Bu dönem Türkiye yüzyılı olabilir

SOCAR&Turcas Grup Şirketleri Başkanı (CEO)ve Petkim Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Yavuz, Avrupa'nın içinde bulunduğu krizi atlatma şansının olmadığını düşünüyor. "Onların devri geçti artık" diyen Yavuz'a göre Türkiye'nin önünde büyük bir potansiyel var. Yavu

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

 

SOCAR&Turcas Grup Şirketleri Başkanı (CEO) ve Petkim Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Yavuz 2012 için umutlu. Önümüzdeki dönemin Türkiye yüzyılı olabileceğini düşünüyor. Ama o da cari açığın öneminin altını çiziyor: "Şu anda Türkiye'nin notunun çok yüksek olması lazım. Dünya yanıyor ama bizde üretim devam ediyor. Buna rağmen cari açık denilen illet herkesin kafasında bir soru işareti olarak duruyor. Bunun da ilacı üretim. Üretimin önündeki engelleri kaldırmamız lazım."

Yavuz, "2012 sizce nasıl bir yıl olacak" sorusunu şöyle yanıtlıyor: "Türkiye açısından kısa vadede kendi iç pazarımız o kadar güçlü ki bu iç pazarın kaymağını ithalata kaptırmayıp, kendimiz yemeye bir başlarsak 2012 bu seneden daha iyi bir yıl olur. İşsizlik de azalır."

AVRUPA ARTIK O ESKİ GÜZEL GÜNLERE DÖNEMEZ

Kenan Yavuz'a göre Avrupa artık 'o eski güzel günlere' asla dönemeyecek. "Çok iddialı gelebilir size ama Avrupa'nın bu krizi kısa vadede atlatma şansı yok. Uzun vadede atlatma şansı da yok. Avrupa'nın eskisi gibi olma şansı kalmadı artık. Artık sömürge düzeni kalmadı, herkes kendi memleketine sahip çıkıyor. Avrupa'da hammadde yok. Refah almış tepeye vurmuş. O refahı destekleyecek üretim artışı yok. Nasıl eskiye dönecek? Artık eski hayatlarını unutacaklar, onların devri geçti artık, rekabet güçlerini kaybettiler."

Peki Avrupa'nın artık büyüyemediği yeni dönemde dünya yüzünü nereye dönüyor? "Artık doğu yükseliyor. Yunanistan ayaklanmış herkes istiyor. Peki ne bağırıyorsunuz, sizin ülkenizde para yok ki... Toplum krizde düşünsel melekelerini de kaybediyor. Yunanistan Başbakanı ‘vereyim’ dese nereden verecek? Olmayan bir şey verilemez ki. Amerika devam ettiriyor gibi görünüyor gücünü. Artık dünya gelişmekte olan ülkelerin dünyası. Türkiye siyasi istikrarını devam ettirdikçe, ayağına bağ olan meselelerini çözdükçe yükselmeye devam edecek."

Yavuz, "Sizi 2012 için en çok heyecanlandıran yeni gelişme nedir?" sorusuna yanıtı da aynı noktadan veriyor: "Beni en çok heyecanlandıran dünyanın dengelerinin değişimidir. Batı-doğu dengelerinin doğu leyhine değişmesi... Bu yüzyıl hakikaten Türk yüzyılı olmaya adaydır. Buna yürekten inanıyorum. Bu fısatı kaçırmamak lazım, bunu mutlaka değerlendirmeliyiz."

YUNANİSTAN'A GİTTİK İŞE GELEN YOK

Kriz sonrası stratejilerinde yeni pazarlara geçiş, entegrasyon ve maliyet düşürerek rekabet gücünü artırmaya yöneldiklerini söyleyen Kenan Yavuz, Türkiye'nin 2012'de tasarrufa yönelmesi gerektiğini düşünüyor: "Herkesin, bürokrasinin, aile reisinin, şirketlerin tasarruf yapması lazım. Yunanistan'a gitik geçen yıl, saat 10'da bir firmaya gittik genel müdür daha işe gelmemiş, saat 4'te diğer firmaya gittik herkes işten çıkıyordu. Allah aşkına bunlar ne zaman çalışıyor. Bunun ortasına bir de öğle yemeğini koyun... Bu sürdürülebilir bir şey mi?"

