2011 yılı çok iyi başladı

Türk sanayisinin en önemli sektörlerinin satış hacminde belirgin bir artış gözleniyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Volkan ÖZSOY

İSTANBUL - Türk sanayisinin en önemli sektörleri, 2011'e hızlı bir giriş yaptı. Son 12 aydır kesintisiz artış gösteren sanayi üretimiyle birlikte makine, tekstil, maden, gıda, kimya gibi bir çok sektörde yılın ilk ayı bitmeden, hem ihracat hem de iç pazarda belirgin bir artış gözlemlendiği bildirildi.

DÜNYA'ya konuşan sektör temsilcileri, bunda Çin'in artık tüketici konumuna geçmesinin de büyük bir rolü bulunduğunu belirtti. Yılın ilk ayında satışlarının gözle görülür şekilde arttığını dile getiren sektör temsilcileri, önümüzdeki aylarda bu artışın daha da hızlanacağını öngörüyor. Dünyanın 'korkulu rüyası' Çin'in iç talebinin artması, bu ülkeyi artık 'tüketici' durumuna getirirken, söz konusu ülkenin komşularıyla yaptığı ticarette 'ithalatçı' konumuna geçmesi, Türk sanayiine yaradı.

Daha önce ağırlıklı olarak Avrupa'ya mal satan ve Türkiye'ye rekabette zorlayan Çin'in komşularının yönünü büyük alıcı ve yakın pazar olan bu ülkeye çevirmesiyle, yılın ilk ayında ülkemiz ihracatı artış hızı gösterdi. Makineden tekstile, gıdadan madene ve kimyaya kadar birçok sektörde yılın ilk ayı itibariyle büyük bir hareketlilik gözlemlendiği bildirildi. Hemen her sektörde satış hacminde yüzde 10'lardan yüzde 30'lara kadar artış gözlemlediklerini kaydeden sektör temsilcileri, 2011'in Türkiye için parlak bir yıl olacağı görüşünde birleşti.

Çin'e gitmek yerine Türkiye'yi tercih ediyorlar

ADNAN DALGAKIRAN:

Çin'de iç talep artışı olumlu

"Makinede Avrupa'dan ciddi bir artış var. Türk makine sektöründe zaten son dönemlerde Batı'dan belirgin bir talep gelmeye başlamıştı. Türk makine sektörü kendini ispatlamış bir sektör. Sadece makine alımı ile ilgili değil, işbirliği için de talepler var. Avrupa ekonomisi 2011'de çok daha iyi olacak. Bu da Türkiye'de başta makine olmak üzere diğer sektörlere de belirgin bir şekilde yansıyacak. Çin'de iç pazar için alıcı durumuna geçilmesi ve iç talebinin artması Türkiye'ye artı olarak yansıdı."

CEM NEGRİN:

Türkiye'ye dönüş başladı

"Çin kendi komşularından son dönemlerde alımlarını hızlandırdı. Bu nedenle zaten Türkiye'ye dönüş başladı. Euro'nun da biraz hareketlenmesiyle siparişlerde Şubat- Mart-Nisan aylarında daha da belirgin bir ivme kazanılacak diye düşünüyorum."

TAHSİN ÖZTİRYAKİ:

'MİT' marka oluyor

Ekonomik daralma, Avrupa'yı Türkiye'ye yönlendirdi. Daha kısa termin ve daha az sayıda kaliteli sipariş teslimleriyle, 2009'da Avrupalı müşteri mutlu oldu ve bu 2010'da da devam etti. Böylece 2011'e iyi bir başlangıç yaptık. İç piyasada da sektör faaliyetleri gayet iyi gidiyor. Türkiye ihracatçı oldukça, dünyadan gelen ürünlerle de rekabet edebiliyor. Bu iç piyasa hareketliliğine de katkı sağlıyor. Çin'e gitmek yerine Türkiye'yi tercih ediyorlar. Çevre ülkelerde artık bir Türkiye alışkanlığı başladı. Dünyada 2 bine yakın franchise mağazamız var 'Made in Turkey' (MİT) artık gerçekten marka olma yolunda hızla ilerliyor. Yani 2011 doğru başladı doğru gidecek.

MURAT AKYÜZ:

İhracatta artış lideri olacağız

İhracat artışımız geçen yıla göre çok yüksek. Kimya sektörü bu ay da ihracat artışında lider olacak. Bu ay sonu itibariyle ihracat yüzde 50 artabilir. Diğer yandan Çin'in fiyat tutturma olayı çok daha sıkıntılı olmaya başladı. Emtia fiyat artışları çok etkiledi. O yüzden Avrupa'nın daha çabuk ürün alabileceği Türkiye pazarı devreye girdi. Bunun dışında Çin, özellikle yeni yıl tatilinden dolayı ürün teslimlerinde iyice sıkıntı yaratmaya ve süreleri 4 aya çıkarmaya başlayınca Türkiye'ye yaradı.

İSMAİL GÜLLE:

Yüzde 30'luk bir artış olur

2011 yılında çok iyi bir başlangıç yaptık. Zaten işin rengi geçen yıldan belliydi. Geçen yıl özellikle son dönemde hammadde fiyatlarının zirve yapması, bu artışın talebe getirdiği canlılık, bu beklentiyi oluşturmuştu. 2010 tablosu bizim hedeflerimizi yükseltmemize de neden oldu. Tarihte ilk kez yüzde 30'luk artış ve 8 milyar dolar ihracat hedefi koyduk. Arap ülkelerinden gelenlerin iç piyasaya katkısı büyük oldu. Bunda Çin'in de alıcı konumuna geçmesi de etkili oldu ve biz bu durumu iyi değerlendirdik. Ayrıca Çin, aldığı siparişlere fark isteyip, teslim etmedi. Oysa biz bu farkı istemeden zamanında teslimler yaparak, müşterinin yönünü Türkiye'ye çevirmesini sağladık. Şu anda konfeksiyonda talep karşılayamama gibi bir durum var. 2011, sektörün itibarının kazanıldığı bir yıl olacak. Karlılıklarla birlikte, hammadde artışından dolayı cirolar da yükselecek ve sektörün üzerine yapışmış kötü imaj da silinecek.

NECDET BUZBAŞ:

Sektör çift haneli büyür

Çin'de artan nüfusun beslenme alışkanlıkları değişti. Mısır, buğday, soya fasulyesi gibi ürünlerde büyük alımlar yapıyor. Bu durum fiyatları yükseltince kendi iç pazarında enflasyon artıyor, kendi kendini vuruyor. Bunu azaltmak için de diğer sektörlerdeki kazançlarıyla ülkesinin dışında tarlalar kiralayarak, üretmeye gayret ediyor. Bir anlamda eksen kaymasından ziyade sarkaç etkisi yapıyor. Çünkü ülkenin kendi kaynakları yetersiz. Türkiye'de ise ihracat imkanları artmış durumda. 2011'i sektör için şanslı buluyorum. Bu yılki büyüme, yüzde 10-11 gibi çift haneli olur. Bu yıl sektörü bekleyen tek büyük tehlike, fiyat artışlarından kaynaklanan maliyet enflasyonu olabilir. Ancak üretici bunu da nihai tüketiciye yansıtabilirse sektörde karlı bir büyüme olur.

 

Bu konularda ilginizi çekebilir