'Yeni Usul Türk Balığı' ile ihracatta % 50 artış olacak

Türkiye'de restoran mönülerine 'yeni usulde yetiştiricilik' olarak giren açık deniz balıkçılığı, ABD ve Avrupa'da da ses getirdi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME


 

Sayime BAŞÇI

İSTANBUL - Yaklaşık 3 yıl önce oldukça tartışmalı bir sürecin ardından kıyıdan açık denizlere taşınan balık çiftlikleri, ihracatta rekor artışlara imza atıyor. Sektör temsilcileri çiftliklerin kıyılardan açık denizlere taşınması ile birlikte balık kalitesinde önemli bir artış yaşandığına işaret etti.

Balık kalitesindeki bu artış son birkaç yıldır çipura ve levrek yemeye başlayan ABD, Kanada ve Almanya gibi ülkelerin Türkiye'den yaptıkları ithalat taleplerine de yansıdı. 2010 yılında 55 bin 109 ton olan ihracat, geçtiğimiz yıl 66 bin 764 tona ulaştı. 1 milyar dolarlık ciroya ulaşan sektör temsilcilerinin bu yılki ihracat tahmini ise yüzde 50 büyüme.

ABD ve Avrupa ısrarla Türk balığı istiyor

Balık çiftliklerinin açığa alınma kararı 2008 yılında Bodrum Milas hattında yaşanan balık ölümleri ve kıyı kirliliği nedeniyle alınmıştı. Bu kararın ardından balık çiftlikleri 45 metreye varan derinlikle kıyıdan bin 100 metre açığa alındı. Bu işlem firmaların maliyetlerini yüzde 30'lara varan oranlarda artırması nedeniyle o dönemde büyük tartışmalara neden olmuştu. Bugüne gelinen noktada ise açıkta yetiştirilen balık iç pazarda ve ihracatta aranılan ürün oldu. Açık deniz balıkçılığından elde edilen çipura ve levrekler pek çok ünlü restoranın mönüsüne 'yeni usulde yetiştirilmiş' adıyla girdi. Bu durum ihracatta daha hissedilebilir boyutta. Buradaki temel neden ise yüksek oksijen oranı nedeniyle açıkta yetişen balığın kıyı balıkçılığına göre daha lezzetli olması. Kılıç Deniz Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Kılıç, yeni çiftliklerin kirliliğin neredeyse sıfır olduğu bölgelerde kurulduğunu aktardı. Bu durumun balığın kalitesine yansıdığını kaydeden Kılıç, “Şu an dünyadaki standartların üstünde üretim yapıyoruz. Kıyı balıkçılığında ağır metal oranı oldukça yüksek. Açık deniz balıkçılığında ise bu rakam daha düşük. Avrupalının da Amerikalının da ısrarla Türk balığını istemesinin nedeni de bu. Son 2 yılda bu bölgelerden çok büyük talep almaya başladık” değerlendirmesini yaptı.

Türkiye Levrek ve Çipura'da liderliğe oynuyor

Balık çiftliklerinde üretilen ürünlerin başında Çipura ve Levrek gelirken, iç sularda ve karada ise daha çok Alabalık yetiştiriciliği yapılıyor. Türkiye 100 bin tonluk alabalık üretimi ile Avrupa'da lider konumda. Çipura ve Levrek de ise toplam üretim 80 bin ton. Bu üretimle Türkiye 100 bin tonla lider olan Yunanistan'ın ardından ikinci sırada geliyor. Ancak Yunanistan'da devam eden mali kriz, Türkiye'deki açık deniz yetiştiriciliği ve özellikle ABD yaygınlaşan çipura ve levrek tüketimi sıralamayı biraz değiştirecek gibi görünüyor. Sektörün önde gelen üreticilerinden Gümüşdoğa Balıkçılık İhracat Müdürü Mehmet Gümüşel, artan kalite dışında, ABD ve Avrupa'da yaygınlaşan tüketimin de ciddi artış kaydettiğini anlattı. “Bugün tüm dünyadaki çipura ve levrek üretiminin yüzde 70'ini Yunaistan ve Türkiye gerçekleştiriyor. Daha önce bu iki ürün Avrupa ve ABD'de bilinmiyordu. Ancak bu iki bölgede bu ürünleri ciddi şekilde tüketmeye başladı” değerlendirmesini yapan Gümüşel, bu iki üründe Türkiye'nin önemli ihracat rakamlarına ulaştığını ifade etti.

