TMSF'nin 'köprü banka' sistemi nasıl işleyecek?

TMSF yetkilileri, bir bankaya el konduğunda onun sorunlu varlıklarının nasıl yönetileceğine yönelik 'köprü banka' çalışmasını anlattı

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

İSTANBUL - Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) yetkilileri, bankacılık düzenlemelerindeki 'köprü banka' kavramına ve sistemin hangi amaca hizmet edeceğine açıklık getirdi.

Yetkililer, TMSF'nin kendisine bir banka devredildiğinde, o bankanın hızlı şekilde çözümlemesini yapabilmek ve bürokrasiye takılmak istemediğini ifade etti. 

Fon'a devredilen bankayla ilgili yapılan değerlendirme sonucunda o banka için en iyi çözümün "köprü banka" kurmak diye bir kanaat oluşması durumunda, TMSF Yönetim Kurulu'nun yeni bir banka, yani ayrı bir tüzel kişilik kurabileceği bilgisini veren yetkililer şöyle konuştu: 

"Köprü banka uygulaması, dünyanın her tarafında, özellikle gelişmiş ülkelerde uygulanan bir sistem. Fon bu sayede yeni bir şirket kurabilecek. Bu bir banka olacak. BDDK'dan izin almaya gerek olmaksızın, çünkü vakit problemi var. Bu bankanın derhal faaliyete geçmesi, krizin yönetilmesi gerekiyor. Bütün bunların bir tek amacı var. Bir banka battı diye ekonomik sistem aksamasın. Batan banka domino etkisi yapmasın. Ekonomik sistem sıkıntıya girmesin. Çünkü insanların ödemeleri var. Çekleri var, EFT'leri var. Bir banka battığında; TMSF yeni, hukuki hiç bir sorunu olmayan bir 'köprü banka' kurmak suretiyle, yüzde yüz hissesi TMSF'ye ait olan bir bankayı kolayca satabilme imkanına kavuşacak. Problemli unsurlar eski bankada kalacağı için, yeni kurulan 'köprü banka', sorunsuz, kıymetli bir banka olacak." 

Uluslararası sistemde yeni kurulan bu bankaya 'köprü banka'  (bridge bank) ve geride kalan bankaya ise "kötü banka" (bad bank) olarak adlandırıldığını aktaran yetkililer, bütün sorunlu, kötü ve toksik varlıkların 'köprü banka' da kalacağını; işe yarar, değerli şeylerin ise "köprü banka"da yer alacağını dile getirdi. 

Fon'a devredilen bir bankanın şubeleri, bilgi işlem sistemi, personeli vesairenin 'köprü banka' ya aktarılmış olacağını ifade eden yetkililer, şunları kaydetti: 

"Böylece, risk ve zarar üreten hiçbir şeyi içinde barındırmayan, ter temiz bir banka kurulmuş olacak. Böylece, yıllarca satılamayan, masraf üretmeye devam eden, TMSF çalışanlarını meşgul eden bankalar sorunu ortadan kalkacak. Şu an mevcut kanunda zaten 'kurulacak banka' ibaresi var. Bu, aslında 'köprü banka'ya işaret ediyor. Fakat eksik, açıklanmamış. Mevcut kanunda geçen 'kurulacak banka' nedir? Kim kurar? Nasıl kurar? Bu tanımlanmamış. Batan bankanın varlıklarıyla kurulan 'köprü banka', 2 yıl içinde satılmak zorunda...  

Köprü bankanın bir yıl faaliyet izni olacak

Kurulacak köprü bankanın bir yıl faaliyet izni olacak. Zorunlu hallerde, bu süre en fazla artı 1 yıl daha uzatılabilecek. Toplam 2 yıl içinde TMSF'nin bu bankayı mutlaka satması gerekiyor. İkinci yılın sonunda da bu banka satılamazsa, 'köprü banka' tasfiye edilecek. Eğer bu sorunsuz 'köprü banka' satılırsa; satıştan gelecek para, alacaklılar mağdur olmasın diye, 'kötü banka'ya konulacak. Yani Fon'a devredilen, faaliyet izni kaldırılmış olan tüzel kişiliğe. Alacaklıların hakkı da böyle korunacak." 

