”Et ithalatı, süt üretimini de bitirir”

Kırmızı Et Bunalımı panelinin sonuç bildirgesinde kırmızı et fiyatlarının yükselmesinin sorumlularının sığır yetiştiricisi, ya da besici olmadığı vurgulandı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

ANKARA- Kasaplık canlı hayvan ve et ithalatı yolunun açılması ve ithalata süreklilik kazandırılmasının Türkiye'yi sadece kırmızı et üretiminde değil, süt üretiminde de pek çok sorunla karşı karşıya getireceği kaydedildi.

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, Türkiye Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği ve Ankara Zootekni Derneği'nce, 25 Mayıs 2010 tarihinde, Ziraat Fakültesi Dekanlık Konferans Salonunda gerçekleştirilen "Kırmızı Et Bunalımı" panelinin sonuç bildirgesi yayınlandı.

Bildirgede, Türkiye'nin hayvan varlığı, kırmızı et fiyatlarındaki artış, et ithalatı ve olası sonuçları ile çözüm önerilerine değinildi.

Türkiye'de 2009 yılının son aylarından itibaren koyun ve sığır eti fiyatının çok arttığı, ardından da fiyat artışının sadece sığır eti için geçerli olduğu havası yaratıldığı savunulan bildirgede, daha sonra ithalat konusunun tartışıldığı ve Et ve Balık Kurumu'nun (EBK) ithalat için ihale açtığı kaydedildi.

İthalat için bu denli hızlı ve kararlı olunmasının, "İlgili çevrelerin çoğunda önce kasaplık sığır ardından da et ithalatını sürekli kılacak bir girişim olarak değerlendirildiği" belirtilen açıklamada, "Bu yolu açmak ve ithalata süreklilik kazandırmak Türkiye'yi sadece kırmızı et üretiminde değil süt üretiminde de pek çok sorunla karşı karşıya getirecektir. Öncelikle pek çok besici iflas ederek üretimden çekilecektir. Bunu izleyen süreçte, kırsal alanda zaten yükselmekte olan işsizlik ve açlık iyice artacaktır. İthalata karar verenlerin beklentilerinin aksine, ithalat sürdürülse de, et ve süt fiyatları kısa sürede bugünkü değerlerinin çok üstüne çıkacaktır" görüşü ifade edildi.

"Sorumlu besici değil"

Kırmızı et fiyatlarının yükselmesinin sorumlularının sığır yetiştiricisi ya da besici olmadığı vurgulanan bildirgede, "Bunun aksini savunanlar sorumluların açığa çıkarılıp cezalandırılmasına çalışacak yönetim gücüne sahiptirler ve bunu yapmalıdırlar" denildi.

Kırmızı et fiyatının artışının temel nedeninin Türkiye'de koyun, keçi ve sığır sayısının hızla azalmasına bağlı üretim düşüklüğü olduğu, hayvan varlığındaki erozyon durdurulmadıkça sorunun büyüyerek devam edeceği vurgulandı.

"İthalatın Türkiye'nin yeni karşılaştığı, sonuçlarını ve etkilerini bilmediği bir konu olmadığı" kaydedilen bildirgede, şöyle denildi:

"Türkiye 1995 ve 1996 yılları arasında yaklaşık 125 bin baş gebe düve, 470 bin baş kasaplık sığır ve 50 bin ton et ithal etmiştir. Bu süreçte ve bunu izleyen yıllarda pek çok besici iflas etmiş, sayısız üretici hayvansal üretimden çekilmiştir. Benzer olumsuzluklar, belki de daha şiddetli olarak, ithalatı izleyen dönemde, 2010 ve 2011 yıllarında da ortaya çıkacaktır. Bu yönlü bir gelişme sadece hayvancılık sektörü için değil, Türkiye tarımı için de ciddi bir yıkım olacaktır."

"Sığır eti sorunu süt, süt sorunu da kırmızı et"

Bildirgede, şu tespit ve önerilerde bulunuldu:

"Koyun ve keçi sayısını 2009 yılı değerinin iki katına çıkarmak, karkas ağırlığı aynı kaldığında bile, Türkiye kırmızı et üretimini 210 bin ton yani var olduğu ifade edilen toplam kırmızı et üretiminin yaklaşık yüzde 25'i kadar artıracaktır. Koyun ve keçi sayısı iki kat artırıldığında ulaşılacak değerler Türkiye'nin 20-25 yıl önceki koyun ve keçi sayısından daha fazla olmayacaktır.

Sığır sayısı yaklaşık 15 milyon başa yani bugün olduğu söylenenin 1,5 katına çıkarılır ve ortalama karkas ağırlığı yüzde 25 artırılabilirse - ikisi de mümkündür- Türkiye'nin sığır eti üretimi bugünkünün yaklaşık iki katına ulaşmış olur. Koyun ve keçi sayısını iki katına çıkarmak, sığır sayısını yüzde 50, sığır karkas ağırlığını yüzde 25 artırmak, başka unsurlar değişmese de ülke kırmızı et üretimini 900 bin tondan 1,6 milyon tona taşıyacaktır.

Sığır sayısını artırmayı öngören politikaların süt fiyatlarının düşmesine yol açması önlenmelidir. Aksi halde sığır sayısı bugünkü değerinin de altına düşebilecektir.

Türkiye'yi yönetenler ve hayvansal üretimle ilgilenenler bu ülkede kırmızı et, özellikle sığır eti sorunun süt, süt sorununun da kırmızı et sorunu olduğunu anlamalıdırlar.

Kırmızı et fiyatlarının üreticileri zarar ettirecek seviyelere düşürülmesi, iflasları yaygınlaştırmakla kalmayacak, süt sığırı üreticilerinin buzağı gelirlerinin düşmesine ve izleyen dönemlerde daha yüksek tüketici fiyatlarına yol açacaktır.

Küçük ölçekli işletmelerin varlığını koruyacak politikalar, Türkiye kırmızı et üretiminde istikrara katkı sağlayacaktır."

Bildirgede, ithalat konusu, "Elden gelen öğün olmaz, olsa da zamanında bulunmaz" atasözü ile de değerlendirildi.

Bu konularda ilginizi çekebilir