Erteleme yok

Başbakan Erdoğan, "Gazze'ye zaten ABD ziyaretinden sonra gideceğimi söyledim. Erteleme yok" dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

  
 

ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gazze'ye yapacağı ziyaretin ertelenmesinin söz konusu olmadığını bildirerek, "Ben zaten ABD ziyaretinden sonra gideceğimi söyledim. Erteleme yok" dedi.

Başbakan Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı çerçevesinde Başbakanlık Merkez Bina'da çocukları kabulünün ardından gazetecilerin sorularını cevapladı.

Gazetecilerin bayramını kutlayan Erdoğan, Gazze'ye yapacağı ziyaretle ilgili soruları cevapladı. Ziyaretin ertelenmesinin söz konusu olmadığını kaydeden Erdoğan, "Ben zaten ABD ziyaretinden sonra gideceğimi söyledim. Erteleme yok" dedi.

Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin, "Bence, Başbakan Erdoğan, Gazze ziyaretini ertelemesi iyi olur" açıklamasını hatırlatması üzerine, "Keşke söylemeseydi. Şık olmadı. Hükümet Sözcümüz Bülent Bey gereken yanıtı verdi. ABD'ye seyahatimiz var, orada konuşulurdu" dedi.

Başbakan Erdoğan, bir soru üzerine de ABD'ye 14 Mayıs'ta gitmeyi planladığını da sözlerine ekledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Bakanlar Kurulu Toplantı Salonunda düzenlenen etkinlikte, başbakanlık koltuğunu 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Mersin Akdeniz İleri Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi Nermin İrem Kocakalay'a bıraktı.

Devir-teslim öncesinde konuşan Başbakan Erdoğan, "Biz, çocukları parkta ne kadar çok görürsek cıvıl cıvıl seslerinizi ne kadar çok duyarsak o kadar mutlu oluruz. Sizler sokakta daha çok oynayın, parklar, oyun sahaları, spor tesisleri yapıyoruz, sizler oralarda oynayın, eğlenin diye. Şimdi artık şehirlerimizi, semtlerimizi, sokaklarımızı sizin için tasarlıyoruz" dedi.

Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Şehitlerimizin emaneti olan bu güzel vatanı en iyi eğitimi alarak, çok çalışarak, gayret göstererek daha da güzelleştirmek, daha da büyütmek bizim olduğu kadar sizin de en önemli vazifenizdir. Sizlerin bu vazifeyi en iyi şekilde yerine getireceğinden hiç şüphem yok, sizler sayesinde, gözlerinizde parlayan ışık sayesinde bizler de geleceğe güvenle bakıyoruz."

"Hiç kimseyi ama hiç kimseyi ötelemeyin, dışlamayın ve horlamayın'' tavsiyesinde bulunan Başbakan Erdoğan, ''Sizleri nasıl Allah yarattı ve anne babalarınıza hediye ettiyse bilin ki dünyanın diğer çocuklarını da Allah yarattı ve onların anne, babalarına hediye etti. Hepimiz bir Allah'ın kullarıyız, öyleyse Allah için birbirimize iyi davranmak, imkanlarımızı paylaşmak zorundayız" şeklinde konuştu.

Heyecandan gözyaşlarını tutamadı

[PAGE]

Heyecandan gözyaşlarını tutamadı

Heyecandan gözyaşlarını tutamayan Kocakalay, gördüğü bir rüyayı anlatmak için Başbakan Erdoğan'dan izin istedi. Erdoğan da "Sayın Başbakan ben şu anda sadece burada sizin özel kaleminiz olarak görev yapıyorum" diye karşılık verdi.

erdogan_nermin2.jpg

Rüyasında bolluk ve bereketle çevrili bir ülkeye başbakan olduğunu ifade eden Kocakalay, şunları anlattı:

"Elime bir sihirli değnek vermişler ve işe koyulmuşum. Bebeklerin ağlayarak değil, gülerek ülkeye gelmesini sağlamışım. Her çocuğun oynayabileceği en çok bir sokak ileride çocuk parkları yapmışım ki oynayıp mutlu olan çocuklar, büyüyünce küçüklerin mutlu olmalarına çalışsınlar. Okullarını bitirip meslek sahibi oldum diyen ağabeylerin, ablaların işlerini hemen bulmalarını sağlamışım. Spor müsabakalarında kavga, karışıklık çıkaranlarla küsmüşüm. Barışmak için özür dilemelerini sağlamışım. Engelli insanlarımıza sağlıklı insanların yarattıkları zorlukları ortadan kaldırmışım. Her babanın eve ekmek ve çikolata getirmesini sağlamışım. Savaş yapan, açlık çeken ülkelere gökkuşağı göndermişim, mavi, yeşil, pembe renklerini tanısınlar diye. Ve bütün bunların hepsi olmuş tabi rüyada. 20 yıl sonra büyüyeceğim, başbakan olacağım ve bunların hepsini yerine getireceğim. Nermin İrem Kocakalay olarak söz veriyorum."

Kocakalay rüyasını anlattıktan sonra Erdoğan, "Sayın başbakanın gerçekten rüyası çok duygulu. Aslında rüyasında başbakan olarak neler yapacağını anlattı. Tabi inanıyorum ki gözyaşları da o sevinç gözyaşlarıydı. Neleri yapacağını anlatmanın gözyaşlarını döktü. Ve o duyguları kendisinden duygulu bir şekilde dinledik. Ve başarılarla dolu bir gelecek, çok çok başarılı bir başbakan olarak inşallah kendisini göreceğiz" şeklinde konuştu.

 

erdogan_nermen.jpg

Erdoğan'a teşekkür eden Kocakalay, daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Erdoğan, kendisine bir soru yöneltilmesi üzerine, "Bugün burada sayın başbakanımız var. Sayın başbakanımızın yanında ben şu anda konuşamam" karşılığını verdi.

"Sayın başbakanın koltuğuna oturdunuz. Koltuk değişimi uygulamasının bu yıl son olacağı söyleniyor. Siz çocuk başbakan olarak bu uygulamaya son verilmesini istiyor musunuz? Neler söyleyeceksiniz" sorusuna Kocakalay, "Ben kaldırılmasını istemem, her çocuğun buraya oturmasını isterim" cevabını verdi.

Bu yanlış affedilemez

[PAGE]

Bu yanlış affedilemez

"Başkanlık sistemi sizce Türkiye için geçerli midir" sorusuna Kocakalay, "Başkanlık sisteminin üzerinde çalışıyoruz, ancak..." cevabını verince, Başbakan Erdoğan, gülerek "Evet başkanlık sisteminin üzerinde çalışıyorlar, bizim çalıştığımız gibi" diye konuştu.

"Sizin gibi bir öğrenci arkadaşınız, sayın başbakana bir mektup yazdı, okullarındaki müdürün basket sahasını kullanmalarına izin vermediği yönünde. Siz de böyle sıkıntılarınız konusunda devlet büyüklerimize mektuplar yazmayı düşünür müsünüz? Ve onun mektubuna bir cevap geldi mi, basket sahasını artık kullanabilecekler mi" sorusuna Kocakalay, "Bence kullanmaları gerekir, çünkü çocukların oynama hakkını kimse alamaz. Oynayabilir. Bizim okulumuzda ve bazı okullarda oyun oynama hakkımız daha serbest. Bence okullarımızda en çok bilimle alakalı ve eğlenceli şeyler olması lazım. Bazı okullarda laboratuvarlar yok. Bence bütün okullarda laboratuvarlar olması lazım" karşılığını verdi.

Başbakan Erdoğan da konuyla ilgili şunları söyledi:

"Bu şeyle ilgili aslında birici sınıf öğrencisi bir çocuğumuz ve Kadıköy'de. Tabii Milli Eğitim Bakanlığımız ayrıca bu işi takip ediyor. Facebook'ta da özellikle paylaşılma rekoru kırmış. Biz okulların bahçelerine çok amaçlı kapalı spor salonları yapmaya çalışırken bir taraftan basket alanları oluşturmaya çalışırken, müdür beyin böyle bir yanlışı yapması affedilemez.

Tek tip kıyafet konusu

"Tek tip kıyafet mi serbest kıyafet mi hangisini istersiniz" sorusuna Kocakalay, "Serbest kıyafet olmalı çocuklar için ama anneler için de kötü maddi yönden. Çünkü her gün her şeyi giymek olmuyor. Anneler de zaten bunu istemiyor. Bu yüzden bence olmamalı ya da olursa da kıyafetin üzerinde bir arma ya da okulu gösteren bir şey olmalı. Çünkü belki bir kişi gelecek ve ben bu okuldanım deyip içeri girecek. Güvenlik bu açıdan daha iyi olmalı" cevabını verdi.

