21 °C

Gül 'çay'da

Gül, ÇAYKUR Araştırma Enstitüsü'ne ait çay bahçesinde çay topladı

Gül 'çay'da

 

RİZE - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ÇAYKUR Araştırma Enstitüsü'ne ait çay bahçesinde çay topladı.

Gül, İl Jandarma Komutanlığı ziyaretinin ardından ÇAYKUR Araştırma Enstitüsü'ne ait çay bahçesine gitti. Gül, yöresel kıyafetli kadınlarla kısa süre sohbet etti ve çay topladı. Gül, kadınlara günde ne kadar çay topladıklarını, çay toplarken yorulup yorulmadıklarını sordu.

Gül'e çay toplarken Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, AK Parti Milletvekili Nusret Bayraktar, Belediye Başkanı Halil Bakırcı ile ÇAYKUR Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu da eşlik etti.

Daha sonra Ziraat Botanik Bahçesi'ne giden Gül, burada kısa süre dinlendi, vatandaşlarla sohbet etti. Gül, vatandaşlara cennet gibi yerde yaşadıklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Bir ülkenin en büyük zenginliği, o ülkenin beşeri sermayesi dediğimiz nitelikli insanıdır. Nüfusun çok büyük olur, nitelikli değildir, size yüktür ama nüfusumuz küçük olur, çok yetişkindir, büyük bir zenginliktir" dedi.

Gül, Rize'deki temasları kapsamında Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Rize Valisi Nurullah Çakır, Belediye Başkanı Halil Bakırcı, milletvekilleri Hasan Karal ve Nusret Bayraktar ile Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesini ziyaret etti.

Rektör Prof. Dr. Arif Yılmaz tarafından karşılanan Gül, üniversitenin Şeref Defteri'ni imzaladı.

Gül, burada yaptığı konuşmada, Başbakanın ismini taşıyan üniversiteyi ziyaret etmekten büyük memnuniyet duyduğunu söyledi. Gittiği her yerde o ilin üniversitelerini ziyaret ettiğini belirten Gül, "Dolayısıyla bu çerçevede bugün buradayım. Bu üniversite gelişmiş, 3 bine yakın öğrencisi olduğunu gördük" diye konuştu.

En önemli yatırımın eğitime yapılan yatırım olduğunu vurgulayan Gül, "Bir ülkenin en büyük zenginliği o ülkenin beşeri sermayesi dediğimiz nitelikli insanıdır. Nüfusun çok büyük olur, nitelikli değildir size yüktür ama nüfusumuz küçük olur, çok yetişkindir, büyük bir zenginliktir. Eğer büyük nüfusunuz nitelikli bir nüfussa o zaman çok büyük bir sermayedir" dedi.

Gül, özellikle son 10 yıl içinde bütçenin en büyük kaleminin eğitime ayrıldığını ifade ederek, şunları söyledi:

"2003 bütçesini ben yapmıştım, o gün de ilk defa bütçeden en büyük pay savunmadan milli eğitime geçmişti. O günden beri de bu şekilde devam etmektedir. Bu şunu gösteriyor; geleceğimizin artık nerede olduğunu biliyoruz. Eğitim denince akla sadace öğretim gelmez, araştırma, geliştirme, tüm bilimsel çalışmalar, bütün bunların hepsi, geniş bir eğitim çerçevesi içinde çok büyük harcamalar, çok büyük fonlar var. Kısa süre içinde üniversitelerin tüm maddi imkanları bina, laboratuvar, diğer araç gereçler, bunların hepsi karşılanıyor. Onun içine esas ruhunu vermek, bilimsel faaliyetlere akademik canlılığını gerçekleştirmek de size kalıyor. Binalar güzel olabilir, imkanlar çok güzel olabilir ama eğer akademik faaliyetler, akademik seviyeye yükselmezse o zaman doğrusu yatırımlarımızın tam karşılığını almış olmayız. O bakımdan üniversiteler çok önemli."

Üniversitelerin adeta şehirlerin lokomotifi gibi olduğunu dile getiren Gül, "Şu anda görev başında olan bir Başbakanın ismini taşıyorsunuz. Eminim bir taraftan gözü üstünüzdedir. Dolayısıyla ayrı bir sorumluluğunuz var. Bunu şundan söylüyorum, benim de ismimi taşıyan bir üniversite kuruldu, biliyorsunuz. Ben de ismimi taşıyorsa o zaman ayrı bir ilgi göstermem gerekir diye takip ediyorum" ifadelerini kullandı.

Üniversiteler arasında bir yarışın olduğunu görmekten büyük memnuniyet duyduğunu anlatan Gül, sözlerini şöyle tamamladı:

"Aynı serbest piyasada nasıl çeşitli firmalar varsa, rekabet olunca kalite söz konusu oluyorsa, üniversiteler arasında da iyi, tatlı bir yarış olduğunu görüyorum. Herkes daha üst dereceden öğrenci almak için uğraşıyor. Herkes daha iyi mezunlar vermek için uğraşıyor. Herkes araştırma geliştirme fonlarından daha çok pay almak için uğraşıyor. Artık sadece makale sayısıyla karşılaştırmıyoruz. Buluşlar, patentler, lisanslar, ne kadar teknoloji üretiyor, bütün bunlar üniversitelerin başarısını oluşturan faaliyetlerdir. Eminim ki Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi de çok başarılı bir üniversite olacaktır. Üzerindeki ayrı sorumluluğun da farkındasınızdır. Üniversitemizi daha iyi yapmak için çalışacağınıza inanıyorum."

Daha sonra ziyaret basına kapalı devam etti.

Cumhurbaşkanı Gül, beraberindekilerle Gündoğdu beldesinde ÇAYKUR'a ait Cumhuriyet Çay Fabrikası'nı da ziyaret etti.

ÇAYKUR Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu, Gül'e fabrikayı gezdirerek, yeşil çayın kuru çaya dönüştürülme safhalarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Gül'e, ÇAYKUR'un piyasaya yeni sürdüğü "didi" adlı soğuk çay ikram edildi. Soğuk çaydan birkaç yudum aldıktan sonra "Bu da güzel ama ben sıcak çay tercih ediyorum" diyen Gül, bunun üzerine ikram edilen sıcak çayı içti.

Gül, ÇAYKUR işçileriyle hatıra fotoğrafı çektirdi.

Jandarma Komutanlığı'nı da ziyaret eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, binaya girişi sırasında kendisini karşılaşan askeri mangayla hatıra fotoğrafı çektirdi. Ziyaret basına kapalı gerçekleşti.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap