19 °C

TMSF'nin 'T'sini değiştirelim Türkiye'yi kapsayalım

TMSF'nin 'T'sini değiştirelim Türkiye'yi kapsayalım

TMSF'nin 'T'sini değiştirelim Türkiye'yi kapsayalım

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Ahmet Ertürk, fonun, baş harfleri aynen kalmak suretiyle Türkiye Mevduat Sigorta Fonu'na dönüşmesini önerdi. Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) tarafından düzenlenen "Türk Bankacılık Sistemi-Vizyon 2023" Kongresinde konuşan Ertürk, finansal güvenlik ağının önemli bir unsuru olan mevduat sigortacılığı işlevinin Türkiye'de finansal sektörde güvenin tesis edilmesine önemli katkı sağladığını vurguladı. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun isminin değiştirilmesi önerisinde bulunacaklarını ifade eden Ertürk, "TMSF'nin, baş harfleri aynen kalmak suretiyle Türkiye Mevduat Sigorta Fonu'na dönüşmesini öneriyorum" dedi. TMSF'nin bugüne kadarki çalışmalarında fazlasıyla geçmişteki krizlerin hasarlarının temizlenmesine yoğunlaştığını ifade eden Ertürk, TMSF'ye verilen yetkilerin genişliğiyle ilgili tartışmaların bilgi eksikliğinden doğduğunu düşündüğünü söyledi. Değişiklik için düzenleme gerekiyor Ertürk, TMSF'nin tasarruf mevduatını kapsadığını hatırlatarak, dünyadaki gelişmenin artık sigortacılığı sadece tasarruf mevduatı ile sınırlamak yerine kapsamının daha da genişletilmesi yönünde olduğunu söyledi. AB'de de bu yönde gelişmeler olduğuna dikkati çeken Ertürk, "O nedenle biz gelecekte de bu çalışmalara hazırlık olsun diye Türkiye Mevduat Sigorta Fonu yapmayı teklif ediyoruz ve bunu tartışmaya açıyoruz. Uluslararası platformlarda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu dediğimiz zaman bu hangi ülkenin, kimin mevduat sigorta fonudur, bu konuda bir anlam ifade etmiyor. Ama Türkiye Mevduat Sigorta Fonu dendiğinde işimizi kolaylaştırıyor" diye konuştu Ahmet Ertürk, bunun yasal bir düzenleme konusu olduğunu ve yasada bunun için gerekli değişikliğin yapılması gerektiğini belirterek, isim değişikliği ile ilgili öneriyi henüz hükümete sunmadıklarını kaydetti. TMSF'ye kafa tutanlar gelecekte ilgi alanımıza girmeye aday olabilir Türk bankacılık sektörünün kural dışı işlem yapmasının kendisine çok büyük maliyetler getireceğini gördüğünü kaydeden Ertürk, şöyle konuştu: "TMSF diye bir kuruluşun işlevi kural dışı hareketlerin, topluma maliyetinin yüklenmesine mani olmaktır. Bununla ilgili gerekli mesajlar verilmiştir ve bu mesajlar alınmıştır. Bu konudaki yargıları şiddetle reddediyorum. TMSF'nin çalışmalarının bankacılık sektörünü rahatsız, taciz ettiği gibi yargıların haksız ya da kasıtlı olduğunu veya böyle düşünenlerin gelecekte TMSF'nin ilgi alanına girmeye aday olduklarına inanıyorum ve onları şimdiden uyarıyorum." Büyük krizin aktörleri yerli sermayedardı Ahmet Ertürk, Türkiye'de TMSF'nin uğraştığı, herkese ciddi maliyetler yükleyen büyük krizin aktörlerinin tümümün yerli bankalar ve yerli sermayedar sınıfı olduğunu ifade ederek, "Demek ki sorun sermaye sahibinin kimliği değil, düzenlemelerin yeterli veya yetersiz olup olmamasıdır. Düzenlemelerin adil ve eşit olup olmamasıdır" diye konuştu. Ertürk, kaçış meselesinin de sadece yabancı sermayeye has olmadığını belirterek şöyle devam etti: "Türk sermayedarlarının, Türk vatandaşlarının yurtdışında tuttukları paraların kaç milyar dolar olduğuna dair yıllardan beri muhtelif spekülasyonlar yapılıyor. Bu kaçışa nasıl mani olacağız ya da bu sermayeyi nasıl Türkiye'ye getireceğiz ya da bu sermayenin en küçük tehlike, risk algılaması karşısında tekrar yurt dışına hareketini nasıl önleyeceğiz? Demek ki konu yabancı yerli değil, genel olarak küreselleşmenin bütün ulusal sistemlerine ve finans sistemine olan etkileridir." Yalçıntaş: Dünyayı en hızlı dolaşan meta para İstanbul Ticaret Odası Başkanı (İTO) Murat Yalçıntaş, bugün paranın dünyayı en hızlı dolaşan meta olduğunu belirterek, "Dolayısıyla Türkiye olarak var olan potansiyelimizi kullanmamız lazım" dedi. Yalçıntaş, 2001 krizinin, en muhafazakar tahminle 40-45 milyar dolarlık bir zarar getirdiğini belirterek, "Reel piyasaya, yatırıma sunabileceğimiz bu parayı millet olarak enkazı kaldırmak için harcadık" dedi. İTO Başkanı olarak, bankacılık sektöründe 2023 yılına kadar olabilecek en önemli şeyin kayıt dışıyla mücadele olacağına değinen Yalçıntaş, belli finansal hareketlerin izlenebilme kabiliyeti bulunduğunu, bunun daha da artması gerektiğini vurguladı. Şenver: Bankacılığımızı yabancı kontrol edecek Pamukbank eski Genel Müdürü ve Kültür Üniversitesi Öğretim Üyesi Bülent Şenver, uluslararası sermayenin bankacılık sektörüne girdiğini belirterek, "Yakın dönemdeki beklenti artık Türk bankacılık sistemini uluslararası bankacılık sermayesi kontrol edecek. Bu artık kaçınılmaz bir gerçek ve geriye dönüşü mümkün değil. Mümkün olursa dahi belki bir 50 yıl sonra olacaktır" diye konuştu. Reel ekonomi 'yere çakılırsa' enflasyonla mücadele edilemez Enflasyon oranının revize edilmesi konusuna bazı tereddütleri olduğunu söyleyen Ziraat Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İlhan Uludağ, Merkez Bankası'nın yasayı, politikayı uygularken maliye politikalarının önemli olduğuna işaret ederek, "Reel ekonomi yere çakılırsa enflasyonla mücadele edemezsiniz. Merkez Bankası'nın ruhunda ekonomik büyümeyi optimal ölçüde devam ettirerek mücadele etmek vardır" dedi.Uludağ, Türk bankalarının sermaye yeterliliği açısından "fevkalade" kuvvetli olduğunu ve bir sıkıntı bulunmadığını kaydetti. Uludağ, Türk bankacılığının 2023 vizyonunun konuşulduğu konferansta 2023 yılının çok uzun bir süre olduğunu, bu süre içinde neler olacağının matematiksel olarak tahmin edilebileceğini belirterek, "Ama Türkiye gibi son derece dinamik bir ekonomide 3 ay sonrasını 30 yıllık bir profesör olarak tahmin edemiyorum" dedi. Sistemin bugün son derece iyi bir gözetim ve denetim altında olduğunu vurgulayan Uludağ, "Bundan sonra kolay kolay banka batmaz" dedi.