Yılmaz: Cari açığı gelecek yıl yüzde 2’nin altına taşıyacağız
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun 4. Birlikte Daha Güçlü Bir Gelecek Zirvesi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027’de enflasyonun %21’e düşürülmesinin hedeflendiğini söyledi. Yılmaz, gelecek yıl ekonominin %4,2 büyümesinin ve cari açığın millî gelire oranının yeniden %2’nin altına gerilemesinin beklendiğini açıkladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) tarafından düzenlenen 4’üncü Birlikte Daha Güçlü Bir Gelecek Zirvesi’nde konuştu. Yılmaz, ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Enflasyonla mücadelede uygulanan bütüncül politika setine değinen Yılmaz, “Enflasyonla mücadelemizi yalnızca para politikasıyla yürütmüyoruz. Para politikasının yanı sıra maliye ve arz yönlü politikalarımızı da uyguluyoruz. Bu yaklaşımımızı Orta Vadeli Program’da (OVP) da vurguladık. Gelecek yıl enflasyonu yüzde 21’e düşürmeye yönelik politikalarımızı paylaştık. Enflasyonla mücadele kapsamında arz yönlü tedbirlerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu kapsamda konut, gıda ve ulaşım alanlarına yoğunlaşıyoruz” dedi.
“7 puan civarında enflasyona etkisi var savaşın”
Enflasyonun en önemli mesele ve birinci gündem olduğunu dile getiren Yılmaz, “Merkez Bankamızın bir hesabına göre 7 puan civarında enflasyona etkisi var savaşın. Bizim şimdi yılsonu tahminimiz yüzde 28,4 son OVP’de. Savaş olmasa yüzde 21-22 ile bu seneyi kapatmış olacaktık. Çok daha farklı bir perspektifimiz olacaktı ama realite bu. Gerçekçi olmak zorundayız. Gerçekçi bir zeminde ancak başarılı oluruz” diye konuştu.
Sosyal konut ödeneği 250 milyar TL’ye çıkarıldı
Sosyal konut ve arz yönlü politikalara vurgu yapan Yılmaz, “500 bin konut ve kiralık konut kampanyamız devam ediyor. Bu programımızı artırarak sürdüreceğiz. Sosyal konut ödeneklerini bütçede yüzde 150 artırdık. Böylece 100 milyar lira olan ödeneği 250 milyar liraya çıkardık. Gıda tarafında sulama yatırımlarına ayırdığımız kaynak 100 milyar lirayı aştı. Ulaşımda ise savaşın etkisini görüyoruz. Yerel yönetimlerin şehir içi ulaşımda yüksek oranlı artışlar yaptığını gözlemliyoruz” ifadelerini kullandı.
Kişi başı geliri 25 bin dolar bandına çıkarma hedefi
Büyüme rakamının 2027’de 4,2’ye, 2028’de 4,6’ya, 2029’da ise 5’e ulaşmasını beklediklerini aktaran Yılmaz, 2029 yılında ekonomik büyüklüğün 2,2 trilyon dolar seviyesine ulaşacağını, kişi başına gelirin 25 bin dolar bandına çıkacağını, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar seviyesine ulaşacağını tahmin ettiklerini ve hedeflediklerini bildirdi. Bu dönemde enflasyonu yeniden tek haneli seviyelere ulaştırmayı planladıklarına dikkati çeken Yılmaz, 3 yıllık dönemde 2,1 milyon ilave istihdam öngördüklerini, dönem sonunda işsizliği 7,6’ya düşürmeyi hedefledikleri bilgisini paylaştı. Yılmaz, yılsonu itibarıyla milli gelirin ilk defa bu sene 1,8 trilyon doları aşmasını beklediklerini, bunda büyümenin yanı sıra Türk lirasının değer kazanmasının da belli bir etkisi olduğunu belirtti.
