Gül kararı siyaset dünyasını alevlendirdi

Anayasa Mahkemesi'nin Abdullah Gül ile ilgili kararı gündeme bomba gibi düştü. Politikacılar Cumhurbaşkanı'nın görev süresinin 7 yıla çıkarılması yorumladı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

 


ANKARA  - CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Anayasa Mahkemesi'nin, Cumhurbaşkanlığı Seçimi Kanunu'na ilişkin verdiği kararla, yasayla anayasanın değiştirilmesine onay vererek, kendisini büyük bir tartışmanın içine soktuğunu, prestiji, güvenirliğinin tartışılır bir konuma geldiğini savundu. Hamzaçebi, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Anayasa Mahkemesi'nin, Cumhurbaşkanlığı Seçimi Kanunu ile ilgili kararını değerlendirdi.

Anayasa Mahkemesi'nin, CHP'nin isteminden sadece Gül'ün bir kez daha aday olmasını engelleyen hükmünü iptal ettiğini anımsatan Hamzaçebi, Gül'ün görev süresinin 5 yıl olmasının doğru olduğunu söyledi.

Anayasa Mahkemesi'nin, bu kararıyla, yasayla anayasa değiştirilebilmesine onay verdiğini belirten Hamzaçebi, "Bu Anayasa Mahkemesi'ne yakışmamıştır. Mahkeme, doğru karar vermemiştir. Gül'ün görev süresinin 7 yıl olmasına ilişkin karar oyçokluğuyla alınmıştır. Anayasa hukuku açısından konuyu değerlendiren, çok ciddi hukukçuların olması güzel bir şey. Anayasa Mahkemesi, yasayla anayasanın değiştirilmesine onay vererek, kendisini büyük bir tartışmanın içine sokmuş, prestiji, güvenirliği tartışılır bir konuma gelmiştir" diye konuştu.

MHP: Eklektik ve ucube bir karar

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "karar açıkça anayasaya aykırıdır" derken, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, "Anayasa Mahkemesi neye göre karar verdi? .Doğrudan doğruya TBMM iradesinin önüne geçiyor. Bizim böyle irademiz var mı? TBMM'nin böyle bir iradesi var mı?" diye sordu.

Vural, şunları söyledi: "Anlaşılan o ki Anayasa Mahkemesi, AKP içerisinde Cumhurbaşkanı ekseninde yürütülen bir takım pazarlıkların dengesini oluşturmak istedi. Bu pazarlıklar devam ediyor. Sayın Cumhurbaşkanı'nın görev süresi yine bir tartışmalı noktaya çekildi, aday olup olmama süreci yine bir pazarlık konusu olarak kullanılacaktır. Yapılan Anayasa değişikliği ve çıkartılan kanun yine sorunu çözmemiştir. Şimdi bu kararla tartışma bitti mi? Hayır, bitmedi. Çünkü bundan sonraki süreçte 'aday olacak mı olmayacak mı' tartışması yaşanacak.

Bu konuda biz Cumhurbaşkanı'nın görev süresinin 5 yıl ve iki dönem olduğuna ilişkin Anayasa hükmünün doğrudan doğruya uygulanması gerektiğini düşünüyorduk. Ancak özellikle şike yasasından itibaren sayın Cumhurbaşkanı'nın veto süreci, AKP içerisindeki bir takım pazarlıklar, Cumhurbaşkanı'nın süresinin beş değil de 7 yıla çıkartılması yönünde bir baskı oluşturdu. AKP içerisindeki bu koalisyon, bundan sonraki süreçte de bir karar, denge, güç oluşturma adına Cumhurbaşkanı'nın aday olup olmaması meselesini kullanacaktır." Vural, Anayasa Mahkemesi'nin kararını "eklektik ve ucube" olarak değerlendirdi.

BDP: Gül'e kapanan kapı açıldı

BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan,  "AK Parti'nin en büyük hatası, kanunla anayasa 2014'de seçimin yapılacağını belirten Kaplan, Türk siyaset tarihinde bu iki yılın çok uzun bir süre olduğunu ve her türlü sürprizlere, değişimlere, gelişmelere açık bir durum yarattığını kaydetti. Kaplan, şöyle devam etti: "Herkes gibi Sayın Gül'ün de aday olma hakkı doğmuştur. Bunu kullanır, kullanmaz ayrı konu ama Türkiye siyasetinde yeni bir dönem yeni bir tartışma süreci başlamıştır. Çünkü bu kararla beraber sayın Gül'e kapatılan kapı açılmıştır. Kanımca, 2014'de Cumhurbaşkanı seçimlerinden önce yapılacak yerel seçimler, büyük ölçüde Cumhurbaşkanı seçimlerinin de belirleyicisi olacak.

Şu an sayın Gül'ün görev süresi 7 yıldır. Çok önemli görevleri içinde, zor zamanlarda TBMM'yi tekrar seçime götürmek gibi bir yetkiye sahip. Böyle yetkisi olan bir Cumhurbaşkanı'nın, gelişen olaylar karşısında nasıl tavır alacağını şu anda kestirmek zor."

AKP: Kararın sorun çıkaracağını düşünmüyoruz

AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, Anayasa Mahkemesi'nin Cumhurbaşkanlığı Seçimi Kanunu ile ilgili kararını değerlendirirken, şunları söyledi: "Düzenlemeyi teklif ederken mantık şuydu; Anayasa'nın eski hükümlerine göre seçilen Cumhurbaşkanı için eski hükümlerin uygulanması gerekir. 7 yıllık süre için seçilir ve bir daha seçilemez. İnancımız, yorumumuz bu olduğunu için düzenlemeyi getirdik. Bunun karşısında olan görüşler ise 'Hayır burada mükteseplik yoktur, anayasa değiştiği için yeni kurallar geçerli olması gerekir. Sürenin 5 yıl olması ve bir daha seçilmesi gerekir.' Bu ikisi de zıt görüşler ama kendi içinde tutarlı....Biri eski kurallara göre seçildiği için eski kuralların bütün olarak uygulanması, diğer görüş ise yeni kuralların uygulanması gerekir. Anayasa mahkemesinin kararı farklı oldu. Burada biri eski birisi yeni kural var. Bu yönüyle dikkat çekici. Gerekçeli kararı görmek lazım. Kararda 7 yıl eski kural, yeniden seçilebilir yeni kural."

Canikli, "Karar nasıl bir sonucu doğurur, sıkıntıya neden olur mu?" sorusuna, "Sıkıntı doğuracağını düşünmüyoruz. Getirirken amacımız, hukuki olarak buna inandığımız ve böyle olması gerektiğine inandığımız için kanun çıktı. Bunun sorun çıkaracağını düşünmüyoruz. Başbakanımızın 2014 yılındaki cumhurbaşkanı seçiminde adaylık konusunda takdiri olursa, karşısında kimin olup olmadığının çok önemi yok. Başbakanımızın takdiri bu yönde olursa, kamuoyunun, milletimizin şu andaki kanaatini, düşüncesini biliyoruz" karşılığını verdi.

Bu konularda ilginizi çekebilir