ÇALIŞMA SAATİYLE OYNAMAK TUZAKTIR

Yavuz, çalışma saatlerinin kısaltılması ile ilgili çalışmalara karşı. Bayramların da uzatılmasının yanlış olduğunu düşünüyor.  "Çalışmaktan ölen görmedim şimdiye kadar, çalışmamak öldürür" diyor.

Bu konuda yapılacak düzenlemelerin Türkiye'nin çok önemli bir rekabet gücü olan çalışan performansını etkileyeceğinden endişe ediyor: "Bizim en önemli güçlerimizden biri çalışanlarımızın performansı. Yunanistan pazarının büyük bölümünü biz kontrol ediyorduk, şimdi arıyorlar bizi 'Bizim başbakanımız da keşke sizinki gibi olsa' diyerek bize özeniyorlar. Eskiden Bulgaristan'a yatırım yapma derdinde olanlar şimdi geri dönmenin yollarını arıyorlar. Hakikaten problem yaşıyor yatırımcılar çünkü orada insanlar, çalışanlar problemli. Önce vermeyi, sonra almayı düşünecek çalışan. Çalışmayı düşünecek, eğlenceyi değil. Orada önce eğlenceyi düşünüyor, önce istiyor. Bizde sosyal doku böyle değil. Sendikalarımızın işverenlerimizin hepimizin daha dikkatli olması gerekir, çalışanımızın bu performansını, işgücü verimliliğini düşürecek uygulamalardan uzak durulması lazım."

PETROL 200 DOLARI GÖRECEK AMA NE ZAMAN?

Kenan Yavuz'a petrol fiyatına ilişkin projeksiyonu sorulduğunda yanıtı "200 doları görecek" oluyor. Ama ne zaman? "Dünyanın en zor döneminde, krizde, piyasalar daralırken petrol bu seviyelerde duruyorsa ileride petrolün fiyatı daha da yüksek olacaktır. Benim öngörüm şu: Petrol er ya da geç 200 doları görecek. Bu benim ömrümün içinde mi olur olmaz mı bilemem ama er geç olacak. Her şeyin hammaddesi ve petrol tüketimi giderek artıyor. Petrole olan ihtiyaç giderek artıyor. Çin'de ve Hindistan'da gelecek 10 yılda 300 milyon insan daha Avrupalı gibi tüketmeye başlayacak. Bu, inanılmaz bir rakam. Bu insanlar daha tüketmiyor ki, bizim yapmamız gereken geleceği görüp tedbirlerimizi almak. Ne yapalım yok bu ürün bizde. İyi ki de yok, olanların halini görüyoruz. Allah onları kurtarsın, bir de öyle boyutu var. Sahip olması da zor, herkesin gözü üzerinizde..."

2015'ten sonra ara malında ciddi bir ucuzluk sağlayacağız

- PETKİM'İN Türkiye'nin net ithalatçı olduğu pek çok petrokimya ürününü Türkiye'de üretebilmek üzere 5 milyar dolar yatırımla kuracağı yeni rafineri, Kenan Yavuz'u çok heyecanlandırıyor. Ekim ayı sonunda Başbakan Erdoğan'ın da katıldığı görkemli bir törenle temeli atılan STAR rafinerisi, sadece Petkim'in global bir dev olmasını sağlayacak entegrasyonu sağlamakla kalmayacak, Türkiye'nin cari açığını ilk yıldan 2 milyar dolar azaltacak. Tüm sektörlerde kullanılan ara mallarda da rekabetçi bir yapı yaratarak belirgin bir fiyat düşüşü sağlayacak. Yavuz, "Bizim gibi 10 tane daha şirket olsun, ithalatı azaltacak böyle yatırımlar yapsın, cari açık biter" dedi.

