Google yapay zekâyı uçakların arkasındaki beyaz izlere soktu
Google ile Cathay Pacific, uçakların gökyüzünde bıraktığı yoğunlaşma izlerini azaltmak için yapay zekâ destekli uçuş planlamasını genişletiyor. İlk denemelerde iklim etkisinde yaklaşık yüzde 40 düşüş hesaplandı.
Google’ın geliştirdiği yapay zekâ sistemi, yolcu uçaklarının arkasında oluşan beyaz izlerin hangi bölgelerde ortaya çıkabileceğini önceden tahmin ederek pilotların uçuş yüksekliğini değiştirmesine yardımcı oluyor. Cathay Pacific ile yürütülen ilk denemelerin ardından sistem şimdi çok daha geniş bir uçuş ağına taşınıyor.
80’den fazla uçuşta test edildi

Cathay Pacific ile Google arasındaki denemeler 2025’in sonlarında başladı. Yapay zekâ destekli tahmin sistemi, yüksek irtifada yoğunlaşma izi oluşması muhtemel bölgeleri belirledi ve pilotlara bu bölgelerden kaçınabilecekleri farklı uçuş seviyeleri konusunda bilgi sağladı.
80’den fazla Cathay Pacific uçuşunun dahil edildiği ilk aşamada, yoğunlaşma izlerinin iklim üzerindeki ısınma etkisinin yaklaşık yüzde 40 azaltıldığı hesaplandı. Bu sonuç, gökyüzündeki beyaz izlerin yüzde 40 oranında ortadan kalktığı anlamına gelmiyor; ölçüm doğrudan bu izlerin oluşturduğu tahmini ısınma etkisini esas alıyor.
Yeni aşamada denemenin kapsamı önemli ölçüde büyütülecek. Sistem Cathay Pacific’in Asya uçuşlarının yanı sıra Pasifik Okyanusu’nu aşan uzun mesafeli hatlarında da kullanılacak.
Beyaz izler neden bu kadar önemli?
Uçakların arkasında görülen beyaz çizgiler, yüksek irtifadaki soğuk ve nemli hava koşullarında jet motorlarından çıkan su buharının yoğunlaşmasıyla oluşuyor. Bazı yoğunlaşma izleri kısa sürede kaybolurken, uygun atmosfer koşullarında uzun süre kalabilen izler genişleyerek ince bulut tabakalarına dönüşebiliyor.
Bu kalıcı izler Dünya’dan uzaya doğru yayılan ısının bir bölümünü atmosferde tutabiliyor. Google ve Cathay Pacific’in paylaştığı verilere göre kalıcı yoğunlaşma izleri, havacılığın toplam iklim etkisinin yaklaşık üçte birini oluşturabilecek büyüklüğe ulaşabiliyor.
Bu nedenle havacılık şirketleri yalnızca daha az yakıt tüketen motorlara veya sürdürülebilir havacılık yakıtlarına değil, uçuş sırasında yoğunlaşma izi oluşumunu önleyebilecek yöntemlere de yöneliyor. Yapay zekânın devreye girdiği alan tam olarak burada başlıyor.
Yapay zekâ pilotlara farklı irtifa gösteriyor

Google’ın sistemi meteorolojik verileri, uçuş bilgilerini ve yoğunlaşma izi oluşumuna ilişkin modelleri birlikte değerlendiriyor. Böylece uçağın önündeki rota üzerinde yoğunlaşma izi oluşma ihtimalinin yüksek olduğu hava katmanları önceden belirlenebiliyor.
Pilotlar veya uçuş planlama ekipleri daha sonra mümkün olan durumlarda uçağın irtifasını değiştirerek bu hava katmanlarından kaçınabiliyor. Buradaki amaç, tamamen yeni uçak veya motor teknolojileri beklemeden mevcut uçaklarla uygulanabilecek bir yöntem geliştirmek.
Cathay Pacific, Google’ın bu teknoloji için Asya-Pasifik bölgesindeki ilk ticari havayolu ortağı oldu. Şirket aynı zamanda sistemi ultra uzun mesafeli uçuşlarda test eden ilk havayolu olarak öne çıktı.
Google daha önce de sonuç almıştı
Google’ın yoğunlaşma izlerini yapay zekâyla azaltmaya yönelik çalışmaları Cathay Pacific ile başlamadı. Şirket, daha önce American Airlines ile yaptığı testlerde teknolojinin daha büyük ölçekli ticari uçuş operasyonlarına entegre edilebileceğini göstermişti.
2026 yılında açıklanan bir çalışmada yapay zekâ tahminleri 2 bin 400 transatlantik uçuşun planlama sistemine dahil edilmişti. Yoğunlaşma izinden kaçınma planını başarıyla uygulayan uçuşlarda iz oluşum oranının kontrol grubuna kıyasla yüzde 62 daha düşük olduğu hesaplanmıştı.
Google ayrıca İngiltere hükümeti ve havacılık sektörüyle birlikte Kuzey Atlantik üzerinde daha geniş ölçekli bir çalışma başlattı. Böylece teknoloji tek tek havayollarının gerçekleştirdiği denemelerden çıkarılarak aynı hava sahasını kullanan çok sayıda uçağın operasyonuna uygulanabilecek bir sisteme dönüştürülmeye çalışılıyor.
Hedef mevcut uçaklarla geniş ölçekte kullanım

Cathay Pacific denemelerinin ikinci aşaması bu açıdan önemli bir test olacak. Asya ve Pasifik hatlarında farklı hava koşulları, uçuş süreleri ve rotalar üzerinde elde edilecek sonuçlar, yöntemin ticari havacılıkta ne kadar geniş ölçekte kullanılabileceğini gösterecek.
Google’ın yaklaşımının en dikkat çekici yönü ise çözümün yeni nesil uçakların hizmete girmesini beklememesi. Yapay zekâ tahminleri yeterince güvenilir hale getirilebilirse mevcut uçakların uçuş planlarında yapılacak sınırlı değişikliklerle havacılığın iklim etkisinin bir bölümünün azaltılması hedefleniyor.