Hayvancılıkta 5 büyük adım

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Mehdi Eker, hayvancılıkta beş büyük adım atacaklarını duyurdu. Hayvancılık ve gıda sektörünü ilgilendiren bu adımların, sektörde önemli değişime neden olması bekleniyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME
İbrahim EKİNCİ-Sedat ALP
İZMİR - Türkiye Süt Et Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği'nin (SETBİR) İzmir'de düzenlediği  'Sektör Buluşması'nda konuşan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Mehdi Eker, hayvancılıkta beş büyük adım atacaklarını duyurdu. Hayvancılık ve gıda sektörünü ilgilendiren bu adımlar, adeta sektörlerde bir değişime neden olacak. Bu adımlardan ilki hayvancılık desteklerini kapsıyor. Hayvancılıkta artık etçi ırklar ile sütçü ırklar ayrı ayrı desteklenecek. Böylece ekolojik bölgesine göre et ve süt verimi farklı olan hayvanlar teşvik edilecek. Et, süt ırkı hayvanlardan temin edilir halenden çıkartılmış olacak. İkinci adım ise Et ve Balık Kurumu (EBK) ile ilgili. EBK'nın sütü de kapsayacak şekilde, piyasa düzenleyici olma özelliği artırılıyor. Kurum'un yapısı Türkiye Mahsulleri Ofisi'ne (TMO) benzer bir yapıya kavuşturuluyor. Üçüncü adım gıdada hatalı üretim yapanların teşhir edilmesini kapsıyor. Böylece Türkiye gıda güvenliğinde AB'de uygulanan mevzuata geçiyor. 
Hatalı üretim yapan firmaların teşhirini de içeren uygulamanın detaylarını Bakan Eker, bugün İstanbul'da düzenlenecek bir toplantıda kamuoyuna açıklayacak. Dördüncü adım ise meraların özel sektöre devrinin önünü açıyor. Meraların özel sektöre kiralanmasının yanında, işleticisinin ekipmanını koyması için kısmi yapılaşma izni de olacak. Son madde ise Trakya bölgesini ilgilendiriyor. Trakya hastalıklardan ari hale getirilerek Türkiye'nin hayvansal ihracat merkezi olacak. Ayrıca daha önce de vurgulandığı gibi Tarım Bakanlığı'nın sorumluluk alanına alınan tarım ve hayvancılık organize bölgelerindeki faaliyetlere altyapı ve üretim destekleri arttırılacak. Ayrıca daha önceden belirlendiği gibi 
Hilton Oteli'nde düzenlenen 'SETBİR Sektör Buluşması' çok sayıda üst düzey bürokratı ile birlikte katıldığı belirten Bakan Mehdi Eker, toplantıda içten konuşmak istediğini vurguladı.  
Kırmızı ette büyük atılımı başlatacak misyona talip olduğunun altını çizen Bakan Eker,  "Muhalefet tenkit ediyor. Helal olsun, onlar tenkit etsin. Ancak tarihte millet, kırmızı ette şu tarihte atılımı başlattı diyecek. Sütçü hayvandan et verimi elde etmek fakir ülkelerin işi. Türkiye sütünü sütçü, etini etçi ırktan almak zorunda. Etçi ırkın et verimi il sütçü ırkın et verimi arasında yüzde 15 randıman farkı varsa, uluslararası pazarda nasıl rekabet edersin.  Türkiye 1925'te sütçü ırkların ithalatına başlamış. Karar doğru. Türkiye bu alanda mutlaka bir sınıf atlamalı, hamle yapmalı. Sütünü yüksek kaliteli sütçü ırklardan, et ihtiyacını kaliteli etçi ırklardan almalı başka hiçbir yolu yok. İkincisi muhakkak süretle koyun ve keçiciliği geliştirmesi, buna sahip çıkması lazım. Ben sahip çıkıyorum ve ömrüm var oldukça buna sahip çıkacığım. İnek sütünden daha fazla keçi sütüne destek veriyorum" diye konuştu. 
Hayvancılığı etçi ırklar geliştirecek
Bakan Eker, hayvancılığın etçi ırkların desteklenmesi ile geliştirilmesini benimsediklerini ve  uygulamaya başladıklarını belirterek, "Uygun ekolojik bölgelerde bunun daha profesyonel  işletmelere dönüştürülüp oralarda özenle destekleme ile hem etçi ırklarla  damızlık işletmelerinin kurulması hem de besi faaliyetlerinin o şekilde yönlendirilmesi bizim hedefimiz" diye konuştu.  
Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü, Hayvancılık Ürünleri Genel Müdürlüğü, Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, Bitkisel Ürünler Genel Müdürlüğü organizasyonlarının ayrı ayrı organize olmaları üretimin tüketiciye nitelikli, sağlıklı, kaliteli ürün sunulması açısından son derece önemli olduğunu belirterek, 
"Biz bir stratejiye dayalı bunu yaptık. 14 tarım kanunu çıkardık. Destekleme politikalarını değiştirdik, tarımsal üretimi 23 milyar dolardan 62 milyara, ihracatı 4 milyar dolardan, 18 milyar dolara çıkardık. Et ve sütle ilgili müdahale kurumunun kurulması ile fiyat dalgalanması ile de korunmuş olacak" diye konuştu. 
Daha önce Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde olan tarımla ilişkili organize bölgelerin yeni düzenleme ile 'Tarım Bakanlığı'na bağlandığını hatırlatan Eker, "Özellikle termal bölgelerde hayvancılıkla birlikte seracılığın geliştirilmesi için bakanlığımızın belirleyeceği bölgelerde OSB'ler kurulacak. Burada sadece kredilendirme yolunu değil, yüksek bir destekleme oranını da gündeme getireceğiz. Bu da önümüzdeki aylarda uygulamaya girecek bir yeni faaliyet" şeklinde konuştu. 
Trakya, hayvansal ihracat merkezi oluyor
Hayvan hastalıkları ile mücadelede uygulama alanları oluşturacaklarını söyleyen Bakan Eker, burusella ile ilgili göz aşısı şeklinde uygulanacak yeni bir aşı kampanyasına başlayacaklarını, yürütülecek etkili kampanya ile risk altındaki hayvanların tamamının aşılanacağını duyurdu. Eker,  "Biz Trakya'yı şaptan ari hale getirdik. Bu tarihimizde bir ilk. Brusella ve tüberküloz hastalıklarını da yok edip Trakya'yı hayvancılıkta Türkiye'nin ihracat üssü haline getiriyoruz. Bunu sonra yavaş yavaş Anadolu'ya doğru kaydıracağız" diye konuştu. 
Türkiye'nin koyun-keçi varlığını arttırdıklarını vurgulayan Bakan, bu yıl küçükbaşta başlattıkları küpe uygulaması sayesinde ülkede 23 milyon anaç koyun varlığını tespit ettiklerini, diğer yaştaki ve erkeklerle birlikte 33-34 milyon başlık büyüklüğe işaret ettiğini belirterek, "Orta ve büyük ölçekli sürüye birtakım imkanlar getiriyoruz. Meralarda değişiklik yapıyoruz. Daha verimli işletilmesi için mutlaka özel sektörün kullanımına açılmalı. Ortak kullanımda bunun sahibi herkes ama kimse sahiplenmiyor. Dekar başına ot verimi 80 kilogram civarında bununla bir yere götüremeyiz. Hükümetim döneminde 4 milyon dönüm üzerinde mera ıslah yaptık, bu devam edecek" diye konuştu. 
Eker, Türkiye'de genel anlamda tarım destekleme politikasını bir stratejiye dayandırdıklarını ve bu sayede ülkenin tarımsal hasılasını 23 milyon dolardan, bugün 62 milyar dolara çıkardıkların, tarımsal hasıla bakımından Türkiye'yi Fransa, İspanya, İtalya ve Rusya'nın önüne geçirerek dünyanın 7. büyük tarım ülkesi haline getirdiklerini kaydetti. 
Tarım Bakanlığı'nın 2011 de ürün bazlı olarak 7 milyar TL nakit desteği ödediğini söyleyen Eker, şöyle devam etti: "Bunun içinde süt, et ve balıkçılık tesisleri var. 754 tesis yaptırdık.  Bunlara yüzde 50 destek verdim. 600 bin yatırım tutarı olan projenin yüzde 50 sine hibe destek veriyorum. Hayvancılıkta bu şekilde sermayenin yarısına ortağım. Su ürünleri de dahil tarımda kullanılan makine ekipmanı için 21 bin 774 projeye yüzde 50 destek verdim."
EBK, TMO'nun yapısına kavuşuyor
Bakan Eker, üreticiyi ve tüketiciyi hayvansal ürünlerdeki fiyat dalgalanmasının yarattığı şoklardan korumak için EBK'yı yeni bir yapıya kavuşturacaklarını, TMO'nun yapısına benzer bir hale getireceklerini belirterek, "Esnafa rakip olma düşüncesi yok. Sadece üretici ve tüketiciyi hayvansal ürünlerin fiyat dalgalanmasının şoklarından kurtarmaya yönelik olarak almaya çalıştığımız bir tedbir.  Düzenleme Bakanlar Kurulu'na sevk noktasına geldi" dedi. 
