'Devlet otoritesi hedef alındı'

TOBB İstişare Kurulu toplantısında konuşan Başbakan Davutoğlu, Kobani protestolarındaki 3 temel hedefin, kamu binalarını tahribiyle devlet otoritesi, iş yerlerinin tahribiyle oda temsilcileri ve AK Parti binaları olduğunu söyledi

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

ANKARA - Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İstişare Kurulu toplantısında konuştu.

Ankara'da gerçekleştirilen toplantıda Kobani protestolarını değerlendiren Davutoğlu, "Bu yolla Kobani'ye mi yardım ettiler? Suriye'deki zulmü neredeyse kendi halkına karşı yapanlar bilsinler ki Türkiye'yi hiçbir zaman bu kaos sarmalının içine sokamayacaklardır. Birisi kamu binaları... Okullar ambulanslar kütüphaneler ve müzeler. Burada hedef edinilen şey devlet otoritesiydi." dedi.

"Ne yaparlarsa yapsınlar kamu düzeni zaafa uğramayacak"

IŞİD bahanesiyle yapılan izinsiz gösterilere ilişkin sert sözler sarfeden Davutoğlu, "Ne yaparlarsa yapsınlar kamu düzeni zaafa uğramayacaktır. Devlet kamu düzenini tesis etmek için her türlü tedbiri almaya kararlıdır. Bu konuda en ufak ihmal ve zaaf söz konusu olmayacaktır" ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

Şimdi bakınız son yaşananlar nasıl bir konjonktür içinde gelişti. 2013 Mayıs'ında IMF'ye borçların ödendiği, ekonomik ivme kazandığı günlerde önümüzde üç seçim olduğunu herkes biliyordu. mahalli, cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler. Türkiye'nin ayağa kalkmasını, çevresindeki bölgeleri de büyük çınarının altında barındırabilmesini sağlayacak güç haline gelmesinden rahatsız olanlar harekete geçtiler.

Toplumsal kargaşa ortamı yaratılmaya çalışıldı

Çözüm süreciyle ilgili ciddi ivme kazanmıştık, mekanizmasını bakanlar kuruluyla esasa bağlamıştık, çok ciddi bir momentum oluşmuştu. Suriye'deki bütün dostlarımıza akrabalarımıza yardım edebilmek kastıyla tezkere çıkardık. Toplumda iyimser bir beklenti içindeyken, maalesef yaşanan olaylarla gerçek anlamda toplumsal kargaşa ortamı yaratılmaya çalışıldı.

Kobani bahane edilerek yapılan bu vandalizmde bu terör faaliyetlerinde 33 vatandaşımız hayatını kaybetti. 2 polisimiz şehit oldu.

Şimdi sormak vaktidir. Hüseyin Hatipoğlu'nun kızı yaren'in yetim kalmasına sebep olan bu vahşi alçakça saldırılar niye yapıldı? Ahmet Akif'i Sena'yı yetim bırakanlar neyi hedeflediler?

Üç temel hedeflerine bakıldığında vandalizmin amacını anlamak mümkün

Bu yolla Kobani'ye mi yardım ettiler? Suriye'deki zulmü neredeyse kendi halkına karşı yapanlar bilsinler ki Türkiye'yi hiçbir zaman bu kaos sarmalının içine sokamayacaklardır. Birisi kamu binaları... Okullar ambulanslar kütüphaneler ve müzeler. Burada hedef edinilen şey devlet otoritesiydi.

İkincisi iş yerleri. yani sizlerin helal rızkla kazandığınız iş yerleri ve doğrudan hedef alınan şey bugün aramızda bulunan oda temsilcilerinin üyeleri. Ve nihayet Ak Parti binaları. Bu üç temel hedefe bakıldığında vandalizmin amacını anlamak mümkün.

Kobani bahane edilerek yapılan bu vandalizmde, bu şiddet sarmalında, bu terör faaliyetlerinde 33 vatandaşımız hayatını kaybetti, 2 polisimiz şehit oldu, 135 polisimiz yaralandı, 531 polis aracı, 631 sivil araç yakıldı. 214'ü okul olmak üzere, aralarında Kur'an Kursları, müzeler, kütüphaneler de bulunan bin 122 bina tahrip edildi.

"Çözüm sürecini ayakta tutmaya kararlıyız"

"Yıkanlara, tahrip edenlere karşı inşayı ve ihyayı öne çıkarıyoruz" diyen Başbakan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Kriz çıkaranlara karşı yepyeni bir vizyonun temsilini üstleniyoruz. Çözüm sürecini sabote etmek isteyenlere karşı da çözüm sürecini ayakta tutmaya, çözüm sürecini milli birlik ve kardeşlik projesinin temel ayağı olarak korumaya kararlıyız."

"Yargı mensuplarımız en güzel mesajı bütün toplumumuza vermişlerdir"

Başbakan Davutoğlu, konuşmasında HSYK üyeliği seçimine de değinerek "Türkiye'de yargının bağımsızlığı ve yargının herhangi bir grubun ipoteği altına girmemesi bütün bu ekonomik kalkınma ve siyasi demokratikleşme çabalarının en önemli ayağıdır. Dün yargı mensuplarımız kullandıkları hür iradeleriyle aslında bu konudaki en güzel mesajı bütün toplumumuza vermişlerdir. Kendilerine gerçekleştirdikleri demokratik seçim ve yargının önümüzdeki dönemde adaleti tesis etme konusundaki kararlılığını teyit etmiş olmaları dolayısıyla bir kez daha teşekkür ediyorum" dedi.

 

Bu konularda ilginizi çekebilir