Başbakan Erdoğan'ın söz verdiği Iğdırlı bir çocuk da güvenlikçilik yapan ağabeyinin işten çıkarıldığını belirterek, Iğdır'da yapılan yeni hastanede ağabeyine iş verilmesini istedi.

Salondaki çocuklar, Başbakan Erdoğan'ı Mersin'deki okullarına davet etti. Davetleri, özel kaleminden kaydetmesini isteyen Erdoğan, "Mersin'e tesisleri kontrole gideceğiz. Kontrole gittiğimizde uğrayalım" şeklinde konuştu.

 

 

Her şey çocuklar için

[PAGE]

Her şey çocuklar için

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Denizli'de bir şehit annesinin kendisini ziyaret edenlere, "Keşke bu süreç 6 ay önce başlasaydı da Vedat'ım da şehit olmasaydı, yanımda olsaydı" dediğini belirterek, "Şehit Vedat'ı geri getiremeyiz ama başka Vedat'ların, başka ana kuzularının zamansız toprağa düşmesini engelleyebiliriz" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nun, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla özel birleşiminde konuşan Erdoğan, kürsüye, ikisi Anadolu Ajansı'nın yayınladığı ''Kurtuluş Savaşı'nın Çocuk Kahramanları'' fotoğraflarından olmak üzere 3 fotoğrafla geldi.

TBMM'nin 93. kuruluş yıl dönümünü, Türkiye'nin ve dünyanın tüm çocuklarının Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı kutlayan Erdoğan, "TBMM'nin ilk Başkanı olan Gazi Mustafa Kemal'i, Kurtuluş Savaşımızı sevk ve idare eden ilk Meclis'teki tüm milletvekillerini bu vesileyle bir kez daha rahmetle ve minnetle yad ediyorum. 23 Nisan 1920'den bugüne kadar, TBMM çatısı altında millet için hizmet üretmiş tüm parlamenterlerimize ülkemiz ve milletimiz adına şükranlarımızı sunuyorum. Hayatta olanlara sağlık ve afiyet temenni ediyor, ahirete irtihal etmiş olanlara Allah'tan özellikle rahmet niyaz ediyorum" dedi.

Erdoğan, TBMM'nin 23 Nisan 1920 Cuma Günü, Ankara'da Hacı Bayram Veli Camisi'nde kılınan Cuma namazının ardından Kur'an tilavetleriyle, salavat-ı şerifelerle, dualarla, buhari-i şerif'lerle açıldığını ifada ederek, Türkiye'nin her yerinden gelen; bütün renkleriyle, bütün farklılıklarıyla aynı ortak gaye etrafında toplanan mebuslar, derin bir huşu ve büyük bir heyecan içinde Meclis'te ilk toplantılarını gerçekleştirdiler'' diye konuştu.

Bu anlamlı gün dolayısıyla, kısa bir süre önce bazıları ilk kez olarak yayınlanan birkaç fotoğrafı göstermek istediğini belirten Erdoğan, gösterdiği 3 fotoğrafla ilgili şunları söyledi:

"Bu ilk fotoğrafta Gazi Mustafa Kemal, silah arkadaşları ve Latife Hanım, Cumhuriyetimizin kuruluşunun hemen öncesinde çocuklarla sohbet ediyorlar ve bu çocuklarımızın kuruluştaki yerine göstermesi bakımından çok büyük öneme haiz. Onun için bu fotoğrafı getirmeyi ve göstermeyi görev telaki ettim. Bir başka fotoğraf; o da yine Kurtuluş Savaşı yıllarında bir grup çocuk, umutla Gazi Mustafa Kemal'i bekliyorlar. Fakat bu çocukların giyimi, kuşamı, şöyle yalın ayak tablolarına baktığımız zaman nereden nereye geldiğimizi göstermesi bakımından da çok büyük öneme haiz. Evet bu da işte Meclisimizin açıldığı gün....Ve yine o gün Gazi Mustafa Kemal'i ve gelecek heyeti karşılamak üzere bekleyen çocuklar, sancakla beraber TBMM'nin önünde o kutlu anı yaşamak üzere bekliyorlar."

