'Ora AVM için antibiyotik yazmıştık ama iflas kararı çıktı'

Ziraat Bankası Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Göğebakan, Ora alışveriş merkeziyle ilgili olarak 'Aspirinle çözülebilecek bir durumu yoktu. Biz antibiyotik kokteyli hazırlamıştık. Elimizden geleni yaptık' dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Jülide Y. GÜRDAMAR

Geçtiğimiz hafta İstanbul Ticaret Mahkemesi'nin iflasına karar verdiği Ora Alışveriş Merkezi ve Otel kompleksinin yapımı aşamasında ortaklarına 270 milyon euro kredi vermesiyle gündeme gelen Ziraat Bankası'nın Kredi Politikaları'dan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cengiz Göğebakan ilk kez konuştu. Ora'yı kredi ödemelerindeki aksamalar nedeniyle hasta bir insana benzeten Göğebakan, "Ora'nın aspirinle çözülebilecek bir durumu yoktu. Biz de bunun farkındaydık. Sorunları gidermeye dönük bir antibiyotik kokteyli hazırladık. Ziraat olarak söz konusu tesisin aktif kalması için kredinin yeniden yapılandırılması dahil elimizden geleni yaptık. Ancak hazırladığımız antibiyotiği hastaya verme imkanı olmadan iflas kararı çıktı" dedi.

Cerrahi müdahaleden önce antibiyotik

Sürecin başından bu yana Ora'nın ortaklarıyla sürekli iletişim içinde olduklarını kaydeden Göğebakan, kredi ödemelerinin aksamaya başlamasından, iflas kararına kadar gelinen süreci şöyle anlattı: "Ora'nın sahipleri kredi ödemelerinde sorun yaşayınca, konuyla ilgili biz de gerekli incelemelerimizi yaptıktan sonra, ortaklarla yeni bir kredi anlaşmasını da kapsayan bir kurtarma planı hazırladık. Karşılıklı sözler verildi. Bu yeni ödeme planını Yönetim Kurulu'muz inceledi ve sonunda, ‘Ora ülke ekonomisi için önemli bir değer. Ekonomiye kazandırılmasında yarar var düşüncesiyle hastayı daha cerrahi müdahale gerekmeden, henüz sorunlar küçükken antibiyotikle tedavi edelim' denildi. Ancak tam bu plan uygulama aşamasındayken, Ora'nın sahipleri başka bir alacaklısının alacağını tahsil için başlattığı icra işlemlerini durdurmak amacıyla hiç beklenmeyen bir şey yaptı ve iflas erteleme için mahkemeye başvurdu."

Hedef; tesisin işleyerek borçlarını ödemesi

Ziraat'in Ora'nın ortaklarının iflas erteleme başvurusunu 20 gün sonra tespit ettiğini söyleyen Göğebakan şöyle devam etti: "İflas erteleme başvurusundan sonra artık hukuki süreç başladığı için bizim geliştirdiğimiz yeniden yapılandırma planı da uygulanamaz hale geldi. Dolayısıyla mahkemenin kararını beklemek durumunda kaldık. Ora'nın Ziraat'in dışında da yaklaşık 400 farklı kişi ve kuruma, 55-60 milyon Euro'luk borcu var. Şimdi ortakları iflas kararına itiraz edeceklerini belirtiyor. Bu durumda iflas kararı Yargıtay'da reddedilirse konu yeniden yerel mahkemeye gelecek. Yerel mahkemenin alacağı karara göre, Ora'nın durumu netlik kazanacak. Ancak şu an için beklemedeyiz."

Ziraat Bankası'nın ipotekli alacaklı olduğu için tesisten elde edilecek tüm gelirlerin öncelikle kendilerine geleceğini söyleyen Cengiz Göğebakan, "Bizim alacağımız tamamlandıktan sonra diğer alacaklılara ödemeleri yapılacak. Ancak biz bunu istemiyoruz. Bizim isteğimiz, üst mahkemeden bir an önce kararın çıkması ve ondan sonraki yol haritasının belirlenmesi. Hedef tesisin işleyerek borçlarını öder hale gelmesi" dedi.

