Bakan Kurum: Gelecek 50 yıl şekillenecek
COP31 için geri sayım sürüyor. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, yoğun bir diplomasi trafiği yaşadıklarını anlatarak, “Herkesin taleplerini, isteklerini, arzularını, beklentilerini aldık. Gelişmekte olan ülkelerin öncelikleri ile gelişmiş ülkelerin endişelerini dinledik” dedi.
Ece CEYHUN
Türkiye, 9-20 Kasım tarihleri arasında dünyanın en önemli iklim organizasyonu olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ilk kez ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. İstanbul’da yazılı ve görsel medya kuruluşlarının tepe yöneticilerine Antalya Zirvesi’nde gelinen son noktayı anlatan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye’nin ve dünyanın önümüzdeki 50 yılını etkileyecek belki de tarihin akışına olumlu anlamda en büyük katkıyı sunacak o iradeyi ortaya koymak için çalıştıklarını anlattı.
Antalya’da taahhütlerin değil hedeflerin konuşulmasını isteyen Türkiye’nin yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüğünü de aktaran Bakan Kurum, ekonomik krizlerden savaşlara kadar yaşanabilir bir dünyanın tükenişine şahit olunduğuna da dikkat çekti. Bakan Kurum, bugün dünyanın karşılaştığı en büyük risklerden birinin ‘bu gezegenin artık üstünde nefes alınamayacak bir yere dönüşme riski’ olduğuna da değinerek “Taahhütlerin değil neticenin konuşulacağı bir COP zirvesi yapmayı hedefledik” diye konuştu. Bakan Kurum, iklim değişikliklerinin Pasifik’te ‘var olup, yok olma’ tehlikesi oluşturduğunu Nepal’deki selin etkilerini, Hürmüz enerji krizinin geldiği noktaya değinerek anlattığı küresel iklim krizinin sınır tanımadığına da vurgu yaptı.
Asıl kriz nerede…
Bugün dünyada siyasi istikrarsızlıkların derinleştiği, çatışmaların ve sıcak savaşların milyonları yerinden ettiği, ekonomik krizlerin ve barınma gibi temel insani sorunların tüm coğrafyaları sarstığının altını çizen COP31 Başkanı Kurum, bu süreçlerin aşılabileceğini ancak iklim krizinin geri dönülemez sonuçlarla insanları baş başa bırakacağına dikkat çekti. Kurum, “Asıl ve kalıcı olan, insanlığın ve doğanın geri dönüşü olmayan bir eşiğe doğru sürükleniyor olmasıdır. Asıl büyük kriz; iklim değişikliğiyle birlikte, bu gezegenin artık üzerinde nefes alınamayacak, yaşanılamayacak bir yere dönüşme tehlikesidir” dedi.
COP31 Başkanı Kurum, Türkiye’nin COP31’i her açıdan güçlü bir liderlikle sahiplendiğini de aktardığı konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “COP31'i biz sadece bir zirve olarak görmüyoruz. Küresel görünürlük, diplomatik etki, uluslararası işbirlikleri, yatırım ve yeşil dönüşüm açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz ve Türkiye olarak önümüzdeki süreçte bu sürece liderlik eden, bu süreci tüm sektörleriyle birlikte benimseyen bir ülke olarak COP Başkanlığı sürecini yürütüyoruz. Bu bizim için gerçekten bir konferansın çok daha ötesinde.
O yüzden COP31'in Türkiye'ye sağlayacağı kazanımları finansman, yatırım, teknoloji, şehircilik, sanayi, istihdam ve uluslararası itibar boyutları olmak üzere bu fırsata liderlik eden ve önümüzdeki süreçte üretimini, istihdamını, sanayisini, teknolojisini bu konuya göre revize eden, yenileyen bir Türkiye olmak istiyoruz. Biz bu anlamda geleceği beklemiyoruz. Onu şekillendirmeye gayret gösteriyoruz ve ülkemizin ve dünyamızın önümüzdeki 50 yılını etkileyecek belki de tarihin akışına olumlu anlamda en büyük katkıyı sunacak o iradeyi ortaya koyuyoruz.”
İlk sürdürülebilirlik belgesini alan COP’un Antalya Zirvesi olacağını ve sıfır emisyonlu COP olması için de çalıştıklarını anlatan Bakan Kurum, zirve için yapılan yerleşkenin sonrasında da Antalya'nın kalıcı eseri haline geleceğini de aktardı.
Dirençli şehirler için ayrı ‘parantez’ açılacak
Bakan Kurum, Türkiye’nin dünyaya COP31’in Dirençli Şehirler başlığına uygulama örneği olarak deprem bölgesinde tamamlanan Asrın İnşa Seferberliği’ni anlatacağını belirtti. Kurum şöyle devam etti: “Dirençli şehirlere ayrı bir parantez açacağız. Bu konuda büyük bir tecrübemiz var. Deprem bölgesinde 100 milyar doları aşan yatırımla orada 11 ilimizi, 14 milyon vatandaşımızı yeniden ayağa kaldırdık. Saatte 23, günde 550 konut üreterek yani tarihe not düşeceğimiz bir başarı hikayesini milletimizle birlikte ortaya koyduk. Bugün orada yaptığımız konutlar enerji alanında yüzde 39 daha az enerji üretiyor. Hepsi Sıfır Atık uyumlu ve daha yaşanabilir şehirleri deprem bölgesinde 11 ilimizde ayağa kaldırmış olduk. Buradaki birikimi tüm dünyayla paylaşacağız.”
COP31’e özel ‘LET’S COP’ şarkısını dinletti
Türkiye’nin kültür ve sanat organizasyonlarıyla COP31 sahnesine çıkacağını ve iklim farkındalığını tüm dünyaya yansıtacağını anlatan Kurum, bu kapsamda COP31 için özel hazırlanan “Let’s COP” isimli İngilizce şarkıyı da ilk kez dinletti. COPArt kapsamında 70 yabancı, 120 yerli sanatçınıneserlerini kapsayan 4 tematik sergi de bulunacak.
Eylem gündeminin 10 başlığı ve 6 hedefi
Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı’nın Eylem Gündemi’nde yer alan Sıfır Atık, Temiz Enerji Dönüşümü/ Elektrifikasyon, Gıda Güvenliği, İklim Uygulama Köprüsü, Okyanuslar ve Denizler, İklim Dirençli Şehirler, Gençlik ve Eğitim, Dinamik ve Dayanıklı Sağlık Sistemleri, Rio Sinerjisi, Yeşil Sanayileşme başlıklarına ilişkin detaylı açıklamalar yaptı. COP31 Başkanı Kurum bu 10 başlığı, 2035 yılına uzanan 6 küresel uygulama hedefiyle desteklediklerini ifade ederek bu hedefleri şöyle sıraladı:
-Elektriğin dünya genelindeki nihai enerji tüketimindeki payının yüzde 35’e yükselmesi,
-Küresel atık üretimindeki artış hızını yarıya indirme,
-Binalarda enerji kullanım yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltılması,
-Üretim ve imalatta döngüsel malzeme kullanım oranının en az yüzde 15’e çıkarılması,
-Tarım ve iklim eğitimi alanında farkındalığı büyütmek, İklim Uygulama Köprüsü’nü yaygınlaştırmak.