erdogan_23042013.jpg

 

"Çocuklarımız için daha yaşanabilir Türkiye inşa etmek"

[PAGE]

"Çocuklarımız için daha yaşanabilir Türkiye inşa etmek"

 

Erdoğan, TBMM'nin, çocuklarla birlikte ve en çok da çocuklar için açıldığını belirterek, Kurtuluş Savaşı'nın çocuklar için verildiğini, Cumhuriyet'in, 29 Ekim 1923'te en çok da çocuklar için ilan edildiğini söyledi. "Bakınız değerli milletvekilleri... Türkiye, 23 Nisan 1920'ye ve 29 Ekim 1923'e gerçekten çok zor şartlar altında ulaşmıştı" diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Balkan Savaşları'ndan başlayarak, Mağrip'te, Çanakkale'de, Hicaz'da, Kanal'da, Kafkas Cephesi'nde yüzbinlerce Mehmet şehitlik mertebesine yücelmişti. Şehit olan askerlerimizin önemli bir bölümü, evli ve çocuk sahibiydi. Şuna hiç şüphe yok ki 'tertemiz alnından vurulmuş, uzanmış yatan' o Mehmetler, girecekleri gül bahçesini, kendilerine gülümseyen melekleri gördükleri kadar; köylerinde, evlerinde, doya doya koklayamadıkları çocuklarının hayalini de görüyor ve tebessüm ediyorlardı. Mehmetçiği bu denli kahramanlaştıran, göğüslerindeki imanlarıyla birlikte, geride bıraktıkları çocukları, o çocuklara miras bıraktıkları şan ve şerefti. Onlar, vatanları için seve seve can verdiler. Onlar, bayrakları için kahramanca savaştılar. Ama onlar, en çok da geride bıraktıkları çocukları için Türkiye'nin tüm çocukları için adeta düğüne gider gibi savaşa gittiler, adeta sevgiliye kavuşur gibi şehadet mertebesine ulaştılar. Bizim tarih boyunca bütün şehitlerimiz; Kurtuluş Savaşı şehitlerimiz, Cumhuriyet dönemindeki şehitlerimiz, terörle mücadele şehitlerimiz, vatanın bağımsızlığı için ay yıldızlı bayrağın şerefi için bu topraklarda ezan-ı Muhammedi'nin ebediyen okunabilmesi için ama en çok da çocukları için çocuklarımız için tereddütsüz canlarından vazgeçtiler. Evet... Tıpkı 23 Nisan 1920'de olduğu gibi, bugün de TBMM her şeyden ve herkesten daha çok çocuklar için vardır, çocuklarımız için vardır. Bütün gayemiz, bütün hedefimiz, bütün çabamız, kendimizden önce çocuklarımız için daha yaşanabilir, daha müreffeh, daha huzurlu ve daha güçlü bir Türkiye inşa etmektir."

"Bu Meclis yeni bir ufuk çizmek zorundadır"

Maziyi değiştirme gücüne sahip olmadıklarını ama istikbali şekillendirme gücüne sahip olduklarını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

"Yetim kalmış çocuklara babalarını iade edecek bir kudretimiz yok ancak daha fazla çocuğun yetim kalmasını engelleyecek iradeye sahibiz. Bizim yaşadıklarımızı çocuklarımızın da torunlarımızın da yaşamasını önleyecek birikime, tecrübeye, imkana ziyadesiyle sahibiz. Şehitlerimiz, çocuklar için canlarını hiç tereddüt etmeden ortaya koydular. İşte bu Meclis, kuruluş yıl dönümü çocuk bayramı olarak kutlanan bu Gazi Meclis, milletin tüm fertleriyle birlikte özellikle Türkiye'nin çocuklarına, yani istikbale dair yine ve yeni bir ufuk çizmek zorundadır. Bu Meclis'in, bugün de Türkiye'nin çocuklarına söyleyecek sözü, onlara gösterecek hedefi, onlara verecek umudu olmalıdır.

