Emeklilik fonları borsaya yönlendirilmeli

SPYD Başkanı Ünver, hisse senedi oranının gelişmiş ülkelerdeki seviyelere gelememesini, yeterli büyüklükte nitelikli hisse senedi stokunun olmayışına ve fonların kaliteli yönetilmemesine bağladı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

ANKARA - Sermaye Piyasası Yatırımcıları Derneği (SPYD) Başkanı Arif Ünver, gelişmiş ülkelerde emeklilik fonlarında biriken tutarın yüzde 40'lara varan oranlarda hisse senedi piyasasına yönlendiğini belirterek, "Türkiye'de yüzde 18 civarında olan oranın gelişmiş ülkelerdeki seviyelere gelememesinin nedeni, yeterli büyüklükte nitelikli hisse senedi stokunun olmayışı ve fonların kaliteli yönetilememesidir" dedi. 

Ünver yaptığı açıklamada, Türkiye'de tasarruf oranlarının azlığı konusunda ekonomi yönetimindeki bütün aktörlerin ortak düşünceye sahip olduğunu söyledi. 

Cazip tasarruf alanlarının azlığı ve gelir dağılımı sorununun tasarruf oranları konusundaki sıkıntıyı beslediğini ifade eden Ünver, tasarrufu cazip kılmak için hükümetin, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) kapsamında yatırılacak primin yüzde 25'i oranında devletin katkı payı yatırması uygulamasını devreye soktuğunu hatırlattı. 

BES'in orta ve uzun vadede tasarrufları artırma amacına hizmet etmesi ve dolayısıyla ülke ekonomisine katkı sağlamasının tek başına devlet katkısı ile mümkün olmadığını kaydeden Ünver, "Bireysel emeklilik fonlarının orta ve uzun vadede getirisi, sistemin kalıcı bir şekilde büyümesinin belirleyeni olacaktır" diye konuştu.  

"Daha yolun başındayız" 

BES'te biriken fon tutarının 24,7 milyar lira seviyelerine ulaştığını ve özellikle 2011 sonundan itibaren devlet katkısı uygulamasının devreye girmesi ile sıçrama yaşandığını anlatan Ünver, buna karşın fon büyüklüklerinin kimi gelişmiş ülkede Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYH) yüzde 70'ine denk geldiğini belirterek, "Ülkemizde ise GSYH'nin yüzde 1,5-2 kadar bir fon büyüklüğü olması daha yolun çok başında olduğumuzu ortaya koymaktadır" değerlendirmesinde bulundu.  

Bireysel emeklilik fonlarının sürdürülebilir bir büyüme ivmesi yakalayarak, ülkenin ekonomik kalkınmasına katkıda bulunmasının bu fonların içerikleri ile son derece yakından ilgili olduğuna işaret eden Ünver, emeklilik fonu sisteminin sağlıklı şekilde işlediği ülkelerde, fonlarla ilgili ülkenin hisse senedi piyasalarının ayrılmaz ikili olduğunu dile getirdi.  

"Hisse senedi piyasası nitelikli şekilde derinleştirilmeli" 

Bu açıdan bakıldığında gelişmiş ülkelerde, fonlarda biriken tutarın zaman zaman yüzde 40'ının hisse senetlerine yönlendiğini anlatan Ünver, şöyle devam etti:  

"Ülkemizde sistemin başlangıcından bu yana toplam fon içerisindeki hisse senedi oranlarına baktığımız zaman, 2004 sonunda yüzde 13 olan rakamın bu yıl yüzde 17-18'ler civarında olduğunu görmekteyiz. Bu oranın gelişmiş ülkelerdeki seviyelere gelememesinin iki ana sebebi var. Birincisi yeterli nitelikli büyüklükte hisse senedi stokunun olmayışı bir diğeri de ilk sebeple orantılı olarak fonların kaliteli yönetilememesidir. 

Açıkçası bu gelişimin realize olamayışının sebepleri kavranıp gerekli açılımlar yapılmaz ise tek başına devlet katkısı BES'i arzu edilen büyüklük ve yapıya taşıyamaz. BES'te biriken fonların verimli bir şekilde yönetilmesi ve getirileri ile cazibe alanına dönüşmesi, değişken getirili dediğimiz görece olarak riskli ürün pazarının temel yapı taşı olan hisse senetleri piyasamızın nitelikli bir şekilde derinleştirilip büyütülmesine göbekten bağlıdır. Aksi takdirde tasarruf sahipleri açısından sabit getirili enstrümandan bir farkı kalmayacak olan BES'te devletimizin yaptığı ve yapacağı katkı da verimli neticeler alınmasına yetmeyecektir." 

Hisse senedi piyasasının derinleştirilmesi adına karlı ve büyüme potansiyeli olan nitelikli firmaların halka açılmaları için teşvik edilmesi gerektiğini belirten Ünver, "halka açılmak şartı ile İSO 1000'de yer alan büyük firmalara kurumlar vergisinde indirim üzerinde çalışılabileceğini" ifade etti.  

Bu konularda ilginizi çekebilir