10 °C

Gerekli tedbirler alınmazsa daha çok vergi yapılandırma kanunları çıkarırız

Gerekli tedbirler alınmazsa daha çok vergi yapılandırma kanunları çıkarırız

Osman Nihat YILMAZ / Ekonomist

 

Türkiye'nin en önemli konusu olduğu halde nispeten az önem verilen ve toplumun en az duyarlılık gösterdiği konu vergi olsa gerektir. Bu nedenle toplumsal ve ekonomik sorunlarımız bir türlü bitmiyor. Çünkü vergi konusunda çok büyük, yanlışlık, haksızlık ve adaletsizlikler var. Vergi adaleti en kötü olan ülkelerden birisiyiz. AKP Hükümeti zamanında ülkemizin birçok sorunu çözüldü. Bunların başında sağlık, özelleştirme, ulaştırma, konut gibi önemli sorunlar geliyor. TOKİ'nin yaptırdığı konut sayısı 500 bine yaklaştı ve ülke tarihinde ilk defa ev kiralarında düşme var. Bunlar Türkiye'nin alışık olmadığı manzaralar. Modern havaalanlarımız ve AVM'lerimiz göz kamaştırıyor. Türkiye modern ve çekici bir ülke görünümü kazandı. Enflasyonu %10'un altına düşürdük. Faiz oranları %7-8'lere indi. Bu konularda 35 senelik kabus bitti. Makro göstergeleri sağlıklı hale getirdik.

Ancak bunlar yetmiyor. Çünkü gelir dağılımındaki bozukluk bütün çıplaklığı ile ortada duruyor, sabit ve dar gelirlilerin özellikle asgari ücretle çalışan ve emeklilerin geçim sıkıntısı ciddi ölçüde devam ediyor. Milli gelir 3 kat arttı ancak belli kesimlerin geliri arttı, dar ve sabit gelirlilerin geliri artmadı. Çünkü zamlar nispi olarak veriliyor ve bu nedenle emekli ve asgari ücretlilerin eline 100 liranın altında zam geçiyor bu da bir şey ifade etmiyor. Açlık sınırı 880, yoksulluk sınırı 3.000 TL . Çalışan ve emeklilerin büyük bölümü açlık sınırının 300 TL altında ücret alıyor. Ancak şimdiye kadar gördüğümüz bütün politikacılar meşhur " kimseyi enflasyona ezdirmedik" lafını söyledi ve söylemeye devam ediyorlar. Halbuki enflasyonun üzerinde dahi verilen ücret zamları maktu olarak çok cüzi olduğu için bu söz gerçeği yansıtmıyor. 800 TL alan bir emekliye enflasyonun 2 puan üzerinde ve örneğin %10 zam verilsin. 80 TL yapar. Bu zam kişinin mevcut durumunu sürdürmeye dahi yetmiyor. Bu kişinin gerçek geçim şartlarına göre en az 150-200 TL zam alması gerekiyor. Bu nedenle özellikle düşük ücretlerde zam kademeli ve maktu verilmelidir. Diğer taraftan fakir fukaraya verilen 20 torba kömür ve birkaç koli sorunu çözmüyor. Bu tür yardımlar ihtiyacın %5 ini bile karşılamaz.

Peki milli gelirdeki bu 3 kat artış kime gidiyor. Bu son 8 yıllık dönemde gayrimenkul rantiyesine gidiyor. 2003 öncesinde ise faiz rantiyesine gidiyordu. Hem faiz rantiyesinden hem de gayrimenkul rantiyesinden vergi de alınmadığı için gelir dağılımı giderek bozuluyor. Bu dönemde özellikle bazı şehirlerde gayrimenkul fiyatları anormal derecede yükseldi. 10 -20 kat artan yerler var. Bunların satışından elde edilen kazançlardan hemen hiç vergi alınmadığı için gelir dağılımındaki adaletsizlik artarak devam ediyor. Çünkü Maliye matrah takibini yapacak mekanizma kurmamış. Kim ne beyan ediyorsa o kabul ediliyor. Belediyeler de zaten oy kaygısıyla rayiç değeri düşük tespit ediyor. Ayrıca diğer gelir ve kazançlarda takip ve müeyyidenin olmaması nedeniyle anormal vergi kayıpları devam ediyor. Vergi adaleti kanunda var ama uygulamada kesinlikle yok. Vergi gelirleri içinde dolaylının payı % 70 dolaysızın payı ise %30, Avrupa'da yani gelişmiş ülkelerde bu tam tersine yani dolaysızın payı %70. Adaleti sağlamışlar. Vergi yapısını, yani yüzde 30 dolaysız yüzde 70 dolaylı şeklindeki oranı düzeltemezsek Türkiye'de toplumsal huzur ve barışı sağlayamayız. Bizde dolaysız verginin milli gelire oranı %5-6 civarında iken Avrupa'da %25-30 civarında. Devlet otomotiv, akaryakıt ve bordrolulara bağlamış bütün gelirini. Bütçeye gelir mi lazım, neden uğraşalım ondan bundan vergi almak için. Yap akaryakıta, yap sigaraya zammı işi bitir. Vatandaşın ezilmesi, sıkıntı çekmesi önemli değil. Biz hep adil ve zor olanı değil gayri adil ve kolay olanı tercih ederiz. Genlerimize bu yerleşmiş. Şu parti veya bu parti önemli değil. Şimdiye kadar her parti aynı şeyi yaptı. Maliyeti 1.20 TL olan akaryakıt 4 liraya satılıyor. Bu anormal bir rakam ve inanılmaz bir adaletsizlik. Zaten bu konuda dünya şampiyonuyuz.

