CHP Anayasa Mahkemesine gidiyor

Anadol, askerlerin yargılanmasına ilişkin düzenlemeyi, Cumhurbaşkanının geri göndermemesi halinde mahkemeye dava açacaklarını belirtti

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

 

ANKARA - CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, özel yetkili ağır ceza mahkemeleri kapsamındaki suçları işleyen askerlerin, sivil mahkemede yargılanmasına ilişkin düzenlemeyi, Cumhurbaşkanının geri göndermemesi halinde, Anayasa Mahkemesine dava açacaklarını belirterek, ''Bu, Dursun Çiçek önergesidir. Anayasaya, hukuk kurullarına aykırı, gece yarısı verilen bir korsan önerge geçerli değildir'' dedi.

Anadol, TBMM'de düzenlediği basınla sohbet toplantısında, Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun ardından yaşanan tartışmaları değerlendirdi.

Kimsenin, CHP Genel Başkanını, grup başkanvekillerini, üyelerini; demokrasiye bağlılık sınavından geçirme hakkının olmadığını belirten Anadol, ''Haddi de değildir'' dedi.

Anadol, 12 Mart'ta İstanbul'da Merkez Komutanlığında yattığını, 12 Eylül'de 1 yıl hapis cezası aldığını hatırlatarak, ''İkisinden de çıktıktan sonra milletvekili oldum, darbe mahkemeleri değil, beni millet ibra etti. Deniz Baykal, 12 Eylül'de Zincirbozan'a gönderildi, Ankara Merkez Komutanlığında nedensiz hapis yattı. Saray Cezaevinde, saray gibi odalarda 4 ay hapis yattıktan sonra, 14 yıl bunun edebiyatını yapan Recep Tayyip Erdoğan, demokrasiye bağlılık konusunda bizim elimize su dökemez. CHP olmasaydı, Anayasa değişikliği yapılmasaydı, Erdoğan, bugün Milletvekili, Başbakan değildi. Siyasi varlığını, CHP'ye borçlu olan bir insan, CHP'ye dil uzatamaz'' diye konuştu.

"Önerge, Anayasaya aykırı"

CHP'nin, 12 Mart, 12 Eylül'den beri, sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmasına karşı olduğuna işaret eden Anadol, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in, CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay'ı ziyaret ederek, AİHM'in, bu konuda Hükümeti cezaya mahkum etmesi nedeniyle Ceza Kanununda değişiklik yapan tasarıya destek istediğini anımsattı. Anadol, Milli Savunma Bakanlığından, Adalet Bakanlığına gönderilen ''Askerlerin, askeri mahkemede, sivillerin de adliye mahkemelerinde yargılanmalarına imkan verecek mevzuat değişikliğine gidilmesinin uygun olacağı'' na dair, hizmete özel yazı gösterilerek, Okay'dan destek istendiğini belirtti.

Anadol, doğal olarak buna hayır diyemeyeceklerini, aksi halde temel görüşlerine karşı çıkmış olacaklarını kaydederek, CHP'nin, bu desteği, o gün sağladığını anımsattı.

Tasarının komisyona 9 Nisan'da geldiğini ancak bugüne kadar bekletildiğini, gündeme alınacakken geri çekildiğini ifade eden Anadol, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Askerlerin, sivillerle suç işlemesi halinde, askerlerin sivil mahkemelerde yargılanması gibi çok önemli bir konudan kimsenin haberi yok, gecenin 1'inden sonra korsan bir önerge verecekler, 'CHP'nin haberi vardı da yoktu da...', yalan üstüne yalan söyleyecekler... Türkiye'ye madem bu kadar önemli bir madde gerekiyor, niye komisyonda görüşmüyorsunuz, niye milletten, milletvekillerinden kaçırıyorsunuz? Bakan destek isterken bunu söyledi mi? Hayır. TBMM Başkanı, haberi olmadığını söylüyor. Niye Meclis Başkanı'nın, Milli Savunma Bakanı'nın haberi yok. 'Şöyle olmuştu, böyle olmuştu...'Bunlar işin yutturmacası.

Bu yapılan değişikliği yüzlerine gözlerine bulaştırdılar. Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemeleri Hukuku Kanunu, genel kanundur. Askeri Yargılama Kanunu ise özel kanundur. Genel kanun ile özel kanun hükümleri çeliştiğinde, özel kanun hükümleri uygulanır. Korsan önerge, Anayasanın 145. maddesine açıkça aykırıdır. Eğer Cumhurbaşkanı, bu değişiklikle ilgili kanunu Meclise geri göndermezse, CHP olarak Anayasa Mahkemesine dava açacağız. Çünkü bir kişi için, bir olaya göre önerge veriliyor, kanun çıkartılıyor. Bu, Dursun Çiçek önergesidir. Anayasanın tabii hakim ilkesine de aykırıdır. Anayasaya, hukuk kurullarına aykırı, gece yarısı verilen bir korsan önerge geçerli değil. Bu konuda CHP, gerekli hukuki yollara sonuna kadar başvuracaktır. Önergeden yola çıkarak, darbe çığırtkanlığı yapanlar, askerin arkasına saklananlar kendileridir.''