Meralar özel sektöre açılıyor
Bir diğer düzenlemenin de meraların özel sektöre açılması yönünde olacağını kaydeden 
Eker, "Meraların hayvancılık işletmelerine kiraya verilmesi için Mera Kanunu'da düzenleme yapılması kısa sürede hayata girecek. Meraların kiraya verilmesi ot varlığının geliştirilmesi, verimli kullanılması için gerekli. Villa mesken elbette yapamasın ama alet edevatını koyacak bir yapıya mutlaka kavuşması lazım. Bunun üzerinde duruyoruz" dedi. 
Hatalı üretim yapan firma teşhir edilecek
Türkiye'de gıda güvenliğinde yeni bir dönemin başlayacağını, uygulamanın detaylarını yarın(bugün) İstanbul'da düzenleyeceği toplantıda kamuoyuna açıklayacağını söyleyen Tarım Bakanı, bu konuda şu bilgileri verdi:  "103 yeni yönetmelik çıkardık. Bir kısım bugünlerde yayınlanacak. Türkiye AB standartlarında, toplum sağlığını hedefleyen yeni bir gıda güvenliği sistemine geçiyoruz. Gıda suçu işleyen firmanın isminin teşhir edilmesine kadar bir çok yeni uygulama devreye giriyor. AB deki şartlar, gıda hijyeni, denetim açısından hepsi Türkiye'de olacak."   
Öğrencilere 104 milyon ton süt dağıtılacak
Bakan Eker, okul sütü projesini hayata geçirmek istediklerini, bu konuda sanayiciden de destek beklediklerini belirterek, " Anaokulu bölümü de dahil,  7.4 milyon ilköğretim öğrencisine haftada 3 gün olmak üzere yılda 104 milyon ton süt gerekiyor. 250 milyon lira demek. Bu proje ile ilgili Hazine, Maliye ve Milli Eğitim'le görüşülüyor" diye konuştu.
Küçükbaşın payı artacak
Eker, hükümete geldiklerinde Türkiye'de koyunculuğun bitmiş olduğunu, 100 sığır mevcudunun da 19'unun kültür ırkı olduğunu belirerek, " Verimlilik artacak ki maliyet düşsün. Geldiğimde devlet hayvancılığı tarıma verdiğinin yüzde 4' ünü destek olarak veriyordu. Yılda toplam verdiği destek 83 milyon lira idi. Bu sene hayvancılığa hayvan başına ve küçükbaş hayvan desteği olarak 1 milyar 770 bin TL verdik.  Türkiye küçükbaş hayvandan vazgeçemez. Bizim mukayesemiz hep Avrupa ile ama bir şeyi işimize gelmediği için söylemiyor; Avrupa'nın yediği kırmızı etin yüzde 45 i domuz etidir. Onunla kişi başı miktar yükseliyor. Biz de küçükbaş hayvanı çok verimli ve bereketlidir ve damak tadımıza uygundur. Bu kaynağı doğru geliştirmek sureti ile kırmızı et içindeki payı çok kısa sürede arttıracağız" dedi. 
Perakendede de KDV yüzde 1'i insin 
SETBİR Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yörük,  Türkiye'nin gerek AB ülkeleri gerekse Ortadoğu pazarına satışta kalite ve talep konusunda rekabet avantajı bulunan en önemli ürünü küçükbaş canlı hayvan ve karkas et ihracatı olduğunu belirterek, "Toptan etteki yüzde 1 KDV oranı ile perakendedeki yüzde 8 arasında bulunan yüzde 7'lik fark, illegal çalışma dünyasına son derece cazip gelecek ve sektördeki haksız rekabeti maalesef tekrar canlandırabilecek bir risk de taşımakta. Bizim görüşümüze göre toptan ve nihai tüketici bazında KDV oranlarının eşitlenerek en alt düzeye indirilmesi bu önemli problemin çözümünde ciddi katlı sağlayacak. İnanıyoruz ki sadece ette değil süt sektöründe de KDV oranının toptan ve perakende de yüzde bire düşürülmesi önemli bir adım olacak" diye konuştu. SETBİR Bilim Kurulu Başkanı Prof Dr. Emel Sezgin, Türkiye'nin ithal ettiği tarım ürünlerini üretmesi için sektöre destek olacaklarını söyledi. SETBİR Kurucusu ve Onursal Başkanı Selçuk Yaşar ise, Bakan Mehdi Eker'den balıkçılık sektörünü Çevre Bakanlığı'nın baskılarından kurtarmasını talep etti. 
Bu konularda ilginizi çekebilir