Gelir dağılımındaki bozukluğu düzeltmek mümkün

Gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderilmesi mümkün. Bu büyük ölçüde vergi adaleti ile giderilebilir. Bunun için önce Gelir İdaresi'nin bağımsız olması gerekiyor. İdare yanındaki mükellefi bile denetleyemiyor. Çünkü kadrosu eksik. Çalışanlara yeterli ücret ödenmiyor. Motive edilemiyor.  Yasalar eksik. İdare vergi kaçıranı cezalandıramıyor. Her konuda istisna ve muafiyet var. Yani oyunu kuralına göre oynamıyoruz. Sistemi vergi adaleti sağlayacak şekilde değil, vergi adaletsizliğini yaratacak şekilde kurmuşuz. Bunun sonucunda çok kötü bir vergi yapısı ve gelir dağlımı ortaya çıkıyor. IMF heyeti Gelir İdaresi'nin bağımsız olması için ısrar etti, ancak kabul edilmediği için anlaşma yapılmadı. Netice olarak, bu konudaki çözüm bir taraftan Gelir İdaresi'ne idari ve mali bağımsızlık verilirken diğer taraftan vergi mevzuatında vergi kaçıranı affetmeye ya da göz yummaya değil cezalandırmaya yönelik bir düzenleme yapmak gerekiyor. Yapılacak düzenlemeler vergi kaçıranı "ben yakalanırsam büyük ceza alırım. İş hayatım veya hayatım mahvolur. " şeklinde düşündürmelidir. Şu andaki vergi mevzuatı vergi kaçıran kişiye "yakalanırsam uzlaşmaya giderim. İcabında sorunumu faiz bile ödemeden ana para ile hatta ana paradan da sildirerek hallederim, ayrıca af çıkar çok cüzi bir miktar öder kurtulurum" düşüncesini vermektedir.

Vergiyi serbest meslek ödemiyor, sporcu ödemiyor, sanatçı ödemiyor, gayrimenkul rantiyesi ödemiyor. Kim ödüyor. Zavallı memur ve işçiler ödüyor. Hem gelir vergisi yoluyla hem de dolaylı vergiler yoluyla.ödüyor. Sporcu Almanya'da gelirinin %50'sini vergi olarak öderken bizde %5-15 arası ödüyor. O da gerçekten ödüyorsa tabi. Bu tür uygulamalar sonucunda Türkiye'de beyannamelilerin ödedikleri vergi toplam vergilerin %2'sini bile bulmuyor. Yani ülkenin kaymağını yiyenler yükünün yüzde ikisini karşılıyor. Hadi diyelim dolaylı vergilerle birlikte %4'ünü karşılıyor. Yeni yürürlüğe giren 6111 Sayılı Yasa'da af yok, kamu alacaklarının yapılandırılması var deniyor. Ama içeriğinde büyük ölçüde af görünüyor. 4-5 bin lira ödeyerek milyonlarca hatta on milyonlarca lira kazandığınız bir gayrimenkul satışının vergisinden kurtuluyorsunuz. 400-500 lira ödeyerek milyonlarca liralık kiranın vergisinden kurtuluyorsunuz. Cüzi matrah artışıyla muazzam gelirlerinizin üstü örtülüyor. Belki bu aşamada hükümet bir temizlik yapmak istiyor. Şahsen biz de bu uygulamaya karşı değiliz. Çünkü yapacak başka bir şey yok. İdari ve yasal imkanlar bu vergiyi tahsil edebilecek kapasite ve güçte değil. Ancak bundan sonrası için çok ciddi ve bir daha vergi kaçırmaya cesaret edilemeyecek idari ve yasal tedbirler almak zorundayız. Eğer Gelir İdaresi'ni özelleştirmede başarılı olamaz isek gerekirse vergide Osmanlı yöntemini yani ihale yöntemiyle özelleştirmeyi denemeliyiz.Osmanlı sistemi dahi bugünkü adaletsiz durumdan çok daha olumlu sonuç verecektir. Eğer gerekli tedbirleri almazsak yeni yapılandırmalar, yeni varlık barışları 2-3 senede yapılmaya devam edecektir. Kimsenin bu konuda kuşkusu olmasın.

Büyük ölçüde vergi adaletsizliğinden kaynaklanan gelir dağılımındaki adaletsizlik sonunda gerginlik, aile geçimsizliği, şiddet, ruh sağlığının bozulması, ahlaki çöküntü  gibi birçok toplumsal soruna neden oluyor. 20 lira için, 50 lira için cinayet işleniyor. 100 lira için iki torun babaannelerini öldürüyor. Birkaç bilezik için taze gelinler katlediliyor. Bunlar basına intikal eden bekli binlerce olaydan birkaçı . İnsanların parasızlıktan çaresizlikten gözü dönmüş durumda.

Şimdi hiçbir parti gözetmeden bütün milletvekillerimize seslenmek istiyorum.Bu manzarayı düzeltmek sizin elinizde ve ahlaki ve vicdani sorumluluğunuzda. Milletvekili seçildikten sonra ilk olarak halkın mutluluğu için çalışacağınıza yemin ediyorsunuz. Bu yemininize sadık kalınız. Yoksa bu haksızlıklardan olumsuz etkilenen insanların vebalini taşıyamazsınız. Hem bu dünyada hem de öbür dünyada. Lütfen harekete geçiniz. Adaletsizlik ve haksızlık üzerine kurulu bir sistem sürdürülebilir değildir.

Haziran seçimlerini muhtemelen kazanacak olan AK Parti'nin ilk olarak vergi konusunu ele alacağını ve diğer sorunlar gibi vergi ve gelir dağılımı sorununu çözeceğini umuyor ve bekliyoruz.

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.