balikciftlikleri-2.jpg

Çiftlikler, teknolojide Norveç ve Japonya ile yarışıyor

[PAGE]

Çiftlikler, teknolojide Norveç ve Japonya ile yarışıyor

Çiftliklerin açığa alınmasının başka bir getirisi de sektörün geçirdiği teknolojik dönüşüm oldu. Özellikle yem kalitesinde ar-ge çalışmaları ile önemli iyileşmeler sağlandı. Bugün çiftliklerin çoğu aynı zaman da yem de üretiyor. Bunun dışında dalgalara dayanıklı kafes sistemlerine geçilirken, üretim tonajları da yükseldi. Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Merkez Birliği Faruk Coşkun, yeni sistemle Türkiye'deki çiftliklerin dünyanın önde gelen üreticileri olan Norveç ve Japonya ile benzer seviyelere geldiğini aktardı. Coşkun, sektörde yaşanan dönüşüm ile ilgili şu değerlendirmeleri yaptı: “Kurallara uygun balık yetiştiriyoruz. Yemlerimiz de iyi. Profesyonelleşme var bu işlerde. AB'nin istediği şartlarda balık yetiştiriyoruz. Bilinçli üretim yapıyoruz. İşletmeler de büyüdü. Dalgalara dayalı kafes sistemi geliştirildi. Gemiler şeklinde denizlere yerleştirildi. Otomatik yemliklerle yetiştiricilik yapılmaya başlandı. Dalgıçlar sürekli çiftlikleri geziyor. İnsan sayısı az ama en ileri teknoloji kullanılıyor.”

Ekonomik bir çiftliğin maliyeti 2 milyon dolar

Bu alana yatırım yapmak isteyenler için son dönemler olduğu ifade ediliyor. En önemli üretim bölgesi olan Antalya ve Akdeniz Bölgesi yeni çiftliklere kapatıldı. Bugün İzmir, Muğla ve Aydın'ın belli bölgelerinde açılmış alanlar var. Açık deniz yetiştiriciliğinde ekonomik olan kapasite, bin ton. Deniz yüzeyi için belirlenen alan kiraları dekar başına 700 TL. Kafes sistemi ile denizde 45 metreye kadar inilebiliyor. Her bir kafes 30 metre çapında. Verimli bir yatırım için 15 dönümlük alanda 5 kafesle bin tonluk bir üretim yapılması gerekiyor. Bunun parasal maliyeti ise tüm yatırım giderleri ile birlikte 2 milyon dolar. Bu noktada devletin ton başına verdiği destekler de söz konusu. 500 tona kadar yapılan üretimlerde kilogram başına çipura ve levrekte 1 TL, alabalıkta ise 85 krş'luk destek söz konusu.

Çiftliklerin payı yüzde 26'ya ulaştı

Türkiye genelinde halen 2 bin 163 tesis su ürünleri yetiştiriyor. Bunların bin 791'i içsularda faaliyetteyken 372'si ise denizlerde yetiştiricilik yapıyor. Denizlerde yetiştiricilik yapan tesislerin toplam kapasitesi 179 bin 330 ton. İç sularla birlikte bu rakam 404 bin 634 ton. 2011 rakamlarına göre toplam üretim 188 bin 709 ton. Çiftliklerin toplam üretimden aldığı pay ise yüzde 26,4.

Bu konularda ilginizi çekebilir