'Siyasi atmosfer hiç bu kadar belirli olmamıştır'

Ekonomi Bakanlığı, kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s'ın Türkiye’deki ekonomik durumu durağandan negatife çevirmesine tepki göstererek, “Moody'sin görünümle ilgili sonucu yanlıştır, çünkü tespitleri doğru değildir" açıklaması yaptı

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

ANKARA - Ekonomi Bakanlığı, kredi derecelendirme kuruluşu Moody’sın Türkiye’deki ekonomik durumu durağandan negatife çevirmesine tepki göstererek, “Moody'sin görünümle ilgili sonucu yanlıştır, çünkü tespitleri doğru değildir. İlk olarak ülkemizde yerel seçimlerin ardından çok daha belirgin ve öngörülebilir bir siyasi süreç yaşıyoruz. Hükümetimiz, yüzde 45'in üzerinde oy alarak milletimiz nezdindeki desteğini artırmış bulunmaktadır. Bu sonuç ile 12 yıllık politik istikrar pekişmiş ve siyasi belirsizlik iddiaları, amacı ne olursa olsun bir bahane olmaktan çıkmıştır. Türkiye'de siyasi atmosfer hiç bu kadar ‘belirli’ olmamıştır” denildi. 

Ekonomi Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, kredi derecelendirme kuruluşu Moody’sın bugün Türkiye'nin kredi notunu “Baa3” olarak teyit ederken, görünümünü durağandan negatife çevirdiği hatırlatıldı. Moody'sın Türkiye’nin notunu düşürmediği, görünümle ilgili bir değişiklik yaptığı vurgulanan açıklamada, “Ancak Moody'sin değerlendirmesinin birçok açıdan sorunlar içerdiği ve sağlam bir temele oturmadığı çok açıktır” denildi. 

'Yatırımcıların ülkemize olan ilgilisinin artması, birçok çevreyi rahatsız etmiştir'

Moody'sın Türkiye’nin kredi görünümünde durağandan negatife yapılan değişikliği iki nedene bağlandığı belirtilen açıklamada şöyle denildi: 

“Artan siyasi belirsizlik ve küresel likiditedeki azalış nedeniyle ülkenin dış finansman pozisyonu yatırımcı kararlarını olumsuz etkilemiştir. 

Artan siyasi belirsizlikler ile üretimi destekleyecek yapısal reformların azalacağı beklentisi orta vadeli büyümeye ilişkin belirsizlik yaratmıştır. 

Moody'sin görünümle ilgili sonucu yanlıştır, çünkü tespitleri doğru değildir. İlk olarak ülkemizde yerel seçimlerin ardından çok daha belirgin ve öngörülebilir bir siyasi süreç yaşıyoruz. Hükümetimiz, yüzde 45'in üzerinde oy alarak milletimiz nezdindeki desteğini artırmış bulunmaktadır. Bu sonuç ile 12 yıllık politik istikrar pekişmiş ve siyasi belirsizlik iddiaları, amacı ne olursa olsun bir bahane olmaktan çıkmıştır. Türkiye'de siyasi atmosfer hiç bu kadar ‘belirli’ olmamıştır. Geçtiğimiz yıl karanlık bir koalisyon tarafından hükümetimize karşı başlatılan tüm komplolara karşın, Hükümetimizin dik duruşu ve tesis edilen yapısal reformların gücü ile ekonomimiz güçlü kalmış ve makroekonomik göstergeler olumlu seyretmeye devam etmiştir. Oyunun bozulmuş olması, ekonomimize olan güvenin sürmesi, hem ihracat pazarlarımızda ürünlerimize hem de yatırımcıların ülkemize olan ilgisinin artması, birçok çevreyi rahatsız etmiştir.” 

'Derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmeleri sorgulanmaktadır'

Kredi derecelendirme kuruluşlarının ABD'de yaşanan son finansal kriz başta olmak üzere birçok ekonomik gelişmeyi ıskaladıkları ve yanlış yorumladıklarının ortada olduğu savunulan Açıklamada, “Bu nedenle derecelendirme kuruluşların değerlendirmeleri her geçen gün daha fazla sorgulanmaktadır. Moody'sin bugün yaptığı açıklamaya rağmen ülkemiz ekonomisinin temel verileri çok farklı bir trende işaret etmektedir. Şubat ayında, tüm zamanların en yüksek Şubat ayı ihracat değerini, 13,2 milyar doları, yakalamış bulunuyoruz. 2014 Ocak-Şubat döneminde de, ihracatta şimdiye kadar ilgili dönemlerde görülen en yüksek değere, 25,6 milyar dolara ulaştık. İlk üç ayda ihracatımızdaki artış devam etti ve 38,6 milyar dolar değerinde ihracat gerçekleştirdik. Bu gelişmeyi destekler mahiyette sanayi üretim endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,9 arttı” denildi. 

'Ülkemiz bütçe performansı açısından 23 Avrupa ülkesinden daha iyi durumda'

Cari açığın bir önceki yılın aynı ayına göre, 2014 Şubat ayında yüzde 37,3 azalarak 3,2 milyar dolar; Ocak-Şubat döneminde ise yüzde 25,5 azalarak 8,1 milyar dolar olduğuna vurgu yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: 

“Enerji hariç cari denge ise 2014 Şubat ayında 849 milyon dolar, Ocak-Şubat döneminde ise 337 milyon dolar fazla verdi. Net doğrudan yatırımlar, Ocak-Şubat döneminde yüzde 33,1 artarak 1,8 milyar dolar oldu. 

Öte yandan ülkemizin CDS primi giderek düşerken hem dış yatırımlar, hem de üretici ve tüketici nezdinde ekonomiye olan güven yeniden artış eğilimine girmiştir. Özellikle Avrupa Birliği kaynaklı parasal genişlemenin sözünün edildiği şu günlerde, AB'nin ithalatını ve dış yatırımlarını artıracağı beklentisi belirmiştir Bu durumun gerçekleşmesi halinde, yılın ilk üç ayında yüzde 11,3 olan AB ülkelerine ihracatımızdaki artışın süreceği, bu ülkelerden olan portföy ve doğrudan yatırımların artacağı ve AB kaynaklı turizm gelirlerimizin de yükseleceği açıktır. Körfez ülkelerinin de yatırımlarını ülkemize yönlendirmeleri hususundaki istekleri bu sürece destek verecektir. Geçtiğimiz hafta Kuveyt'te Sayın Cumhurbaşkanımız ile birlikte yaptığımız ziyarette bu iradeyi güçlü bir şekilde gördük. Önümüzdeki hafta Katar Ticaret Bakanının daveti üzerine yapacağım Katar ziyareti ile de yeni yatırımlara kapı açılacaktır. 

2013 yılında yüzde 4 büyüme ile Türkiye, verisi açıklanan Avrupa Birliği ülkeleri içerisinde Letonya'nın (yüzde 4,1) ardından en hızlı büyüyen ikinci ekonomi olmuştur. Ülkemiz kamu borcunda 25 Avrupa ülkesinden, bütçe performansı açısından 23 Avrupa ülkesinden daha iyi durumdadır. 

Bu göstergeler, piyasa aktörlerinin ülkemize ilişkin güven algılarının güçlenerek sürmesini sağlayacak ve ekonomimiz, kredi derecelendirme kuruluşlarının öngörülerinin ötesinde bir performans ile büyümeye devam edecektir.” 

Bu konularda ilginizi çekebilir