"Sayın Başbakan, sulu bir cevap verdi"

Anadol, TBMM'de basınla sohbet toplantısında, mayın yasasının, işten çıkarılan işçilerin unutulduğunu, yoksulluk ve açlık sınırındaki vatandaşın, köylünün, esnafın sorunlarının değil, darbenin tartışıldığını söyledi.

İç ve dış konjonktürün darbeye müsait olmadığını ifade eden Anadol, aydınların, partilerin, darbeye karşı olduğunu, herkesin demokrasiyi savunduğunu belirtti.

"12 Eylül ürünü olan AKP'nin, CHP'nin demokrasiye olan bağlılığını tartışma hakkı yoktur" diyen Anadol, siyasi yasakların kaldırılmasına yönelik referandumda, AK Parti'de bakanlık, milletvekili yapanların, Anavatan saflarında, siyasi yasakların devamını savunduğunu kaydetti.

Anadol, "Ellerini yargıya atmışlar, F tipi savcı, hakim yetiştirmek için ellerinden geleni yapıp, sonra da hukuk reformundan, Anayasa değişikliğinden bahsediyorlar. Kediye ciğer emanet edilir mi?" diye sordu.

Anayasa Mahkemesince, Anayasal suçu sabit, sabıkalı bir partinin, Anayasa değişikliği tekliflerine sonuna kadar hayır diyeceklerini kaydeden Anadol, "Varsa, yürekleri yetiyorsa, geçici 15. maddeyi değiştirelim" çağrısında bulundu.

CHP Grup Başkanvekili Anadol, "Sayın Başbakan, 'sulu bir şaka değilse' diye, sulu bir cevap verdi. Grup Başkanvekillerimiz, hemen teklifte bulundular, hala cevap gelmedi. Darbelere karşıysanız, darbeci orada, kaldırın 15. maddeyi. Bundan daha iyi sınav mı olur? Teklifimiz havada kaldı. Sululuğu kimin yaptığı ortaya çıkıyor. İşin özü budur, 15. madde kalkıyor mu kalkmıyor mu? Var mısınız yok musunuz? Onun dışında bu tartışmalar, yanlış, anlamsızdır, cevaba değer değildir, söylenen hezeyanlar" diye konuştu.

"Bu kadar önemli bir önerge gece 1'de ortaya çıkmaz"

AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ'ın, yasa üzerinde verilen önergeyi CHP Grup Başkanvekili Hakkı Suha Okay'a anlattığına ilişkin açıklamasının anımsatılması üzerine Anadol, "Değişiklik önergeleri; korsan, gecenin 1'inden sonra verilmez. Bozdağ, hukukçu, onun bilmesi lazım. Bu önerge, komisyonda görüşülmeyip ne zaman görüşülecek? Niye komisyona getirmemişler? Bıraksın safsatayı" dedi.

Kemal Anadol, Trafik Kanuna göre 8 saatten fazla araba kullanılmayacağını, itfaiyecelerin, pilotların, dalgıçların çalışma saatleri olduğunu, ILO'nun çalışma standartları bulunduğunu anımsatarak, konuşmasına şöyle devam etti:

 "Hepsi bir tarafa, TBMM'nin çalışma saati bir tarafa. Meclisin çalışma saatleri insani değil. Meclisi bu hale getirdiler. Kuliste uyuklayan, bir kanun oylanırken, elleri havada, gözlerini ovuşturan AKP'li milletvekilleri içeri giriyor. Milli irade hesabına bu çalışma koşulları utanç verici. Daha önce, 'bu saatlere kadar çalışan iki kurum var; biri TBMM, diğeri bar ve pavyonlar' demiştim. Gündüzün suyu mu çıktı? Saat 10.00'da başlayın, 20.00'de bitsin. Bir gün komisyonda çalışmamış, milletvekilliği yapmamış bir adam Başbakan olursa, TBMM'yi, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi zanneder, bu tür kargaşa, kaoslar ortaya çıkar. Bu kadar önemli bir önerge gece 1'de ortaya çıkmaz."

Bozdağ'ın, CHP'nin, önergeye ellerini kaldırarak, destek olduğu açıklamalarına Anadol, "TRT 3'den baksın. Böyle bir şey yok. Bozdağ, niye bu yola tevessül ediyor, o zaman açık oylama isteselerdi. Bu kadar önemli bir konu, bu kadar sulandırılmaz. Bu önergeyle ilgili CHP'nin hiçbir angajmanı yoktur" karşılığını verdi.