26 °C

“Dünyayı ve insanlığı iyilik ve sevgi kurtaracak”

“Çocukluğumdan beri insanları gözlemlerdim; ilişkilerini, birbirlerine karşı tutumlarını... Bu konular ilgimi hep çekerdi” diyen Gülnur Ünal, uzun zaman önce bir sabah kalktığında “Bir şeyler değişmeli” diyor ve bu kararı yeni bir yolculuğun başlangıcı oluyor...

“Dünyayı ve insanlığı iyilik ve sevgi kurtaracak”

EMRE ALKİN

Başkasının hayatına yeri geliyor müdahale ediyor. Koşulsuz bir sevgi ve iyi bir iletişim kurarak huzurlu yaşama giden anahtarları bulmaya çalışıyor. Âdeta iç dünyaya bir büyüteç yaklaştırıyor ve orada gizli kalan çatışmaları çözüyor. Bahsettiğim kişi Gülnur Ünal. “Daha huzurlu, daha mutlu olabileceğim hayata nasıl erişeceğim” diye çıktığı yolda, azimle ve büyük bir merakla aile danışmanı olmuş. Burada önemli bir kariyer yapmış Gülnur Hanım. Paylaşmasak olmazdı.

- Okuyucuların tanıması için tam olarak bugüne kadar ne yaptığınızı kısaca anlatır mısınız?

Küçüklüğümden beri hep insanları gözlemlerdim; ilişkilerini, birbirlerine karşı tutumlarını... Hep bu konular ilgimi çekerdi. Uzun bir zaman önce bir sabah kalktığımda “Bir şeyler değişmeli” dedim ama bu değişim benim iç dünyamla ilgiliydi ve bunu sadece ben yapabilirdim. Daha mutlu, daha huzurlu olmak istiyordum; hayatımda kötü olan hiçbir şey yoktu aslında; ne büyük bir hastalığım ne de ailemde bir rahatsızlık... Sadece yolunda gitmeyen benim iç dünyamdı, hep bir şeyler eksikmiş gibi hissediyordum. Uzun yıllar boyunca kendimle çalıştım; yani iç dünyamla, ruhumla çalıştım. Bir süre sonra hayatımda mucizeleri yaşamaya başladım. Ruhunuzla da ders çalışırmış gibi çalışmalısınız, eğer hayatınızda huzur, mutluluk ve mucizeler istiyorsanız... Ruhumla çalıştığım ilk zamanlardan bugüne o kadar çok şey değişti ki hayatımda, artık hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Ve bu değişimi gördükçe fark ettim ki ben yaptıysam herkes yapabilirdi. Sadece insanlar nasıl yapacaklarını bilmiyorlar. Çünkü her insan bir mucize ve herkesin mutlu olmaya, keyifl i bir hayat yaşamaya hakkı var. Ben de başkalarının hayatlarına dokunmak istedim. Ben yapabiliyorsam herkes yapabilirdi... Yurtdışında ve İstanbul’da pek çok eğitime katıldım, öyle ki katıldığım eğitimlerin sayısını hatırlamıyorum artık. Son olarak da bir üniversitede aile danışmanlığı master’ı yaptım, ardından çift terapisi ve cinsel terapi üzerine eğitim aldım.

İnsanı okumak...

- Yaptığınız işi seçmenizde yaşadıklarınız mı etkili oldu, yoksa çocukluktan gelen bir motivasyon mu?

Çocukluğumdan beri insan okumayı çok severdim. İnsan okumak derken birini gördüğümde anında kişiliğini çözebiliyordum ve çok ilginç bir şekilde o kişiyle ilgili her dediğim, hissettiğim doğru çıkardı. Bazen ben de çok şaşırırdım bu duruma, bunun nasıl olduğunu hâlâ ben bile bilmiyorum. Aslında hayatta geçmişinizin gelecekten haberi var. Size hep gelecekte neler olabileceği konusunda sinyaller, işaretler gönderiyor. Sadece bazen biz bunları görmek istemiyoruz. Ortaokuldayken kuantum kitapları okurdum, zaten hep etrafa göre farklı bir çocuktum küçüklüğümden beri...

İnsanların hayatlarına dokunmak ve iyilik yapmak üzerine kuruluydu hayatım ve çocukluğumdan beri hiçbir zaman insan ayırt etmedim, herkesi olduğu gibi kabul eden bir çocuk oldum hep. Çünkü bana göre herkesten öğreneceğimiz bir şey var.

"Bu hayat böyle gitmemeli, dedim..."

- Anne ve babanızın, ailenizin hayattaki seçimlerinize etkisi oldu mu? Nasıl bir ailede büyüdünüz?