- KENAN YAVUZ, Türkiye'nin en büyük probleminin ara malı ithalatı olduğunu vurgulayarak, sanayiye rekabet gücü katmak için ara malı üretmenin şart olduğunu söyledi. "Hammaddeyi ithal etmek zorundayız, çünkü yok. Ham petrole, doğalgaza dayalı ara malı da ithal etmek zorunda kalırsanız o zaman nihai ürün ithalatçısı haline dönüşüyorsunuz" diyen Yavuz, "Katma değer ara malındadır. Cari açığa bakarsanız zaten büyük bölümü de ara malı ithalatından kaynaklanıyor" diye konuştu.

- YENİ YATIRIMLARIYLA Türkiye sanayisine görünmeyen bir rekabet gücü kazandıracaklarının altını çizen Yavuz, böylece 2015'ten sonra ara malında sanayicilerin ciddi bir ucuzluk yaşayacağını

vurguladı. Yavuz, "En azından dünya fiyatlarına paralel fiyatlar olacağı garanti altına alınmış olacak" şeklinde konuştu. Yavuz şöyle devam etti: "Petkim'in ürün gamındaki ürünlerin gitmediği hiçbir sektör yok: Kimya, inşaat, ilaç, tekstil, otomotiv... Petrol arabalara konan yakıtın ötesinde, insanlık için çok vazgeçilmez. Sanayinin hammaddesi. Bu bilince varmak lazım. Bu sektörlerin tümünde maliyet avantajı yaratacak yatırımımız." Yavuz, grubun yürüttüğü yatırımların toplam tutarının 6 milyar doları bulduğunu söyledi. Bu rakamın 2023'e kadar 10 milyar dolara ulaşacağını da vurguladı.

Memleketim Bayburt'a gidince dağa çıkıp 10 gün boyunca inmeyeceğim

Bugün işten ayrılsanız ve bir şirket kurmaya karar verseniz, hangi sektörü seçersiniz?

Ben memur insanım... İstanbul Üniversitesi'nin mezuniyet töreninde gençlere şu tavsiyeyi verdim: Genlerinizde tüccarlık varsa gidin kendi işinizi kurun ama benim gibi yoksa ailenizde bir girişimci, ona göre davranın.

- Geçen yıl sizin için yönetici olmanın en büyük zorluğu neydi?

Mevzuatla uğraşmak. Rafineri yatırımımız sırasında mevzuatla uğraşmak bizi gerçekten çok yordu.

- 2012'de mutlaka yapacağınız şey?

Aralıksız 3 hafta tatil yapacağım. Memleketime (Bayburt) gidince 10 gün dağlardan inmeyeceğim.

- Çalışanlarınız için 2012 nasıl bir yıl olacak?

Çalışanlarımız yeni rafineri yatırımımız için en az bizim kadar heyecanlılar. Onlara enflasyonun iki katı zam verdik geçen yıl.

Ancak çok yüksek ücret Türkiye için büyük bir tehlikedir. Yatırım çekmek, rekabetçi olabilmek için işgücü verimliliğinin yüksek olması lazım. Ücret göreceli bir şey, asıl olan reel gelirdir.

"Kardeşim sen ürettiğin ürünü takan arabaya binsene"

İnsanlarda yerli tüketim bilincinin artırılması çok önemli. Cari açığın azaltılmasında bu bilincin çok etkili olacağına inanıyorum. Örneğin ben yerli üretim olmayan bir şeyi kesinlikle evimize sokmam. Yerli derken, elbette o ürünün Türkiye'de üretilmiş olmasını kastediyorum, üreten şirketin yerli olmasını değil. Ama Türkiye’de üretilen ürünlere kesinlikle öncelik tanıyorum, o üründen bu topraklarda üretilen varsa onu tercih ediyorum. Türkiye’de artık her şeyin en kalitelisini üretiyoruz. Adam KOBİ kurmuş, bir otomotiv markasına parça üretiyor. Gitmiş yabancı marka bir arabaya biniyor. Yahu kardeşim sen ürettiğin ürünü takan markaya binsene. Böyle şey olur mu? Sonra diyorsun ki ‘makinem boş kaldı'.

 

Bu konularda ilginizi çekebilir