Kilo kontrolünü basite almayın

Türkiye Diyetisyenler Derneği 2. Başkanı Yılmaz, "Kilo kontrolü yılın belli dönemlerinde telaşla yapılacak kadar basite alınacak bir durum değildir" dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

İSTANBUL - Türkiye Diyetisyenler Derneği (TDD) 2. Başkanı Ümran Yılmaz, kilo kontrolünün yılın belli dönemlerinde telaşla yapılacak kadar basite alınacak bir durum olmadığını belirterek, "Her bireyi aynı standarda oturtarak önerilen zayıflama paketleri çözümün bir parçası olmaktan çok uzak" dedi.

Yılmaz, obezitenin kişinin vücudunda bulunan yağ kitlesi miktarıyla belirlendiğini söyledi.
Yılmaz, obezitenin estetik bir kaygı olarak algılandığını, ancak birçok hastalığı tetikleyip ortaya çıkmasına sebep olan patolojik bir olgu olduğunu belirtti.
Obezitenin tedavi edilmesinin önemine değinen Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Obezite tedavisi bir ekip yaklaşımı gerektirir. Tedavi sürecine başlamadan önce obez birey, yaş, cinsiyet, sosyoekonomik ve sosyo kültürel durum, kalıtım, endokrin etkenleri, beslenme davranışları ve fiziksel aktivitesi yönünden sıkı bir ön inceleme ve araştırmadan geçirilmelidir. Kilo kontrolü yılın belli dönemlerinde telaşla yapılacak kadar basite alınacak bir durum değildir. Zayıflama programına alınan bireyin kilo verme hızı haftada 500 gramdan az, 1.5 kilogramdan fazla olmamalıdır. Verilen kilonun haftalık 1.5 kilogramın üzerine çıkması, vücutta kas kaybı olacağından başka sağlık sorunlarının yanı sıra estetik kaygıların (sarkma, sünme) artmasını tetikliyor."
Yılmaz, obezlere uygulanacak tıbbi beslenme programının bireye özgü olması gerektiğini vurgulayarak, "Her bireyin yaşam koşulları, kalıtımsal yapısı, beslenme alışkanlıkları, hatta duygu durumları farklılık göstermektedir. Bu farklılık da tedavinin farklılaşmasına sebep olmaktadır. Tüm bu etkenler göz önünde bulundurulduğunda her bireyi aynı standarda oturtarak önerilen zayıflama paketleri çözümün bir parçası olmaktan çok uzak" şeklinde konuştu.

"Her ülkenin farklı diyeti var"

Yılmaz, her ülkenin coğrafi yapısı gereği bitki örtüsünün ve tarımsal ürün yelpazesinin farklı olduğunu, her ülkenin mutfak kültürünün de farklılık gösterdiğini ifade ederek, "Bunca farklılık arasında ülkeler arası bir standart oluşturmak mümkün değildir" dedi.
Tüketilen yağların bir kısmının yiyeceklerin bileşiminde bulunduğunu ve "görünmez" olduğunu anlatan Yılmaz, sağlıklı beslenmeyle ilgili şu önerilerde bulundu:
"Süt, peynir, et gibi gıdaların içerdiği yağ doymuş yağ çeşitlidir. Bu sebeple bu tip gıdaları tüketirken dikkatli olmalı ve az yağlı formlarını tercih etmeliyiz. Beslenmemizde çeşitlilik esas olmalı. Günlük yaklaşık 2 litre su, 5 porsiyon meyve ve sebze tüketilmeliyiz. Tam tahıl ürünleri tercihlerimiz arasında olmalıdır. Açlık süresi uzatılmamalı ve öğün atlanmamalıdır, aşırı tuz ve alkol tüketiminden uzak durulmalıdır. Ayrıca rafine edilmiş gıdalar yerine doğasında bileşenleri daha fazla içeren gıdalar tercih edilmeli ve fiziksel aktivite artırılmalıdır."

 

Bu konularda ilginizi çekebilir