15 °C

Tekstil merkezleri, İstanbul'u moda üssü yapmak için güzelleşiyor

Tekstil merkezleri, İstanbul'u moda üssü yapmak için güzelleşiyor

Tekstil merkezleri, İstanbul'u moda üssü yapmak için güzelleşiyor

İSTANBUL - Markalaşma eğilimlerinin ağırlık kazanmasıyla çehresi değişmeye başlayan Türk tekstil ve hazır giyim sanayiinin nabzını tutan bölgelerde moda ve marka yaratma çalışmaları hız kazandı. Öteden beridir İstanbul'da hazır giyimin moda merkezi olarak kabul edilen Osmanbey ve 'bavul ticaretinin merkezi' kimliğinden yavaş yavaş sıyrılan Laleli'nin ardından şimdi de Merter 'ucuz ürünler' etiketinden kurtulmaya çalışıyor. Üç bölgedeki çalışmaların ortak amacı ise İstanbul'un moda merkezi olma yolculuğuna önemli katkılar sağlamak. Merter 'ucuz ürün' etiketinden kurtulacak Global rekabetin bu denli arttığı günümüzde firmaların tek başına marka yaratmasının ciddi bir ekonomik güç gerektirdiği gerçeğinden hareketle bölgesel marka yaratmayı amaçlayan Merter Sanayici ve İşadamları Derneği (MESİAD), Merter'in moda merkezi olması amacıyla uzun soluklu bir proje başlattı. Projenin amacı, Merter'in yanı sıra uluslararası arenada Türk markasını da güçlendirmek. 2007'de zemini hazırlanan proje kapsamında Merter'in altyapı hizmetlerinden fiziki görünümüne kadar birçok alanda yeniden yapılandırma yapılacak. MESİAD Genel Sekreteri İbrahim Karasu, "Projenin birinci ayağını Merter'in fiziki koşulları oluşturuyor. Bugün Laleli'de, Osmanbey'de gece geç saatlere kadar insanlar dolaşabiliyorsa, iş yerleri açık oluyor, ticari ilişkilerin kurulabilmesi için daha fazla zaman harcanıyorsa bunun en büyük etkeni de yaşam alanlarının bulunması. Merter'de de bu zemini oluşturacağız" diye konuştu. Ayrıca firmaların dış cephelerinin de değişeceğini bildiren Karasu, "Semt pazarı havası veren görüntüler gidip, daha düzenli, daha şık bir görüntü oluşacak. Firmalar bunu başlattılar bile" dedi. Karasu, Merter'de 4 bini aşkın firmanın tekstil ve hazır giyim alanında faaliyet gösterdiğini belirtti. Bu firmaların imalatçı, ihracatçı, mağaza, showroom, perakendeci şeklinde yapılandığını kaydeden Karasu, bu yönüyle Merter'in farklı bir yapılanması olduğunu dile getirdi. Türkiye'nin toplam hazır giyim ihracatının yüzde 20'sinin Merter'den yapıldığını dile getiren Karasu, "Bugün Osmanbey ya da başka semtlerde ihracat yapan bazı firmaların tedarik merkezi yine Merter" dedi. Karasu, uzun yıllar 'ucuz ürün merkezi' olarak bilinen Merter'i bu etiketten kurtaracaklarını söyledi. Markaların çıkış noktası Osmanbey Türk tekstil ve konfeksiyon sektörünün son 30 yılda gelişerek bugünkü konumuna geldiğini söyleyen Osmanbey Sanayici ve İşadamları Derneği (OTİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Gaffar Koca, Osmanbey'in de bu sürece paralel geliştiğini ve özellikle son 10 yılda sektöre damgasını vurduğunu söyledi. Bölgenin markalaşmaya verdiği önem, yurtdışı fuar ve tanıtım faaliyetleri, tasarım uygulama, üretim ve pazarlama modeliyle 'Osmanbey ekolü ve modeli' yarattığını dile getiren Koca, "Damat, Adil Işık, İpekyol, Gizia, Avva, Javelin, Balizza, Efor gibi özellikle Türkiye ve yurtdışında isim yapmış ve marka olmuş birçok firmanın çıkış noktası Osmanbey'dir" dedi. 16 sokaktan meydana gelen Osmanbey'in mevcut haliyle kabına sığamadığı için Bomonti, Çağlayan, Kağıthane, Okmeydanı ve Feriköy'e yayıldığını söyleyen Koca, bu bölgedeki tekstil ve hazır giyim firması sayısının 4 bin civarında olduğunu açıkladı. Osmanbey'den 50'den fazla ülkeye ihracat yapıldığını kaydeden Koca, bölgenin BDT, Ortadoğu, Afrika ve Batı Avrupa ülkelerinin en önemli tedarikçisi olduğunu söyledi. Osmanbey'in kabul görmüş bir moda merkezi olduğunu dile getiren Koca, "Uluslararası bir moda merkezi olma yönünde önemli atılımları ve çalışmaları olan İstanbul'un bu yönde altyapısını hazırlamış, içinde barındırdığı firmaların karakteristik özelliklerinin yanı sıra Osmanbey'in kendine özgü açık hava moda fuarı olma özelliğiyle moda merkezi tanımını ve etiketini üzerine yapıştırmış durumda" dedi. Laleli 'bavul ticareti' imajını yıkıyor Laleli İşadamları ve Sanayicileri Derneği (LASİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Karahan, "Bavul ticaretinin başladığı ve yoğunlaştığı yıllarla son 5 yılı kıyasladığımızda ortaya çıkan tablo bizi hem sevindiriyor, hem de ileriye dönük icraatlarımız için umutlandırıyor" dedi. İstanbul'un moda merkezi konumuna gelmesi için çaba sarfettiklerini belirten Karahan, bu anlamda ilk olarak 'koleksiyon' ve 'haute couture' tasarım kursunu hayata geçirdiklerini bildirdi. Karahan, Haliç Üniversitesi ile de akademik bir çalışma hazırladıklarını da kaydetti.