibi işlem görüyordu. Çekin öyle bir hükmü kalmadı. Şimdi sanayici, tüccar ve esnafın elindeki çekleri iskonto etmesi lazım. 31 Aralık 2012 itibariyle. Edemiyorsunuz. Ama sizin bankaya olan borçlarınızın hepsini 31 Aralık 2013 tarihiyle dönem faizi olarak ödüyorsunuz. Gelecek yıla hiçbir faiz borcunuz yok. Ama sizin elinizdeki çeklerde her ne kadar da vade farkı olmasa bile bir vade farkı var. İskonto edemiyorsunuz. Çek değil bono hükmünde. Bu durum tüm sanayicileri etkiliyor. 

2- 2023 hedefine ulaşmak için Türkiye mevcut kapasitesini 2-3 kat artırmalı

Biz 2.2 büyümeyle hiçbir yere varamayız. Cumhuriyet'in 100'üncü yılı için belirlenen 2023 hedeflerine ulaşabilmemiz için yatırım yapmamız lazım. Türkiye'de kapasite kulanım oranı yüzde 75 iken 152 milyar ihracat yaptık. Kapasitenin tamamına bile ulaşsak 200 milyar dolara yakın ihracata ancak ulaşabiliriz. 2023'e bu kapasiteyle gidemeyiz. 500 milyar dolar ihracat yapmak istiyorsak kapasitemizi bir bu kadar daha artırmamız gerekiyor. Katma değeri de çok fazla yükseltemeyiz. 

3-Çiftçi mutlu olmadığı ürünü ekmez

Tekstil sektörü için pamuk ekiminin artması gerekiyor. Pamuk çok stratejik bir ürün. Bu yıl Türkiye'nin 1 milyon ton pamuk ithal etmesi bekleniyor.  ABD'den ithal edilen pamuğun navlununu buradaki çiftçiye prim olarak versek üretim 2 katına çıkabilir. Çiftçi mutlu olmazsa pamuk ekmez. Sadece mısır ve buğdayda para kazandırılırsa çiftçi pamuğa yönelmez. Pamuk ekimini özendirmek gerekiyor. Yağ ve yağlı tohumlar ithalatı için 3 milyar dolar para ödedik. 2 milyar dolar da pamuk için ödedik. Pamuğun çiğilinden yağ üretiyoruz. Her şeyi kullanılıyor. 2 sene önce 5 dolara pamuk aldık 3 dolara iplik sattık. Yine aynı şey olabilir. Pamuğun ekilmesi ve çiftçiyi mutlu etmek için Çin, yüksek fiyatta alım garantisi veriyor. Pamuk ithalatına da yüzde 40'a varan bir vergi koydu. İplik ithalatında bazı ülkelere vergi yok. Şuanda Çin'in DTÖ'ye taahhüt ettiği 800 bin ton civarında pamuk satın alması var. Onu yapıyor. Gerisini satın almıyor. Sanayicisine de mevcut pamuğunu kullandırmak için zorluyor. Çin'in şuan ki pamuk stoku 10 milyon ton civarında. Bu uygulamalarının ana amacı Çin'deki pamuk üretiminin devam etmesi. Biz de aksine pamuk üretimiyle ilgili bir gayret yok. Türkiye'de de pamuk ekiminin özendirilmesi için pamuğa prim verilmeli. 

 

 

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap