‘Çek’te sıkıntı devam ediyor’

Çek konusunda sıkıntıların devam ettiğini, kendisinin de 300 bin lira zarara uğradığını kaydeden ASO Başkanı Nurettin Özdebir, “Çeki imzalayan şahıs, parasını ödeyene kadar ekonomik faaliyetlerden kısıtlanmalı” dedi

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Özüm ÖRS

AFYONKARAHİSAR - Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, Çek Kanunu konusundaki sıkıntıların devam ettiğini söyledi. Çek mağduriyetinin yaşanmaması için “Çekte imzası bulunan şahıs, çekin parasını ödeyene kadar ekonomik faaliyetlerden kısıtlanmalı” diyen Özdebir, “Ekonomik suça ekonomik ceza deniliyor. O zaman çekte imzası bulunan şahsın ekonomik faaliyetlerini kısıtlayacak şeyler yapılabilir. Çeki imzalayan kişi çekin parasını ödeyene kadar hiçbir operasyonda bulunamaz, araba alamaz gibi önlemler alınabilir” dedi.

Bankalar çek defterinde daha seçici olmalı

Mevcut haliyle suça karşılık ceza olmadığını kaydeden Özdebir, kendisinin de çek mağduru olduğunu belirterek “Benim de 300 bin liram gitti, hiçbir şey yapamadım” dedi.

Eski düzenlemede Çek Kanunu’na muhalefet edenlerin hapse varan cezalar aldığını hatırlatan Özdebir, “Bana göre burada yapılması gereken başka şeyler var. Banka bir kağıt çıkartıyorsa, banknot gibi bu tedavülde bulunuyorsa bunun bir ağırlığının olması lazım. Bankaların, çek defteri verirken daha seçici olması gerekiyor” diye konuştu.

Ekonomik suça ekonomik ceza verilecek ise çeki imzalayan kişiyi ekonomik faaliyetlerden kısıtlayacak birtakım tedbirlerin alınması gerektiğini kaydeden Özdebir şöyle konuştu: “O zaman çekte imzası bulunan şahsın ekonomik faaliyetlerini kısıtlayacak şeyler bulunabilir. Bu çeki imzalayan kişi çekin parasını ödeyene kadar hiçbir operasyonda bulunamaz, araba alamaz gibi önlemler alınabilir.” Şu anda suça karşılık ceza olmadığını kaydeden Özdebir, bu işi dolandırıcılık haline getirenler olduğunu ifade ederek, kendisinin de çek mağduru olduğunu aktardı. Özdebir, “300 bin liram gitti, hiçbir şey yapamadım” dedi.

“Teşvik belgelerinin ne kadarı hayata geçti”

Teşvik sisteminde gelinen noktayı değerlendiren Özdebir, teşvik sistemi nedeniyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerine yönelik ciddi bir yatırım hevesi oluştuğunu, fakat burada alınan teşvik belgelerinin ne kadarının gerçek yatırıma dönüştüğüne bakılması gerektiğini vurguladı. Anadolu illerinde bankalarda ciddi birikimleri olan insanlar bulunduğunu dile getiren Özdebir, buna karşın bu birikimlerin üretim için yatırıma dönüşmesinin son derece zor bir durum olduğunu, çünkü bunu gerçekleştirmenin vizyon gerektirdiğini kaydetti.

“Yerli otomobilin markası Türkçe olmak zorunda değil”

3’üncü Sanayi Şurası’nda Başbakan tarafından tekrar hatırlatılan yerli otomobil konusuna da değinen Özdebir, yerli otomobilin markasının Türkçe olmasının şart olmadığını vurgulayarak “Tasarım mülkiyetinin Türkiye’ye ait olduğu bir araba yapılmalı” dedi. Türkiye’nin yanına birkaç ülkeyi alarak ortak bir otomobil üretebileceğine işaret eden Özdebir, kurulacak fabrikanın söz konusu ortakların pazarları için üretim yapabileceğini dile getirdi. Buna ek olarak, Özdebir, otomobil gibi alanlarda yabancı yatırımların transfer fiyatlaması açısından denetlenmesi gerektiğini ifade ederek şöyle konuştu; “Aldığımız ya da sattığımız malı gerçek fiyatıyla mı alıp satıyoruz? Bunları, bilebilmemiz lazım. Ama ‘yabancı sermayeyi ürkütürüz’ diye buna müdahale etmek biraz zor.”

Bu konularda ilginizi çekebilir