200-270 milyon Euro değer biçildi

Mahkemeden iki farklı bilirkişi ile 3 lisanslı bağımsız gayrimenkul değerleme şirketinin Ora için değer tespit çalışması yürüttüğünü söyleyen Cengiz Göğebakan, "Bu 5 farklı kanaldan gelen değerlemeler 200 ile 270 milyon Euro arasında değişiyor. Ora gerçekten de 2 farklı otel konsepti ile alışveriş ve eğlence merkezi olarak ekonomik açıdan önemli bir tesis. Ancak bugün icradan 250 milyon Euro fiyatla satışa çıksa kimse almaz" değerlendirmesini yaptı.

Ziraat'in Ora'nın iflas erteleme başvurusuyla ilgili yaptığı incelemede, ortakların 1 milyon liralık alacak için icraya başvuran bir alacaklıyı durdurmak için iflas ertelemeye başvurmak durumunda kaldıkları ortaya çıktı. Göğebakan, "Keşke iflas erteleme yerine, gelip bizimle konuşsalardı. Bizim için önemli olan ekonomik değerin korunması ve işleyen bir mekanın da aktif hayatına devam etmesi. Bunun için makul ölçüler içinde her zaman yeniden yapılandırma olanaklarını devreye alıyoruz. Ora ile iligili de bütün bunları yaptık. Yine yapardık" şeklinde konuştu.

Akıllı banka müşterisinin sorununu çözmeli

Kredi yapılandırmalarının olağanüstü dönemlerin değil, gerektiğinde devreye alınması gereken ürünler olduğunu söyleyen Cengiz Göğebakan, "Şirketler bankaları finansal ortak olarak görmeliler. Bir sorunları varsa bunu her aşamada bankalarıyla paylaşmalılar. Çünkü ödemeler 90 günü aşkın bir süre aksayınca artık o noktadan sonra hukuki süreç başlıyor. Biz Ziraat olarak ödemesi 30 gün geçen kredileri yakın izlemeye alıyoruz. Genelde yakın izlemeye giren müşterilerimizin yüzde 5-7'si takibe düşüyor. Akıllı banka, müşterisinin sorununu çözmeli" diye konuştu.

35.3 milyar TL'lik kredi yakın izlemede

Şirketlerin borçlarının yüzde 35-40'ının bankalara olduğunu geri kalan borcun piyasaya olduğunu söyleyen Cengiz Göğebakan, Türkiye'de haziran 2013'te toplam 897.6 milyar olan krediler içinde 35.3 milyar liralık kredinin yakın izleme kategorisinde olduğunu kaydetti. Göğebakan, bunun toplam kredilerdeki oranının da yüzde 3.94 olduğunu belirterek, bu oranın geçen yılın tamamında yüzde 4.25 olduğunu da hatırlattı. ‘Yakın izleme'ye giren kredilerin büyük oranda yapılandırma ürünleriyle kurtarıldığı bilgisini veren Göğebakan, "Önemli olan hastaya cerrahi müdahaleye gerek kalmadan henüz ilaçla tedavi olabildiği aşamada yardımcı olmak" dedi.

400 milyon liralık alacak kampanyası

ZİRAAT'in 3 ay önce başlattığı takibe düşmüş kredi borcunu kapatma kampanyası ile ilgili de bilgi veren Cengiz Göğebakan, "2011 öncesindeki takibe düşen kredileri kapsamayan yaklaşık 400 milyon TL'lik bir alacağı kapsayan bir kampanya bu. Şu ana kadar 25 milyon TL'si geldi. Yılsonuna kadar sürecek kampanya kapsamında 90-100 milyon TL alacağın gelmesini bekliyoruz. Bu kampanyadan yararlanmak isteyen borçlulara normal faizlerden işlem yapıyoruz ve faizin yüzde 40'ına kadar siliyoruz" diye konuştu. 

Bu konularda ilginizi çekebilir