Barclays küreseler borsalarda Japonya'yı öne çıkarıyor
İngiliz bankası Barclays, küresel borsalarda yükselişin devamı için petrol fiyatları ve tahvil faizlerinin dengelenmesi gerektiğini açıkladı. Avrupa şirketlerinde bu yıl yüzde 16 kâr artışı bekleyen banka, yatırım tercihlerinde Japonya ile Almanya'yı öne çıkardı.
İngiliz yatırım bankası Barclays, küresel borsalarda yıl sonuna kadar yükselişin devam edebileceğini ancak yatırımcılar için koşulların zorlaştığını belirterek yeni stratejisini açıkladı.
Banka, yüksek tahvil faizleri ve petrol fiyatlarının hisse senetlerinin önündeki iki temel engel olduğunu vurgularken, bölgesel yatırım tercihlerinde Japonya'yı öne çıkardı.
Avrupa'da ise Almanya ve bazı çevre ülke piyasalarını Fransa'ya tercih eden Barclays, güçlü şirket kârlarının borsaları desteklemeye devam edebileceğini değerlendiriyor.
Borsalarda yükseliş iki koşula bağlı

Barclays Avrupa Hisse Senedi Stratejisi Başkanı Emmanuel Cau liderliğindeki ekibin 7 Ekim tarihli değerlendirmesinde, küresel borsalardaki yükselişin sürdürülebilmesi için petrol fiyatları ile tahvil faizlerinin istikrara kavuşması gerektiği belirtildi.
Banka, merkez bankalarının faiz indirimlerinden yeniden sıkı para politikasına yönelmesinin hisse senetleri üzerindeki desteği azalttığına dikkat çekti. Özellikle yüksek petrol fiyatlarının enflasyonu beslemesi ve devlet tahvillerinin daha cazip getiri sunması, yatırımcıların hisse senetlerine ayırdığı sermayeyi etkileyebilecek gelişmeler arasında gösterildi.
Barclays'e göre piyasalar bu risklerin bir bölümünü fiyatlamış durumda. Hisse senetlerinin fiyat-kazanç oranlarının uzun dönem ortalamalarına yaklaşması, yılın son çeyreğinde toparlanma olasılığını destekliyor. Ancak petrol ve tahvil faizlerinde yeni bir yükseliş yaşanması, beklenen kazançları sınırlayabilir.
ABD yerine Japonya, Fransa yerine Almanya

Bankanın değerlendirmesindeki dikkat çekici başlıklardan biri de bölgesel yatırım tercihleri oldu. Barclays, Japonya hisse senetlerine yönelik olumlu yaklaşımını korurken Avrupa ile ABD arasında genel olarak dengeli bir konumlanma öneriyor. Avrupa içinde ise Almanya ve bazı çevre ülke piyasalarını Fransa'nın önünde tutuyor.
Bu tercihte şirketlerin kâr görünümü, ekonomik büyüme beklentileri ve kamu maliyesine ilişkin riskler etkili oluyor. Özellikle Fransa'daki bütçe ve borçlanma sorunları, yatırımcıların Avrupa piyasaları arasındaki tercihlerinde önem kazanıyor.
Bununla birlikte Barclays, Fransa kaynaklı mali risklerin yönetilemez boyutta olduğunu düşünmüyor. Bankanın yaklaşımı, Avrupa borsalarının tamamından uzaklaşmak yerine ülkeler ve sektörler arasında daha seçici davranılması gerektiğine dayanıyor.
Avrupa şirketlerine yüzde 16 kâr tahmini

Barclays, yüksek finansman maliyetlerine rağmen Avrupa şirketlerinin kârlarında güçlü büyüme bekliyor. Bankanın tahminlerine göre şirket kârları 2026 yılında yüzde 16, 2027'de ise yüzde 10 artacak. Bu beklenti, hisse senetlerindeki olası yükselişin en önemli dayanaklarından birini oluşturuyor.
Ancak bankanın tahminleri, gelecek yıl kâr artış hızının yavaşlayacağına da işaret ediyor. Barclays stratejistleri, üçüncü çeyrek bilançolarında büyümenin ikinci çeyrekteki yüksek seviyelerden gerilemesini beklemekle birlikte çift haneli artışların korunabileceğini değerlendiriyor.
Yüksek faiz ortamında şirketlerin borçlanma maliyetleri artarken devlet tahvilleri de hisse senetlerine güçlü bir alternatif oluşturuyor. Bu nedenle banka, yatırımcıların yalnızca genel piyasa yükselişine değil, şirketlerin kâr üretme kapasitesine daha fazla önem vermesi gerektiği görüşünde.
Yapay zekâ yatırımlarında borçlanma uyarısı

Barclays, yapay zekâ yatırımlarının ekonomik büyümeyi ve şirket kazançlarını desteklemeye devam ettiğini belirtiyor. Bununla birlikte veri merkezleri, işlemciler ve dijital altyapı için yapılan büyük harcamaların giderek daha yüksek finansman maliyetleriyle karşılaşabileceğine dikkat çekiyor.
Bankaya göre sermayenin pahalılaşması, özellikle borçlanmayla finanse edilen yapay zekâ yatırımlarını sınırlayabilir. Bu durum, teknoloji şirketlerinin büyüme beklentileri arasında daha belirgin farklar oluşmasına neden olabilir.
Barclays'in sektör tercihlerinde büyük yatırım harcamalarından yararlanan şirketler ile bankalar öne çıkıyor. Telekomünikasyon sektöründeki bazı hisselere de olumlu yaklaşan banka; tüketim, gayrimenkul ve temel malzeme şirketlerinde ise temkinli duruşunu koruyor.
Türkiye'deki yatırımcı için hangi riskler öne çıkıyor?

Barclays'in değerlendirmesi Borsa İstanbul için doğrudan bir endeks hedefi veya Türkiye hisselerine yönelik özel bir yatırım tavsiyesi içermiyor. Ancak bankanın dikkat çektiği petrol fiyatları ve tahvil faizleri, Türkiye piyasaları açısından da önem taşıyor.
Petrol fiyatlarındaki yükseliş, enerji ithalatının maliyetini artırarak Türkiye'nin enflasyon görünümü üzerinde baskı oluşturabilir. ABD ve Avrupa'da devlet tahvillerinin daha yüksek getiri sunması ise uluslararası yatırımcıların gelişmekte olan ülkelere yönelik risk alma isteğini etkileyebilir.
Bu nedenle Barclays'in küresel borsalar için belirlediği iki koşul, Türkiye'deki yatırımcıların da izlemesi gereken göstergeler arasında bulunuyor. Önümüzdeki dönemde petrol ve tahvil faizlerinin seyri kadar şirket bilançolarının gücü de hisse senedi piyasalarının yönü üzerinde belirleyici olacak.