"Vergi ödemeyen off-shore'cuların batan paraları, vatandaşın vergileriyle karşılanamaz" 

TMSF yetkilileri, 'köprü banka' kurma ihtiyacının ne kadar önemli olduğunun daha iyi anlaşılabilmesi için, off-shore meselesinden örnek vererek, şunları anlattı: 

"Geçtiğimiz günlerde, bazı yayın organlarında, TMSF'nin off-shore bankalarında parası batanlara, 150 milyon TL ödeme yaptığını yazmıştı. Devam eden mahkemeler sonuçlandığında, bu rakam daha da artacağı söyleniyor. Eğer bu 'köprü banka' olsaydı, off-shore'culara bugüne kadar 150 milyon TL ödemek zorunda kalınmazdı. Çünkü mahkemelerin kararları, 'köprü banka'yı bağlamazdı. Vergi ödemeden, off-shore'da yüksek faiz kazananlar, şimdi de anaparalarının 5-6 katını TMSF'den alamazlardı. Geçmişte Yurtbank battı. Yurtbank'ın Kıbrıs'ta off-shore bankası vardı. Off-shore aslında ayrı bir bankaydı. 'Vergi cenneti' Kıbrıs'ta, devlet güvencesi olmadan, vergi ödemeden, sigorta bedeli gibi masraflardan uzak, yani TMSF'ye sigorta primi ödemeden, mudilerine yüksek faiz verip durdu. Ta ki günün birinde batana kadar. 

Off-shore bankalarında parası batanlar, mağdur olduklarını iddia ettiler. TMSF, Kıbrıs'ta olan off-shore bankaların, Türkiye'nin bankacılık sistemine dahil olmadığını, bunların sigorta primi ödemeden, zor zamanda sigortadan para isteyemeyeceğini söyleyerek, karşı çıktı. Off-shore mağduru olduğunu söyleyenlerin çok azı gerçekten mağdurdu. TMSF bu mağdurların mevduatını ödedi. Çünkü bu az sayıdaki insan, parasını off-shore bankalara yatırmak için ne yazılı talimat vermişti, ne de off-shore banka cüzdanı sahibiydiler. Son yıllara kadar, mahkemeler, yazılı talimat ve off-shore banka cüzdanı olup olmamasına bakarak karar verdi; çoğu davada TMSF'yi haklı buldu. Sonra ne olduysa, mahkeme kararları TMSF bunları ödemek zorundadır dedi. Off-shore hesapları dolayısıyla açılan mahkemeler sonucunda, bugüne kadar 150 milyon lira ödendi. Yargıtay'ın emsal kararı yüzünden, hakimler, detaylara bakmadan TMSF aleyhinde karar veriyorlar." 

"O zaman uygulansaydı Yurtbank tüzel kişilik olarak kalacaktı"

Köprü banka modeli o zaman uygulanabilmiş olsaydı, Yurtbank'ın tüzel kişilik olarak kalacağını belirten yetkililer, TMSF'nin ayrı bir 'köprü banka' kurabileceğini ve onu satabileceğini söyledi. 

Alıcının, "kötü banka"yla bir probleminin olmayacağını ifade eden yetkililer, "Off-shore'da param battı. Yurtbank bundan sorumludur' diyenlere, 'Yurtbank tüzel kişiliği burada, iflas masasından paranı alabilirsin' denilecekti. Off-shore'cular yüksek faiz kazandılar ve kazançlarından vergi ödemediler. TMSF Başkanı Şakir Ercan Gül, her vesileyle, mahkemelerin bu yanlışa son vermesi gerektiğini söylüyor. 'Vergi ödemeyen off-shore'cuların batan paraları, vatandaşın vergileriyle karşılanamaz, bunu hiçbir hukuk kabul edemez" ifadesini kullandı. 

 

Bu konularda ilginizi çekebilir