26 °C

Kırmızı ette ithalat kararı ve zamanlaması doğru mu?

Kırmızı ette ithalat kararı ve zamanlaması doğru mu?

Prof. Dr. A. Ali KOÇ / Akdeniz Ünv. İİBF İktisat Böl. Öğrt. Üyesi

Fiyat artışı: Enflasyondan arındırılmış kırmızı et perakende fiyatları 2003 Ocak-Nisan döneminden 2010 Ocak-Nisan dönemine kadar geçen sürede %39 artmıştır. Son on iki aylık dönemde gerçekleşen reel artış ise %60'a ulaşmıştır. Bu fiyat artışına yol açan sebeplerin başında hayvan sayısında azalma (stok), verimlilik artışının yetersiz kalması, süt/yem fiyat oranının düşmesi, perakende fiyatların üretici fiyatından bağımsız olarak artması (perakendeci tekel gücü) ve Et ve Balık Kurumunun fiyat politikası gelmektedir. TÜİK Hanehalkı Bütçe Anketi verilerinden yapılan hesaplamaya göre kişi başına kırmızı et tüketimi 1994 yılında 9.29 kg iken 2003 yılında 7.64 kg seviyesine gerilemiştir. Kişi başına beyaz et (tavuk ve hindi) tüketimi ise son yıllarda 13-14 kg civarlarına yükselmiştir. Kişi başına ulusal gelirin 10 bin dolar civarlarına yükselmesine rağmen toplam et, kırmızı et ve beyaz et tüketim rakamları gelişmiş ülkelerin ulaşmış olduğu seviyenin üçte biri veya dörtte biri kadardır. Kişi başına gelir artışı, reel fiyatlar sabit kalsa bile, kırmızı et talebini artıracaktır.         

Stok ve verimlilik: 1991 yılından 2008 yılına kadar geçen sürede sağılan inek sayısı yaklaşık üçte bir oranında azalmıştır (6,119 bin baştan 4,080 bin başa). Envanterdeki bu azalış doğal olarak bire bir olmasa da besi hayvanı sayısına yansır. TÜİK rakamlarına göre sırasıyla saf, melez ve yerli ırkların karkas veriminde 1991-2006 yılları arasında %16, %27 ve %25 artış sağlanmıştır. Verim artışı stok sayısındaki azalmadan kaynaklanan üretim kaybını karşılamamaktadır. 

Karlılık: Süt/yem fiyat oranları 2003 yılında 1.47 iken tedrici olarak azalarak 2008 yılında 1.36 seviyesine kadar gerilemiş ve 2009 yılı 1. üç aylık dönemde 1.11 ve 2. üç aylık dönemde 1.18 olmuştur. Küresel ekonomik krizle birlikte 2008 yılı üçüncü çeyrek dönem ile 2009 yılı 2. çeyrek dönemi arasında yaklaşık 9 aylık sürede üretici süt satış fiyatında çok büyük düşüş gerçekleşmiş ve fiyat 0.35 TL seviyelerine kadar düşmüştür. Bu dönemde süt fiyatı yem fiyatlarının %20-30 altında kalmıştır. Bu gelişmenin doğal sonucu, henüz resmi istatistiklere yansımamış olsa da, besi materyali (dana) sayısında azalmadır. İktisadi olarak çıktı fiyatı ortalama değişken maliyetten düşük olursa işletmeler kapanır. Süt sığırcılığı işletmelerinin kapanması veya küçülmesinin besi materyali üzerine etkisi doğal olarak 9-12 aylık bir gecikme ile yansır.

Tekel gücü: Perakende/üretici fiyat oranı 2003 yılında 1.3 civarlarında iken, 2009 Mart ve Nisan aylarında 1.72 seviyesine kadar yükseldikten sonra 2010 Nisan ayında 1.5 dolaylarına gerilemiştir. Fiyat oranlarındaki eğilim perakendecilerin sahip oldukları tekel gücünü tüketici fiyatlarına yansıtmış olduğuna işaret etmektedir.

İthalat Kararı:Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) yükümlülüklerinden dolayı 1995 yılında ithalat yapmak serbestleşmiştir. Aynı yıl karkas et ve kasaplık canlı hayvan ithalat tarifesinin %225 ve %135 olmasına rağmen 45 bin ton sığır-dana eti ve 140 bin ton kasaplık canlı büyükbaş hayvan ithalatı gerçekleşmiştir. 1996 Ağustos ayından itibaren karkas kırmızı et ve kasaplık hayvan ithalatı o dönemde İngiltere'de ortaya çıkan deli dana hastalığını bahane ederek yasaklamıştır. Türkiye Gümrük Birliği kapsamında Avrupa Birliğine yıllık 19.1 bin ton karkas büyük baş et ithalatı tarife kontenjanı (%50 gümrük vergisi ile) tanınmıştır. Ayrıca sıfır gümrük vergili 2.260 ton kasaplık canlı hayvan (80-160 kg arası tam besili olmayan) ve %50 gümrük tarifeli 4205 ton kasaplık canlı hayvan (80-160 kg arası tam besili olmayan) ithalat tavizi tanımıştır. AB'ne tanınan tavizli ithalat 1996 yılı Ağustos ayından itibaren kullanılmamaktadır. AB ile müzakerelerde 12. faslın açılması için et ithalatının serbest bırakılmasını talep edilmektedir. Bir kez ithalat yolu açıldığında ithalatı tekrar hayvan sağlığı gerekçesiyle yasaklamak zordur. Yapılan çalışmalar ithalat yasağının kaldırılması durumunda gelecek 8-10 yıllık dönemde 100 bin tondan fazla et ithalatı yapılabileceğini göstermektedir. Sektörün ithalat rekabetine açılması süt sığırcılığını da olumsuz etkileyecektir.  

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız. Daha önce üye olmadıysanız lütfen üye olunuz.
Giriş Yap Üye Ol!

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.