TÜBİSAD Başkanı Tombalak: 100 unicorn yerine 100 scale-up çıkaralım

Türkiye’de şirket kurma konusunda güçlü bir girişimcilik iştahı bulunduğunu ancak bunun yeterince ölçeklenemediğini söyleyen TÜBİSAD Başkanı Tombalak, “Oranlar ‘girişimci’ değil ‘girişken’ olduğumuzu gösteriyor” dedi. Tombalak, girişimlerin büyümesinin önündeki en kritik eşiklerden birinin 3-15 milyon dolarlık finansman boşluğu olduğunu söyledi.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
TÜBİSAD Başkanı Tombalak: 100 unicorn yerine 100 scale-up çıkaralım

Sevilay ÇOBAN
sevilay.coban@dunya.com

Türkiye’deki girişim ekosisteminin temel sorunlarını ve çözüm önerilerini ele alan Bilişim Sa­nayicileri Derneği (TÜBİSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Meh­met Ali Tombalak, girişimle­rin ölçeklenememesi sorunu­na işaret ederken, bu durumu aşmak için finansal, kurum­sal ve ekosistem düzeyinde iş birliği yapılması çağrısı yaptı. Tombalak, yeni şirket kurma­daki başarının ölçeklenmeye uzanması için ‘girişkenlik’ten vazgeçip gerçek ‘girişimcilik’ adımları atılması gerektiğini vurgularken, yabancı yatırım­cı arayışı yerine yerli yatırım­cıların güç birliği yaparak bir­leşme geleneğini hayata geçi­rebileceğini kaydetti.

Tohum yatırım tuzağı

Tombalak, Türkiye’de bir­çok girişimin tohum yatırımı almasına rağmen bu yatırım­ların altında ezilip kaldığını, ürünleşemediğini bu neden­le de yeterli müşteriye ulaşa­madığı için bir türlü boy ata­madığını söyledi. TÜBİSAD tarafından teknoloji odak­lı girişimlerin ölçeklenme­sini desteklemek amacıyla yürütülen Scale-up Gelişim Programı’nda DÜNYA Ga­zetesi’nin sorularını yanıtla­yan Tombalak, “Alınan ya­tırımlar genellikle kü­çük kalıyor, hedeflenen yere ulaşmak için ye­tersiz oluyor ve ikin­ci yatırım aşamasına geçilemiyor. Bu, yatı­rımların projelerin finansmanı ola­rak kaybolma­sına neden oluyor. Giri­şimler, alı­nan paranın değere dö­nüşmesi için ölçekli yatırım alarak ürünleşme zamanını iyi değerlendirmeli ve yeterli müşteriye ulaşmalı. 2024 yı­lında Türkiye’de 331 startup işlemi gerçekleşti. 2025’te bu sayı 360’a çıktı. Buna karşılık toplam işlem hacmi 2,6 mil­yar dolardan 1,4 milyar dolara geriledi. İşlem sayımız artıyor ama ölçeğimiz aynı hızda bü­yümüyor. Bence bugün bura­da konuşmamız gereken me­sele tam da bu” dedi.

Ölçeklenememe sorunu

Türkiye yeni şirket kurma­da başarılı olsa da bu şirket­leri ölçeklendirme (scale-up-ölçek büyütmek) konusunda zayıf kaldığına dikkati çeke­rek, “Türkiye’deki startup’la­rın scale-up’a dönüşme oranı yüzde 1-2 iken, İngiltere’de bu oran yüzde 19-20. Bu oranlar bizim ‘girişimci’ değil ‘giriş­ken’ olduğumuzu gösteri­yor. Gerçek girişimcili­ğe dönüşmek için da­ha büyük paralar alıp ürün ve pazar sahibi olmak gerekiyor” di­ye konuştu. Tombalak, çözüm önerileri de iki ana başlık al­tında sıra­layarak, şunla­rı söyle­di: “Ön­celikle ilk başlık ‘ölçek­li yatırımlar ve birleşmeler’. Türkiye’deki 500’den fazla gi­rişim sermayesi fonunun sa­yısı azalmalı, ancak her biri daha büyük ve etkili yatırım­lar yapabilen 50-100 fona dö­nüşmeli. Bizde birleşme kül­türü yeterince güçlü değil. Gi­rişimler de bir araya gelmeli ve birleşerek ölçeklenme­li. Dünya devleri şirket satın alarak büyüyor ve küreselle­şiyor. Organik büyüme tek ba­şına yeterli değil; birleşmeler ve satın almalar yoluyla pazar payı ve teknoloji elde edilme­li. 30 milyon dolar gibi ölçekli yatırımlar alan Türk şirketle­ri, Afrika, Romanya veya İn­giltere gibi farklı ülkelerden şirket satın alarak doğrudan pazar, müşteri ve iş bağlantı­ları edinebilirler. İkinci başlık ise ekosistem genelinde stra­tejik iş birliği; kamu, bakan­lıklar, yatırım fonları ve özel sektördeki teknoloji şirketle­ri bir araya gelerek ortak bir yol haritası çizmelidir. Çin ve Amerika gibi örneklerden il­ham alınarak, ülkenin tekno­loji oyuncusu olma misyonu doğrultusunda tek bir strateji etrafında birleşilmeli.”