Ben, bir de ablam var. Annem ve babam her zaman bizlere karşılaştığımız insanlar, kim olursa olsun, kısacası statüleri, maddi durumları nasıl olursa olsun, herkes birdir felsefesini benimsetmişlerdir. Ailemizde her zaman maneviyat en önemli unsur oldu. “Sana ne kötülük yapılırsa yapılsın sen yine iyi olacaksın” derdi annemle babam hep. Eskiden çocukluğumda bunu dedikleri için hep kızardım ama şu bilinç seviyemle düşündüğümde aslında hep en doğrusunu söylemişler… Dünyayı ve insanlığı kurtaran iki şey; iyilik ve sevgi.

- Bu işi yapmaya ne zaman karar verdiniz? Bugün istediğiniz yere geldiğinizi düşünüyor musunuz?

Uzun bir zaman önce bir sabah kalktım ve dedim ki “Bu hayat böyle gitmemeli.” Her şey gayet iyi ama burada bir eksik vardı, o da benim ruhumun sesiydi aslında... Hiç unutmuyorum, yeni uyanmıştım ve yatağımın üstünde bağdaş kurmuş oturuyordum. Evet kesinlikle istediğim noktada olduğumu ve bunu hakettiğimi düşünüyorum. Çünkü istediğim yere gelmek için çok emek ve çaba sarf ettim. Hiç kolay olmadı, ancak bir yandan da inanılmaz keyifl iydi.

- Sosyal medya yaptığınız işte ne kadar etkili?

Aslında ben çok ruhsal bir iş yaptığım için elimde olmadan çok sevemiyorum sosyal medyayı, ama insanlara ulaşmak için kullanmam gerekiyor, kesinlikle çok etkili. Sosyal medyadan herkese ulaşabiliyorsunuz, herkes de size ulaşabiliyor, çünkü dijital bir çağda yaşıyoruz ve insanların size başka yollarla ulaşması pek mümkün olmuyor.

- Hiç unutamadığınız bir anı var mı? Sizi çok güldüren ya da şaşırtan, belki de kızdıran?

Gelen danışanlar genelde bu işi yapan kişilerin hayatlarının kusursuz olduklarını ve sürekli mutlu olduklarını düşünüyorlar ve sürekli “Ne güzel siz hep mutlusunuz” diyorlar. Aslında en büyük olaylar bu işleri yapan insanların başına geliyor, çünkü evren diyor ki; sen böyle bir işi yapmaya başlıyorsun, bakalım sen ne kadar kendi hayatını halledebiliyorsun?

- Yaptığınız işte örnek aldığınız kişiler kim ya da kimlerdir?

Kendimle çalışmaya başladığım ilk günden beri hayatıma girmiş ve danışmanlık almış olduğum bir danışmanım var. Hayatım boyunca dualarım ve iyiliklerim onunla olacak. Örnek aldığım insanların başında o geliyor. Yurtdışından takip ettiğim, geçen sene vefat etmiş olan Louise Hay var. Ayrıca kitaplarını da bütün okurlara tavsiye ederim.

“Tasarıma ilgi duyuyorum"

- Başka hangi mesleği tercih ederdiniz ya da ne yapmak isterdiniz?

Bu meslekle özel hayatımda da çok bütünleştiğimi hissediyorum ama şu an aklıma gelen yine insanlara faydalı, insanların hayatını kolaylaştıracak bir şeyler yapmak isterdim. Tasarımcı olmak isterdim, yani doğal kumaşlardan üretilen materyaller, elbiseler, gömlekler yapmak isterdim.

- Bu işte eğitimin, ilişkilerin ve tecrübenin payı size göre yüzde kaçtır? Özellikle sizin mesleğinizde...

Öncellikle eğitim inanılmaz önemli, çünkü insan hayatına dokunuyorsunuz, bazen de müdahale ediyorsunuz. Kendilerini size teslim ediyorlar, ne kadar çok bilgilenip eğitim alınırsa hata yapma olasılığınız o kadar azalır. İlişki, tecrübe ve eğitim arasından en önemlisi eğitim tabii ki. İlişkiler ve tecrübeler de önemli, çünkü bazen yaşamadığınız, deneyimlemediğiniz hiçbir şeyi anlayamazsınız ve o konuda sağduyulu davranamazsınız.

- Bu işte ekmek var mı? Varsa nereden başlamalı?

Bu işi yapabilmek için daha önceden bahsettiğim gibi öncelikle kendimizle çalışmalıyız, kesinlikle para için yapılabilecek bir meslek değil. Öncelikle koşulsuz insanları sevmek gerekiyor, yargısız olmak gerekiyor. Bu meslekte birincisi insanlara destek olmak, sonra başka şeyler sırada oluyor.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.