Bu güzel ülkenin güzel çocukları inanın her şeyin en iyisini ziyadesiyle hak ediyorlar. Bu ülkenin çocukları, en kaliteli, en yaygın, en modern eğitimi hak ediyorlar. Bu güzel ülkenin çocukları, cıvıl cıvıl oynayacakları şehirleri, güvenli sokakları, huzurlu evleri fazlasıyla hak ediyorlar. Türkiye'nin tüm çocukları, refah ve istikrar içinde büyüyecekleri, dayanışma ve kardeşlik içinde büyütecekleri bir vatanı çok ama çok fazlasıyla hak ediyorlar. İnanın bu ülkenin tüm çocukları, anne ve babalarıyla büyümeyi, her akşam anne, babaları ve kardeşleriyle sofraya oturmayı, her akşam babalarını doyasıya kucaklamayı hak ediyorlar. Her biri şehit evladı olan, her biri şehit torunu olan bu ülkenin çocukları; onurla, gururla, şerefle yaşamayı, ülkesiyle, vatanıyla, bayrağıyla, milletinin büyüklüğüyle gururlanmayı elbette hak ediyorlar."

"Müdahale Anayasalarıyla büyüdük"

Başbakan Erdoğan, ilk Meclis'in 23 Nisan 1920'de milli egemenliği tesis ederek çocuklara hediye ettiğini söyledi.

İlk Meclis'in tüm renkleriyle, tüm farklılıklarıyla, tek bir Türkiye fotoğrafı teşkil ederek, çocuklara yeni bir millet kavramını, onunla birlikte güçlenmiş bir kardeşliği hediye ettiklerini belirten Erdoğan, "Biz sorunlar içinde büyüdük ama çocuklarımıza sorunlarını çözmüş ya da çözüm yoluna koymuş bir Türkiye emanet etmek boynumuzun borcudur" dedi.

"Biz, müdahale anayasalarıyla büyüdük ama çocuklarımıza, demokratik, katılımcı, özgürlükçü, herkesi kucaklayan bir Anayasa teslim etmek, bizim de bu Meclisimizin de boynumuzun borcudur" diyen Erdoğan, "Biz acılarla büyüdük. Biz, terörün kararttığı hayatlara, terörün söndürdüğü ocaklara gözyaşı dökerek büyüdük. Ama şimdi, çocuklarımıza, güvenle yaşayacakları, kardeşçe yaşayacakları, birbirlerine silah doğrultarak değil, birbirleriyle kucaklaşarak yaşayacakları bir vatan teslim etmek hepimizin boynumuzun borcudur" diye konuştu.

"Yeni Vedat'lar şehit olmasın diye"

Başbakan Erdoğan, Denizli'de bir şehit annesinin kendisini ziyaret edenlere, "Keşke bu süreç 6 ay önce başlasaydı da Vedat'ım da şehit olmasaydı, yanımda olsaydı" dediğini kaydederek, "Şehit Vedat'ı geri getiremeyiz ama şunu biliniz ki başka Vedat'ların, başka fidanların, başka ana kuzularının zamansız toprağa düşmesini engelleyebiliriz" dedi.

"Tek başımıza da kalsak, yalnız da bırakılsak, daha aydınlık bir Türkiye imar etmek için biz bu mücadeleye devam edeceğiz, yeni Vedat'lar şehit olmasın diye" ifadesini kullanan Erdoğan, şehitlerin muazzez ruhunu incitmeden, şehit analarını rencide etmeden, birliği, bütünlüğü, kardeşliği tıpkı şehitler gibi muhafaza etmeye ve yüceltmeye devam edeceklerini vurguladı.

Erdoğan, "23 Nisan 1920 ruhuyla, o anlayışla, o kardeşlikle ilerlemeyi kararlılıkla sürdüreceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere bütün istiklal kahramanlarımızı, şehit ve gazilerimizi, bu Meclis'te görev yapmış bütün siyasetçilerimizi şükranla yad ediyorum. Tüm çocuklarımızın, tüm dünya çocuklarının bayramını kutluyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyor, teşekkür ediyorum" dedi.

 

[PAGE]

 

erdogan_baris_ekmegi.jpg

 Başbakan Erdoğan, Barış Ekmeği Festivali için Türkiye'de bulunan yabancı çocukları kabul etti. Çocuklar Erdoğan'a ekmeği takdim etti. Başbakan Erdoğan, ekmeği bölerek çocuklarla paylaştı.