Bugünün start-up’ı, yarının unicorn’u” söylemi yanıltıcı

“Bugünün start-up’ı, ya­rının unicorn’u” söylemi ya­nıltıcıdır; başarı için uzman­lık, odaklanma ve ölçek inan­cı esastır” diyen Mehmet Ali Tombalak, şunları kaydetti: “Türkiye’deki ekosisteminde tek bir unicorn, sadece sahibi­ne fayda sağlar. Bunun yerine, 100 tane scale-up şirket yarat­mak ve her birinin 2000 kişi istihdam etmesi hedeflenme­lidir. Bu scale-up’lar farklı ül­kelerden pazar payı alarak bü­yüdüğünde, çok daha büyük bir değer ve istihdam yaratır. Unicorn’a ulaşmadan önce scale-up olmak zorunludur; dolayısıyla hedef önce 100 scale-up çıkarmak olmalıdır.”

Yerli yatırımcı birleşirse yabancıya ihtiyaç kalmaz

Pazar ölçeğinin kullanımı­na ilişkin Polonya’dan örnek veren Tombalak, “Polonya, tek pazarının kendi ülkesi değil, Avrupa Birliği olduğunu gö­rerek bu büyük ölçeği kullan­mış ve 15 yıl öncesine göre çok daha fazla teknoloji ihracatı (18-30 milyar dolar) yapıyor. Türkiye de kendi bölgesini bir ölçek olarak görmeli ve bölge­deki ölçekli şirketlerle iş bir­liği yaparak oyuncu olmalıdır” diye konuştu. “Yerli yatırımcı­lar birleşirse, yabancı yatırım­cılara olan ihtiyaç azalabilir” diyen Tombalak, şöyle devam etti: “Yabancı yatırımcılar ge­nellikle değeri ülke dışına ta­şımak isterken, yerli oyun­cular ülke içinde değer yarat­maya odaklanabilir. Birleşme, geleceğin en önemli konusu­dur” ifadelerini kullandı.

TÜBİSAD köprü görevi üstlenebilir

TÜBİSAD’ın scale-up prog­ramından bahseden Tomba­lak, 3. dönem başvurularını al­maya başladıklarını açıkladı. Tombalak, “Belki yatırımcıya sormamız gereken soru artık sadece: ‘Hangi şirkete yatı­rım yapacaksınız?’ değil, ‘Han­gi şirketleri bir araya getirerek ölçek yaratacaksınız?’ olmalı. TÜBİSAD’ın burada önemli bir rol oynayabileceğine inanıyo­rum. Kamu ile yatırımcı arasın­da, VC ile PE arasında, büyük şirketlerle scale-up’lar arasın­da, Türkiye’deki fonlarla global sermaye arasında köprü olabi­liriz. Bizim manifestomuzda: ‘Yatırım yapılandan, yatırım yapabilene’ diyoruz. Bugün bu­nun yanına iki cümle daha koy­mak istiyorum: ‘Girişimleri öl­çeklendirmek için, sermayeyi de ölçeklendirelim’” dedi.

3 ile 15 milyon dolar arası ‘ölüm sessizliği’

Scaleup yolculuğunda sermaye ihtiyacının niteliği değiştiğinin altını çizen Tombalak, “500 bin dolardan 3 milyon dolara kadar yatırım bulabiliyoruz. 15 milyon doların üzerinde de az sayıda olmakla birlikte, global sermayenin ilgisini çekebilecek şirketlerimiz var. Ama 3 milyon dolar ile 15 milyon dolar arasında adeta bir ölüm sessizliği var. Bence çözmemiz gereken alanlardan biri tam burası” dedi.

Gelin yeni bir kavramı konuşalım: Birleşme sermayesi

Türkiye’de girişimciliği desteklemenin çözümünün yalnızca daha fazla VC (Girişim Sermayesi) veya daha fazla PE (Özel Sermaye) kurmak olduğunu düşünmediğini de anlatan Tombalak, “VC ile PE’yi de birbirine yaklaştırmalıyız. Biri girişimciyi keşfetmeyi biliyor. Diğeri şirketi büyütmeyi biliyor. Neden bu iki kası daha fazla bir araya getirmiyoruz? Belki yeni bir kavramı da konuşmalıyız: Birleşme sermayesi” ifadelerini kullandı.