CDS 220 puanın altına geriledi
Türkiye’nin dış şoklara karşı dayanıklılığına dikkat çeken Yılmaz, “Ülke risk primimiz birkaç yıl önce 700 puanlar civarındaydı, bugün 220 puanın altına indi. Savaş olmasaydı CDS’in 200 puanın altına inebileceğini değerlendiriyoruz. Risk primimiz düştükçe hem kamu hem de özel sektör daha düşük faiz ödüyor. Toplam mevduatımız içinde Türk lirasının payı son 34 yılda yüzde 31,6’dan yüzde 61,5’e yükseldi. Kur Korumalı Mevduat mekanizmasını da yumuşak bir geçişle sıfırladık. Merkez Bankası rezervlerimiz de geçmişe göre çok daha güçlü” dedi.
Deprem harcamaları 104 milyar dolara ulaşacak
Deprem harcamaları hakkında bilgi veren Yılmaz, “Depremin yaralarının sarılması için ek harcamalarımız yılsonunda 104 milyar dolara ulaşacak. Son üç yılda yaklaşık 455 bin konut inşa ettik. Yollar, hastaneler, okullar ve organize sanayi bölgeleriyle 11 şehrimizi yeniden ayağa kaldırdık. Deprem harcamalarının mali yükü sürecek ancak bütçedeki payı zamanla azalacak” ifadelerini kullandı.
Reel sektöre destek devam edecek
Yılmaz, reel sektörü desteklemeye devam edeceklerini ifade ederek, Bu çerçevede 250 milyar liralık ilave bir kredi KOBİ’lerimiz için başlatılmış durumda. Önümüzdeki süreçlerde gerekirse bunları artırarak devam ettireceğiz” dedi. Yılmaz, enerji ve lojistik maliyetlerini azaltan uygulamaları, yeşil ve dijital dönüşüm yatırımlarına ve istihdamı koruyan işletmelere desteklerini sürdüreceklerini kaydetti.
“Ortak akılla ilerleyeceğiz”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, zirvede Orta Vadeli Program (OVP) hedefleri doğrultusunda istihdam olanaklarının geliştirilmesi, üretim, ihracat ve yatırım ortamının güçlendirilmesi için kamu-özel sektör iş birliği kapsamında atılan adımların değerlendirildiğini belirtti. Farklı sektörlerde faaliyet gösteren iş dünyasının öneri ve taleplerinin de ele alındığını aktaran Işıkhan, “Çalışma hayatımızı istişareye dayalı ortak akılla daha ileriye taşımaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Kamu ile iş dünyası aynı masada konuşuyor
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Burak Akkol, bu yıl dördüncüsü düzenlenen zirvede 500’ü aşkın sektör temsilcisiyle bir arada olduklarını söyledi. Akkol, zirvede kur-enflasyon dengesi, finansmana erişim ve maliyetler, küresel rekabet gücü gibi gündemlerin de sektör temsilcilerince doğrudan paylaşılacağını söyleyerek, “Geçtiğimiz günlerde açıklanan 2027- 2029 Orta Vadeli Program’ın (OVP) makroekonomik ve finansal istikrarı güçlendiren, kalıcı fiyat istikrarını hedefleyen, yatırım ortamını ve dış ticarette rekabetçiliği önceleyen yaklaşımını da önemsiyoruz.
OVP’de imalat sanayisinin, üretim kapasitesinin güçlendirilmesine ve arz yönlü politikalara daha geniş yer verilmesini de büyük bir memnuniyetle takip ediyoruz. Ülkemizin bu süreçlerden güçlenerek çıkacağına inancımız da her zamanki gibi tam. Bu buluşmaların en kıymetli tarafı kamu ile iş dünyasının aynı masada meseleleri açıkça konuşabilmesi ve çözüm yollarını birlikte değerlendirebilmesi. Bugün de bu anlayışla çok yapıcı bir istişare gerçekleştireceğimize inanıyoruz” dedi.