Enerji dönüşümünde yeni dönem: Artık santral kurmak yetmiyor
Dünya genelinde güneş ve rüzgar enerjisi yatırımları rekor seviyeye ulaşırken, enerji sektörünün odağı yeni santral kurmaktan mevcut üretimi güvenli, ekonomik ve kesintisiz şekilde yönetmeye kayıyor. Uzmanlara göre enerji dönüşümünün başarısını artık depolama sistemleri, akıllı şebekeler ve dijital altyapı belirleyecek.
Güneş ve rüzgar enerjisindeki hızlı kapasite artışı, küresel enerji sektöründe öncelikleri değiştiriyor. Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA), Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve sektör raporlarından derlenen verilere göre, küresel yenilenebilir enerji kurulu gücü geçen yıl rekor artışla 5 bin 149 gigavata ulaştı.
Artan yatırımlarla birlikte ABD, Avrupa ve Çin başta olmak üzere birçok ülkede enerji sektörünün gündemi yalnızca yeni yenilenebilir enerji santralleri kurmak değil, üretilen elektriğin güvenli, ekonomik ve kesintisiz şekilde sisteme entegre edilmesi haline geldi.
Fazla üretim fiyatları negatife çekebiliyor
Güneş enerjisinin özellikle öğle saatlerinde, rüzgar santrallerinin ise uygun hava koşullarında yüksek üretim yapması zaman zaman elektrik arzının talebi aşmasına neden oluyor.
Elektriğin büyük ölçüde üretildiği anda tüketilmesi gerektiği için, fazla üretimin depolanamaması veya farklı bölgelere aktarılamaması bazı piyasalarda elektrik fiyatlarının sıfırın altına düşmesine yol açabiliyor.
Bu nedenle enerji dönüşümünün yeni aşamasında asıl hedef, daha fazla santral kurmanın ötesine geçerek değişken yenilenebilir enerji üretimini günün her saatinde etkin şekilde yönetebilmek olarak öne çıkıyor.
Depolama ve akıllı şebekeler kritik önem taşıyor
Uluslararası kuruluşlara göre enerji dönüşümünün başarısı artık yalnızca kurulu güç kapasitesiyle ölçülmeyecek. Enerji depolama sistemleri, akıllı şebekeler, talep tarafı yönetimi ve değişken üretimi dengeleme kabiliyeti önümüzdeki dönemin en kritik unsurları arasında yer alacak.
Yeni yenilenebilir enerji santrallerinin sisteme bağlanabilmesi için iletim ve dağıtım altyapısının güçlendirilmesi, dijitalleştirilmesi ve daha esnek hale getirilmesi gerekiyor.
"2040'a kadar 80 milyon kilometre şebeke gerekiyor"
Enerjide Dijitalleşme Derneği (EDİDER) Genel Sekreteri Gökberk Bilgin, IEA projeksiyonlarına göre 2040 yılına kadar dünya genelinde yaklaşık 80 milyon kilometre yeni veya modernize edilmiş elektrik şebekesine ihtiyaç duyulacağını söyledi.
Bilgin, yüksek oranda güneş ve rüzgar enerjisinin bulunduğu sistemlerde elektrik akışının gün içinde sürekli yön değiştirdiğini belirterek, bunun iletim hatlarının yüklenme yapısını, gerilim profilini ve frekans davranışını geçmişe kıyasla çok daha dinamik hale getirdiğini ifade etti.
Yenilenebilir enerji santrallerinin büyük bölümünün güç elektroniği tabanlı ekipmanlarla şebekeye bağlandığını kaydeden Bilgin, bu dönüşümün elektrik sistemlerinin teknik yapısını önemli ölçüde değiştirdiğini vurguladı.
Yapay zeka destekli şebekeler öne çıkacak
Bilgin, frekans kararlılığı, gerilim kontrolü ve kısa devre dayanımı gibi teknik parametrelerin artık daha hassas yönetilmesi gerektiğine dikkat çekerek, enerji depolama sistemleri, şebeke destekleyici inverter teknolojileri, hızlı frekans tepki mekanizmaları ve gelişmiş koruma-kontrol sistemlerinin birçok ülkede şebeke planlamasının temel unsurları haline geldiğini belirtti.
Yeni iletim hatlarının tek başına yeterli olmayacağını ifade eden Bilgin, dinamik hat kapasitesi uygulamaları, gelişmiş güç akışı kontrol sistemleri, gerçek zamanlı izleme altyapıları ve yapay zeka destekli tahmin modelleri sayesinde mevcut şebekelerin daha verimli kullanılabildiğini söyledi.
Bilgin'e göre enerji dönüşümünün ilk aşaması üretim kapasitesini artırmaktı. Bundan sonraki dönemde ise aynı altyapı üzerinden daha fazla yenilenebilir enerjinin güvenli, esnek ve ekonomik biçimde sisteme entegre edilmesi enerji politikalarının temel hedefi olacak.
Brent petrol 90 doların üzerine çıktı: Altı haftanın zirvesindeEnerji