25 °C

İstinaf mahkemeleri geliyor

Prof. Dr. Nurettin Bilici - Çankaya Üniversitesi / Av. Adem Bilici - Ankara Barosu

İstinaf mahkemeleri geliyor

 

28 Haziran 2014 tarihli Resmi Gazete’de Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6545 sayılı Kanun yayımlanmıştır. Kanun başlığında Ceza Kanunu ifadesi kullanılsa da içeriğin önemli bir kısmı idari yargılama alanında istinaf mahkemeleri kurulması ile ilgilidir.
Bilindiği üzere hukuk yargılaması alanında istinaf mahkemelerinin kurulması ile ilgili yasal düzenleme yapılmasına rağmen henüz altyapı oluşturulamadığı için uygulama başlatılamamıştır.

Yeni kanun ile yasa koyucu hukuk yargılaması alanında başlatılamayan uygulamayı idari yargılama alanında başlatmayı hedeflemiştir. Mevcut idari yargı uygulamasındaki vergi-idare mahkemeleri, bölge idare mahkemesi ve Danıştay sistemi istinaf yargılaması usulüne dönüştürülmektedir.

Mevcut sistemin revizyonu için Adalet Bakanlığı'na 3 aylık süre verilmektedir

6545 sayılı Kanun’un geçici maddesi Adalet Bakanlığı'na halen itiraz mahkemesi olarak hizmet veren mevcut bölge idare mahkemelerini istinaf mahkemesine dönüştürmek için 3 aylık süre tanımaktadır. Kanun 28 Haziran’da yayımlandığına göre bakanlığın bu görevi 28 Eylül 2014 tarihine kadar tamamlaması gerekir. Bakanlık bu tarihe kadar mevcut bölge idare mahkemelerini yeni yasada belirlenen kriterlere uygun bir şekilde yeniden yapılandıracaktır.

Yeniden yapılandırılan bölge idare mahkemelerinin, yeni adıyla istinaf mahkemelerinin kurulduğu iller Resmi Gazete’de yayımlandıktan sonra yeni uygulama (üç dereceli yargı) başlayacaktır. O tarihe kadar mevcut uygulama (iki dereceli yargı) devam edecektir.

İstinaf uygulamasının (üç dereceli yargının) ilk aşaması: İdare ve vergi mahkemeleri
Mevcut uygulamada olduğu gibi, idari veya vergi konularında dava açmak isteyenler idare veya vergi mahkemelerine başvuracaklardır.

Mevcut uygulamada idare ve vergi mahkemelerinin verdikleri tüm kararlar için, itiraz (Bölge İdare Mahkemesine) veya temyiz (Danıştaya) imkanı mevcut idi. 

Yeni uygulamada ise“konusu beş bin Türk Lirası'nı geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna” başvurulamayacaktır. 

Diğer taraftan idare-vergi mahkemesi kararının Danıştaya götürülmesi yolu kapanmakta olup, verilen kararlar istinaf yoluyla (eski itiraz) istinaf mahkemesine (bölge idare mahkemesinin idari veya vergi dairesine) götürülecektir. 

İkinci derece: İstinaf (bölge idare) mahkemelerine istinaf başvurusu

Yeni yasal düzenlemelere göre:
- Bölge idare mahkemeleri; başkanlık, başkanlar kurulu, daireler, bölge idare mahkemesi adalet komisyonu ve müdürlüklerden oluşacaktır.
- Bölge idare mahkemelerinde biri idare diğeri vergi olmak üzere en az iki daire bulunacaktır.
- Bölge idare mahkemesi daireleri bir başkan ve iki üyenin katılımıyla toplanacak ve “ilk derece mahkemelerince verilen ve istinaf yolu açık olan nihai kararlara karşı yapılan istinaf başvurularını inceleyerek karara bağlama” görevini yapacaklardır.
Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.

Üçüncü derece: Danıştay'a temyiz başvurusu

Temyiz başvurusu, eskiden olduğu gibi idare-vergi mahkemesi kararlarına karşı değil, bölge idare (istinaf) mahkemesi kararlarına karşı söz konusu olacaktır. 
İstinaf mahkemesi kararlarının bir kısmı, kesin karar niteliğinde olup temyizi mümkün değildir. 
Yeni gelen İYUK'm. 46’da temyizi mümkün olan kararlar 12 bent halinde sayılmıştır. Bunlardan ilk 4’ünü burada not edebiliriz:

a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları,
b) Konusu yüz bin Türk Lirası'nı aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar,
c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları,
d) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları.
Danıştay'ın önüne gelen dosya ile ilgili bozma kararı vermesi ve bölge idare mahkemesinin bu karara karşı direnmesi durumunda önceden olduğu gibi dosya bir kez daha Danıştay'a gidecek, bu sefer konusuna göre Vergi Dava Daireleri Kurulu'nda veya İdari Dava Daireleri Kurulu'nda yeniden görüşülecektir.
Uyuşmazlık dosyalarının kesin kararı veren yargı merciinde bir kez daha görülmesine imkan veren karar düzeltme kanun yolu ise uygulamadan kaldırılmaktadır. 

Jet yargılama usulü geliyor

İdari Yargılama Usulü Kanunu’na eklenen 20/A maddesi ile “ivedi yargılama usulü” getirilmektedir.
Yasa koyucu bazı konuları hassas kabul ederek, bu konular için adaletin daha hızlı tecelli etmesini arzulamıştır. VİP adalet hizmeti diye de nitelendirebileceğimiz bu konulara aşağıdaki örnekleri verebiliriz:

a) İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri,
b) Acele kamulaştırma işlemleri,
c) Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları...

İvedi yargılama usulünde; dava açma süresinin otuz gün olacağı, yedi gün içinde ilk incelemenin yapılacağı, savunma süresinin dava dilekçesinin tebliğinden itibaren on beş gün olacağı, yürütmenin durdurulması talebine ilişkin olarak verilecek kararlara itiraz edilemeyeceği, bu davaların dosyanın tekemmülünden itibaren en geç bir ay içinde karara bağlanacağı, verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, temyiz dilekçelerinin üç gün içinde incelenip, tebliğe çıkarılacağı gibi düzenlemelere yer verilmiştir.     
Bu düzenlemelerden, ivedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yolunun söz konusu olmayacağı da anlaşılmaktadır.

Sonuç

Derdimiz, yavaş işleyen yargı sürecinin hızlandırılmasıdır. 
6545 sayılı Kanun'la getirilen yeni düzenlemeler bu derde deva olmak amacını taşımaktadır.
Umalım bu düzenlemelerle idari yargının hızı artar ve yeni uygulama Avrupa’nın ileri ülkelerinin ortalamalarına yaklaştırır bizi.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.