Türkiye için COP31 fırsatı: Vitrin mi, dönüşüm mü?

Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği ve başkanlık süreci kritik bir eşiğe işaret ediyor. İklim Ağı, kömürden adil çıkış takvimi, 2035 hedefinin revizyonu ve şeffaf yönetişim çağrısı yaptı. Mesaj net: Küresel liderlik, içeride atılacak somut-cesur adımlarla mümkün ve ekonomi için stratejik bir dönemeç.

Türkiye için COP31 fırsatı: Vitrin mi, dönüşüm mü?

 Başak Nur GÖKÇAM

Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği ve başkanlığı, yalnızca diplomatik bir sorumluluk değil, enerji ve kal­kınma politikalarının yeniden çerçevelenmesi açısından kritik bir eşik olarak görülüyor. İklim alanında çalışan 16 sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu İklim Ağı, sürecin gerçek bir dönüşüme evrilmesi için kömürden çıkışın açık biçimde ilan edilmesi gerek­tiğini vurguladı.

Konuyla ilgili konuşan WWF-Türkiye temsilcisi Pınar Gayretli, Türkiye’nin iklim kri­zinin etkilerini artan orman yan­gınları, aşırı hava olayları ve gıda güvencesi riskleri üzerinden gi­derek daha ağır yaşadığını belirte­rek, mevcut politikaların bu tab­loyla uyumlu olmadığını söyledi.

Gayretli, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçe­ve Sözleşmesi’ne sunduğu 2035 hedefinin emisyon artışını dışla­madığına dikkat çekerek, “Bu he­def ne 2053 net sıfır beyanıyla ne de 1,5 derece hedefiyle uyumlu. COP31’e ev sahipliği yapacak bir ülke olarak Türkiye’nin iklim kar­nesini güçlendirmesi gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Kömür ısrarı ve yatırım riski

Gayretli, son dönemde koru­nan alanlarda madencilik faali­yetlerine izin veren düzenleme­lerin ve kömür yatırımlarının doğa ve tarımsal üretim üzerin­de baskı yarattığını ifade etti. Mi­las Akbelen’de yaşanan süreç ile Afşin-Elbistan bölgesindeki kö­mürlü santral tartışmalarını ha­tırlatan Gayretli, kömüre sağla­nan teşviklerin temiz enerjiye ge­çişi geciktirdiğini söyledi.

Küresel ölçekte karbon fiyatla­ması ve sınırda karbon düzenle­meleri devreye girerken, karbon yoğun üretim modelinin Türki­ye’nin ihracat rekabeti açısından da risk oluşturduğuna işaret eden uzmanlar, enerji dönüşümünün artık yalnızca çevresel değil eko­nomik bir zorunluluk olduğuna dikkat çekiyor.

“Değişim evde başlamalı”

Toplantıda söz alan Green­peace Türkiye Direktörü Emel Türker Alpay ise COP31 baş­kanlığının sembolik bir rol ol­madığını belirterek, Türki­ye’nin önce kendi enerji poli­tikalarında netlik sağlaması gerektiğini söyledi. Alpay, “Ger­çek bir liderlik için ilk adım ye­ni kömür santrali yatırımları­na son verildiğinin açıklanması olmalı. Daha güçlü bir adım ise elektrik üretiminde kömürden çıkışa yönelik takvimin ortaya konulmasıdır” dedi.

Türkiye’nin tarihsel olarak küresel emisyonların en büyük sorumluları arasında yer alma­dığını ancak güncel emisyon düzeyi itibarıyla ilk 15 ülke ara­sında bulunduğunu hatırlatan Alpay, bu nedenle Türkiye’nin hem kırılganlıklarını hem de so­rumluluğunu dikkate alan bir po­litika seti geliştirmesi gerektiğini ifade etti. “Türkiye değişimi evin­de başlatmalı” mesajını verdi.

Katılımcı yönetişim vurgusu

İklim Ağı temsilcileri, iklim politikasının en üst karar meka­nizması olan İklim Değişikliği ve Uyum Koordinasyon Kurulu’nda iş dünyası temsil edilirken, iklim alanında uzman sivil toplum ku­ruluşlarının yer almamasını da eleştirdi. COP31 sürecinde kalıcı istişare mekanizmalarının oluş­turulması gerektiği belirtilirken, şeffaflık ve hesap verebilirliğin hem uluslararası güvenilirlik hem de iç politika tutarlılığı açı­sından kritik olduğu kaydedildi.

Yenilenebilir enerji kapasi­tesindeki artışın Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu be­lirten İklim Ağı, ancak bu yatı­rımların ekosistemleri tahrip etmeyecek, yerel toplulukların haklarını gözeten ve adil geçiş il­kesiyle planlanması gerektiğini vurguladı.

Uzmanlara göre COP31 süre­ci, Türkiye açısından enerji arz güvenliği, dış ticaret rekabeti, fi­nansmana erişim ve sürdürüle­bilir kalkınma başlıklarının ke­siştiği stratejik bir dönemeç nite­liğinde. Küresel zirve öncesinde atılacak somut adımlar, Türki­ye’nin hem iklim diplomasisin­deki konumunu hem de düşük karbonlu ekonomiye geçiş hızını belirleyecek.

COP31 için öne çıkan talepler

-2035 emisyon hedefinin 1,5°C ile uyumlu biçimde revize edilmesi

-Yeni kömür yatırımlarının sonlandırılması

-Elektrik üretiminde kömürden çıkış takvimi

-Karar alma süreçlerinde kalıcı katılım mekanizmaları

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL